Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Affedilen Olayların Kusur Sayılamayacağı Ve Boşanmanın Fer'i Taleplerinde Harç Alınmayacağı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Dava Türü: Boşanma, Tazminatlar ve Ziynet Eşyası Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile ziynet eşyalarının iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek davanın reddini savunmuş, cevap dilekçesi ile de kendisi yararına maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; kadının eşinden habersiz kürtaj yaptırması, erkeğin ise dava sırasında sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle taraflar eşit kusurlu sayılarak kadının tazminat talepleri reddedilmiş; erkeğin cevap dilekçesindeki tazminat talepleri ise harcı yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen kürtaj eyleminin erkek tarafından öğrenildikten sonra 2 yılı aşkın süre evliliğin sürmesi sebebiyle affedildiğini; erkeğin ise dava tarihinden sonraki eylemlerinin bu davada kusur sayılamayacağını belirterek erkeğin tam kusurlu kabul edilmesi ve kadın lehine tazminat verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca cevap dilekçesiyle istenen tazminatların boşanmanın fer'isi olup harca tabi olmadığını hatırlatarak harç yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmesini usule aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Tedbir Nafakası Talebinde Peşin Harç Eksikliğinin Tamamlatılması Zorunluluğu | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: Velayetin Geçici Düzenlenmesi ve Tedbir Nafakası Davası Davacı Talebi: Davacı, velayetin geçici olarak düzenlenmesi ile kendisi ve çocuğu için tedbir nafakasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili, davanın reddini savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tedbir nafakası talebinin ayrı bir harca tabi olduğunu ve 1 yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi peşin harcın alınması gerektiğini belirtmiştir. Harçlar Kanunu m. 30-32 uyarınca harç eksikliği tamamlatılmadan işin esası hakkında karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü BOZMUŞTUR. |
| Gerekçede Çelişki Bulunmasının Bozma Sebebi Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: Zina, Onur Kırıcı Davranış ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedenlerine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; tarafların yurt dışı tatiline giderek aynı odada kalmaları sebebiyle önceki olayları affettikleri gerekçesiyle zina ve onur kırıcı davranışa dayalı davaların reddine; diğer yandan güven sarsıcı davranışlar ve ağır hakaretler sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin hem tarafların birbirini affettiği gerekçesiyle özel boşanma davalarını reddetip hem de aynı davranışlara dayanarak tarafları eşit kusurlu sayıp genel sebepten boşanmaya karar vermesini çelişkili bulmuştur. Anayasa m. 141/3 ve HMK m. 297 gereğince kararın somut ve çelişkisiz gerekçelendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü sırf bu gerekçe çelişkisi sebebiyle BOZMUŞTUR. |
| Süre gelen Zina Eylemlerinde Hak Düşürücü Sürenin Başlangıcı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 13 |
Oku
Dava Türü: Zina, Pek Fena Muamele ve Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, eşinin başka kadınlarla birlikte yaşadığını ve çocukları olduğunu belirterek zina (TMK m. 161), pek fena muamele (TMK m. 162) ve geçimsizlik (TMK m. 166) sebepleriyle boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı koca davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece TMK 166/1-2 maddesi gereğince boşanmaya karar verilmiş, hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle zina ve pek fena muamele nedenlerine dayalı davaların reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, pek fena muamele davasının reddini onamış; ancak zina davası yönünden kocanın iki ayrı kadınla karı-koca gibi birlikte yaşamasının devamlılık arz ettiğini, süre gelen zina eylemlerinde 6 aylık hak düşürücü sürenin son eylem tarihinden başlayacağını belirterek davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle zina davasının reddini usule aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |
| Affedilen Zina Eylemine Dayanarak Boşanma Davası Açılamayacağı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Dava Türü: Zina Sebebine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı, eşinin başka bir kadınla çekilmiş kaset görüntülerine dayanarak zina (TMK m. 161) nedeniyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf, eylemin eski olduğunu ve affedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacının kaseti 4 yıl önce elde ettiğini, sonrasında evlilik birliğinin devam ettiğini ve davalının zinasının sürdüğüne dair delil bulunmadığını belirterek bu olaya rağmen evliliğin sürdürülmesinin af niteliğinde olduğu (TMK m. 161/3) ve affeden tarafın dava hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden kararı BOZMUŞTUR. |
| Zina Veya Hayata Kast Dışındaki Boşanmada Katılma Alacağının Azaltılamayacağı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 21 |
Oku
Dava Türü: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Artık Değere Katılma Alacağı Davacı Talebi: Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, malların kendi kazancı ile alındığını ve TMK 236/2 maddesi gereğince davacının katılma alacağı alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle TMK 236/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 236/2 maddesindeki katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması kuralının sadece Zina (TMK m. 161) veya Hayata Kast (TMK m. 162) nedeniyle verilen boşanma kararlarında uygulanabileceğini, temelden sarsılma veya haysiyetsiz hayat sürme gerekçeli boşanmalarda bu maddenin uygulanamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Zina Eyleminin Devam Etmesi Ve Hak Düşürücü Sürenin Hesaplanması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma ve Birleşen Zina Nedeniyle Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek, boşanma ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Talebi: Davalı-davacı kadın, karşı boşanma davası ve birleşen davada kocasının başka bir kadınla yaşaması sebebiyle zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma kararı verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece erkeğin davanın reddine, kadının karşı boşanma davasının kabulüne, zina sebebine dayalı birleşen davanın ise 6 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının güven sarsıcı hareketlerine karşılık erkeğin de şiddet uyguladığını belirterek erkeğin boşanma davasının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Zina davası yönünden ise, erkeğin birlikte yaşadığı kadından evlilik dışı çocuk sahibi olduğu, doğum tarihi ve tanık beyanlarına göre zina eyleminin devam ettiği, dolayısıyla davanın 6 aylık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından zina sebebine dayalı davanın da kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Sonrası Öğrenilen Soybağının Reddinde Görevli Mahkeme Kararı Ve Tazminat Davası | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 9 |
Oku
Dava Türü: Anlaşmalı Boşanma Sonrası Haksız Fiile Dayalı Manevi Tazminat Davacı Talebi: Davacı, anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra evlilik birliği içinde doğan çocuğun kendisinden olmadığını öğrenerek soybağının reddi davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, bu durum nedeniyle kişilik haklarının ağır şekilde saldırıya uğradığını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, iddiaları reddederek aldatma bulunmadığını ve çocuğun ortak çocuk olduğunu savunup davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla), TMK 174/2 gereğince davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 6.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar vermiştir. Özel Daire Bozma Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşandıklarını, boşanmadan sonra boşanma sebebiyle tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Direnme Kararı: İlk Derece Mahkemesi, çocuğun soybağının boşanmadan sonra reddedildiğini, bilinmeyen bir vakıadan vazgeçilmiş sayılamayacağını ve davanın boşanmanın fer'i değil haksız fiile dayalı manevi tazminat olduğunu belirterek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararından sonra ortaya çıkan ve kesinleşen soybağının reddine dayalı manevi tazminat talebinin TMK 174/2 anlamında boşanmanın fer'i niteliğinde olmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine dayandığını belirterek davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğinden direnme kararını bu Değişik Gerekçeyle BOZMUŞTUR. |
| Düzenli Geliri Bulunan Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilemeyeceği Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Nedenine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın eş, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek eş vekili, davanın reddini ve tazminat ile nafaka taleplerinin haksız olduğunu savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve kadın lehine yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan araştırmada davacı kadının gassal olarak çalışıp aylık 52.000,00 TL düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinden kadın lehine yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden davalı erkek yararına BOZMUŞ, sair temyiz itirazlarını ise ONAMIŞTIR. |
| Yetim Aylığı Kesilmesine Karşı Açılan Davada Çelişkilerin Giderilmesi Bozma Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 17 |
Oku
Dava Türü: Kurum İşleminin İptali ve Yetim Aylığının Yeniden Bağlanması Davacı Talebi: Davacı vekili, annesinin vefatı üzerine bağlanan yetim aylığının tutulan tutanak sebebiyle kesildiğini, eski eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı SGK vekili, denetmen raporu ve muhtarlık beyanlarına göre Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince fiili birliktelik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi davacı ile eski eşin adres kayıtlarının aynı olmasından doğan çelişkilerin giderilmesi ve ihbar eden kişinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, adres ortaklığı karşısında tanık beyanlarıyla oluşan çelişkilerin giderilmesi, kolluk araştırması yapılması ve ihbarcının dinlenilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını BOZMUŞTUR. |