Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Kesinleşmesinden Sonra Denetim Süresinde İşlenen Suç Nedeniyle Açıklanan Hükme Karşı İstinaf Değil İtiraz Kanun Yoluna Başvurulabileceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.10.2026 | 73 |
Oku
Dava; nitelikli hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine açıklanan hükme karşı başvurulacak kanun yolunun belirlenmesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince denetim süresinde suç işlenmesi nedeniyle önceki hüküm açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş; sanığın bu karara karşı yaptığı başvuru üzerine İtiraz Merciince, kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle 'karar verilmesine yer olmadığına' karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi yaptığı incelemede; 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini, itiraz merciinin bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak inceleme yapması gerektiğini vurgulamıştır. Açıklanan hükme karşı istinaf yolunun değil itiraz yolunun açık olduğu gözetilmeden verilen kararı hukuka aykırı bularak kanun yararına bozmuştur. |
| Doktora Söylenen Okumuşsun Ama Adam Olamamışsın Şeklindeki Sözlerin Kaba ve Nezaket Dışı Olduğu Hakaret Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 59 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sağlık ocağında görevli doktora hitaben söylenen "Bu kadın doktor ise ben buna muayene olmak istemiyorum, okumuşsun ama adam olamamışsın" şeklindeki sözlerin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu (TCK m. 125/3-a) oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Müşteki ve İddia Makamı Talebi: Mağdur doktor sanığın kendisine hakaret ettiğini belirtmiş; O yer Cumhuriyet savcısı ise sanığın mesai saatleri içinde kamu görevlisine hakaret etmesi nedeniyle cezanın TCK m. 125/4 uyarınca artırılması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, söylediği sözlerin hakaret niteliğinde olmadığını, kaba ve rahatsız edici sözler olduğunu belirterek beraatini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK m. 125/3-a uyarınca verilen HAGB kararının denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi üzerine açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanığın söylediği sözlerin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını gözetmeyerek beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve oy çokluğuyla HÜKMÜN BOZULMASINA karar vermiştir. |
| Ev Sahibinin Kesinleşen Tahliye Kararını İcraya Koymadan Kiracının Evine Çilingirle Girip Kilidi Değiştirmesi Sebebiyle Konut Dokunulmazlığını İhlal Ve Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçlarına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 68 |
Oku
Davacı (Kullanıcı/Müşteki/Katılan) Talebi: Kiracı olan katılan, kira borcu ve tahliye davası süreci devam ederken ev sahibi sanığın eve girerek kapı kilidini değiştirdiğini ve içeri girmesini engellediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık/Şüpheli) Cevabı: Sanık müdafii; kiracının kira borcunu ödememesi üzerine tahliye davası açıldığını ve kararın alındığını, katılanın evi boşalttığını komşulardan ve avukatından teyit ederek eve girdiğini, evin boş ve oturulamaz halde olması sebebiyle konut vasfı taşımadığını, ev sahibi olması nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın kesinleşen tahliye kararını yasal icra yollarından infaz etmek yerine çilingirle eve girip kilit değiştirmesini hukuka aykırı bularak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının ONANMASINA; hakkı olmayan yere tecavüz suçunda ise temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasını çelişki kabul ederek hükmün adli para cezası yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sosyal Medyadaki Anlık Öfke Ürünü Tepkisel Yorumların Suç İşlemeye Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 42 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medya hesabından bir Valilik haberi paylaşımının altına "nerede polis varsa topuğuna sıkmak lazım" şeklinde yorum yazdığı iddiasıyla suç işlemeye tahrik etme (TCK m. 214/1) suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda yargılamaya konu edilen paylaşımı kendisinin yapmadığını, kabul edilse dahi cezanın seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Kararları: 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 214/1 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımının kaba bir söylem niteliğinde olduğunu, somut bir suçun işlenmesine yönelik belirsiz sayıdaki insanı tahrik etmeye elverişli bulunmadığını, anlık öfke ürünü olup genel ve soyut kaldığını, kamu barışını somut olarak tehlikeye sokacak yoğunlukta olmadığını belirterek TCK m. 223/2-a gereğince BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Ceza Sorumluluğu Olmayan 12 Yaşından Küçük Çocuğun Kandırılarak Evdeki Eşyanın Satın Alınması Eyleminin Dolandırıcılık Değil Hırsızlık Suçunu Oluşturacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 23. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 43 |
Oku
Dava Konusu Olay: Sanık, 8 yaşındaki çocuğun "anneme sürpriz yapacağım, evdeki buzdolabını satmak istiyorum" şeklindeki teklifini kabul ederek eve girmiş, çocuğa 25 TL verip buzdolabını alıp götürmüştür. Sanık hakkında dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığını ihlal olarak değerlendirmiş; konut dokunulmazlığını ihlalden HAGB kararı verirken dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz İncelemesi ve Sonuç: Yargıtay 23. Ceza Dairesi; HAGB kararlarına karşı temyiz değil itiraz yolunun açık olduğunu belirterek ilgili kısmı mahalline iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden ise; 12 yaşını bitirmemiş çocukların aldatılmaya elverişli bir iradelerinin ve algılama yeteneklerinin bulunmadığını, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. Sanığın eyleminin TCK m. 142/1-b uyarınca hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi ve hak yoksunluklarının hatalı uygulanması gerekçeleriyle mahkumiyet kararı sanık yararına BOZULMUŞTUR. |
| Beraat Eden Sanığın Haksız Tutuklama Tazminatı Hakkı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 44 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından tutuklandığını, yargılama neticesinde kasten öldürme suçundan beraat ettiğini, kasten yaralama eylemlerinden ise düşme ve HAGB kararları verildiğini belirterek haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, davanın yasal şartlarının oluşmadığını savunarak reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, ceza davasında verilen beraat kararı ile birlikte tutuklamanın haksız hale geldiğini ve kasten yaralama suçları yönünden CMK'nın 100/4. maddesi uyarınca tutuklama yasağı bulunmasına rağmen tutuklama yapıldığını tespit etmiştir. CMK'nın 141/1-a maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve hükmü BOZMUŞTUR. |
| HAGB İle Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazına Karşı Açılan Davanın Adli Yargının Görevinde Olduğu Kararı | Danıştay 8. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 48 |
Oku
Dava Türü: Zoralımına (Müsaderesine) Karar Verilen Konteynerin Teslimi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, orman alanına konteyner koymaktan hakkında açılan ceza davasında verilen HAGB kararı ile birlikte zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin idareye teslimi aksi halde masrafların tahsil edileceğine ilişkin Orman İşletme Şefliği işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, ormanlık alandaki kaçık yapılaşmaya el koyma yetkisi uyarınca işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince HAGB kararına bağlı zoralım kararının da askıda olduğu ve infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise idarenin ormanlık alanı koruma yetkisi dahilinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 8. Dairesi) Kararı: Danıştay 8. Dairesi, adli yargı ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen müsadere kararının infazına yönelik idari bildirimin bağımsız bir idari işlem sayılamayacağını, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek davanın görev yönünden reddi gerekirken esasa girilerek karar verilmesini hatalı bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |