Zina Eyleminin Devam Etmesi Ve Hak Düşürücü Sürenin Hesaplanması Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
8
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2014/26168 Karar: 2014/25672
Özet

Dava Türü: Karşılıklı Boşanma ve Birleşen Zina Nedeniyle Boşanma Davası

Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı erkek, boşanma ve fer'ilerine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-Davacı Talebi: Davalı-davacı kadın, karşı boşanma davası ve birleşen davada kocasının başka bir kadınla yaşaması sebebiyle zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma kararı verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkesi Kararı: Mahkemece erkeğin davanın reddine, kadının karşı boşanma davasının kabulüne, zina sebebine dayalı birleşen davanın ise 6 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının güven sarsıcı hareketlerine karşılık erkeğin de şiddet uyguladığını belirterek erkeğin boşanma davasının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Zina davası yönünden ise, erkeğin birlikte yaşadığı kadından evlilik dışı çocuk sahibi olduğu, doğum tarihi ve tanık beyanlarına göre zina eyleminin devam ettiği, dolayısıyla davanın 6 aylık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldığından zina sebebine dayalı davanın da kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2014/26168 E. , 2014/25672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Fethiye Aile Mahkemesi
TARİHİ:22.01.2014
NUMARASI : Esas no: 2013/87 Karar no:2014/48

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası, kendisinin reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velayet, kişisel ilişki süresi ile ziynetler yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kendisinin reddedilen zina sebebine dayalı boşanma (TMK. 161 md.) davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı (koca)'nın ziynetlere yönelik temyiz itirazları yersizdir.

2-Toplanan delillerden (koca)'nın kusurlu eylemlerine karşılık, kadının da güven sarsıcı davranış oluşturacak nitelikte telefon ve internette görüşmeler yaptığı, bir kaç kez intihara kalkıştığı, M. Ç. isimli kişiyle internet görüşmeleri nedeniyle çıkan tartışmada kocanın şidet uygulaması üzerine evi terkettiği anlaşılmaktadır. Kocanın tanıklarının görgüye dayalı beyanına, sırf akraba oluşları sebebiyle mahkemece itibar edilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. İddialar bir kısım telefon ve internet görüşme kayıtları ile de doğrulanmıştır. Hal böyle iken davacı-davalı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

3-Davalı-davacı kadın, kocanın başka kadınla yaşadığı iddiası ile zina sebebine dayalı boşanma davası açmış, (TMK.md.161) mahkemece, davanın 6 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçe gösterilerek istek reddedilmiştir. Mahkemece, davalı-davacı kadının en geç 01.03.2011 tarihli karşı dava dilekçesi tarihi itibariyle zina olgusunun öğrenilmiş olduğu, buna göre de, 30.01.2012 tarihli zina sebebine dayalı birleşen boşanma davasının 6 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen; davalı-davacı kadının tanıkları kocanın başka kadınla yaşamaya devam ettiğini beyan ettikleri gibi, davalı-davacı (kadın), kocanın birlikte yaşadığı H. adlı kadından 10.07.2012 tarihinde S. D. isimli bir çocuğun doğduğuna ve kocanın tanıması nedeniyle 17.04.2013 tarihinde nüfusa tescil edildiğine dair nüfus kayıtlarını sunmuştur. Davalı-davacı (kadın)'ın tanıklarının beyanı ve kocanın evlilik dışı doğan çocuğun doğum tarihi nazara alındığında, kocanın zina eylemini sürdürdüğü, çocuğun doğum tarihine göre H. isimli kadınla yaşadığı, kadının zina sebebine dayalı boşanma davasının süresinde olduğu, bu nedenle bu davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle tarafların boşanma davaları yönünden BOZULMASINA, bozma uyarınca (2) ve (3.) bentlerdeki boşanma davaları ile ilgili yeniden hüküm kurulacağından kocanın kadının 01.03.2011 tarihinde karşı dava olarak açmış olduğu boşanma davası ile diğer fer'ileri yönünden şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Süleyman'a yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Pınar'a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.12.2014 (Pzt.)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik