Çocuğun Baba İle Kişisel İlişkisini Sürekli Engelleyen Anneden Velayetin Alınması Kararı
Dava Türü: Velayetin Değiştirilmesi Davası
Davacı Talebi: Davacı baba vekili, boşanma kararı ile velayeti anneye verilen müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmasına rağmen annenin çocuğu göstermediğini, 2 yıldır icra yoluyla görebildiğini ve çocuk teslimine muhalefetten yaptırım uygulandığını belirterek velayetin anneden alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı anne vekili, iddiaların asılsız olduğunu, çocuğun anne yanında mutlu ve huzurlu olduğunu, babanın nafaka dahi ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece ve Direnme Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesi, çocuğun anne yanında bakım ve ihtiyaçlarının karşılandığı ve gelişim için anne yanında kalmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Yargıtay bozması sonrasında da önceki gerekçelerle direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK'nın 324. maddesi uyarınca velayet sahibi velinin diğer tarafın kişisel ilişkisini engellememekle yükümlü olduğunu, davalı annenin babayla görüşmeyi sürekli engelleyerek çocuk teslimine muhalefetten yaptırıma maruz kaldığını ve bu durumun velayet hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu kabul ederek direnme kararını BOZMUŞTUR.
Hukuk Genel Kurulu 2013/1926 E. , 2015/1139 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki "velayetin değiştirilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 6. Aile Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.05.2011 gün ve 2010/1024 E.-2011/663 K. sayılı kararının incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.04.2012 gün ve 2011/15511 E.-2012/8921 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece direnme kararı verilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Dava; velayetin değiştirilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı İstemi:
Davacı vekili, tarafların boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verildiğini, baba ile de şahsi ilişki tesis edildiğini, davacının iki yıldır çocuğunu ancak icra yolu ile görebildiğini, davalının velayet hakkını kötüye kullandığını belirterek velayetin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
Davalı vekili; davacı iddialarının tamamen asılsız olduğunu, müşterek çocuğun annesinin yanında mutlu ve huzurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Gerekçe:
4721 sayılı TMK'nun 324. maddesi; "Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür." düzenlemesini içermektedir.
Yukarıda değinilen yasa hükmü ile dosya arasındaki icra dosyaları ve davalı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten dolayı uygulanan yaptırım bir arada düşünüldüğünde, davalı annenin çocuğun babayla kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellediği, bundan dolayı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten yaptırım uygulandığı, bu suretle Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesinde yer alan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı annenin sekiz yaşındaki müşterek çocuğun gelişimi için önemli olmasına rağmen babası ile görüşmesini engelleyerek, velayet hakkını kötüye kullandığı hususunun kanıtlandığı ve müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.04.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 41 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 41 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 37 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 41 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 37 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 36 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 36 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 34 kez okundu