Kız Arkadaşının Facebook Şifresini Değiştirip Hesaba Erişimi Engelleyen Sanığın Bilişim Sistemini Engelleme Suçundan Cezalandırılması Ve Şikayetten Vazgeçilmesi Nedeniyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Davasının Düşürülmesi Hakkında Yargıtay Kararı
İddia ve Suç: Sanık hakkında, ayrıldığı kız arkadaşı olan mağdurun facebook hesabının şifresini ele geçirip değiştirerek hesaba erişimini engellediği ve mağdurun kendisine daha önce gönderdiği bir videoyu bu hesapta yayımladığı iddiasıyla sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açılmıştır.
Savunma: Sanık, mağdurun şifresini önceden bildiğini, mağdurun başkalarıyla görüştüğünü öğrenip kızdığı için facebook sayfasına erişimini engellediğini beyan ederek eylemini ikrar etmiştir.
İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan TCK m. 244/2 uyarınca mahkumiyetine ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK m. 134/2-1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sanığın mağdurun facebook şifresini rızası dışında değiştirip erişimi engellemesinin TCK m. 244/2'deki sistemi engelleme suçunu oluşturduğunu, mağdurun karar sonrasında sunduğu şikayetten vazgeçme dilekçesinin bu suç yönünden hukuki durumu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Ancak vekalet ücretine ilişkin hatanın düzeltilerek mahkumiyet hükmünün ONANMASINA karar verilmiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden ise; TCK m. 139/1 uyarınca suçun takibinin şikayete bağlı olduğunu, mağdurun karardan sonra şikayetinden vazgeçtiğini ve sanığın buna karşı koymadığını belirterek bu suçtan açılan kamu davasının TCK m. 134, m. 139/1, m. 73/4-6 ve CMK m. 223/8 gereğince DÜŞMESİNE karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkesi
Suçlar: Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler: 1- Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan dolayı TCK'nın 244/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/2-1, 62, 53/1-2-3, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık [A.]'nın, kız arkadaşı olan mağdur tarafından aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdirilmesine tepki olarak, şifresini ele geçirip değiştirdiği mağdura ait facebook hesabında, mağdurun daha önce kendisinden özür dilemek için çekip gönderdiği bir videoyu yayımlayıp, mağdurun facebook hesabına erişimini engellediği iddiasına konu olayda,
Sanığın kovuşturma evresindeki, "Ben müştekinin kullandığı facebook şifrelerini zaten biliyordum. Biz birlikte arkadaş iken başkalarıyla da görüşüp konuşuyormuş. Bu nedenle kızdığım için facebook sayfasına erişmesini engelledim." şeklindeki ikrarı içeren savunmasına ve dosya kapsamına göre; sanık [A.]'nın, kız arkadaşı olan mağdur [B.]'ya ait facebook hesabının şifresini, mağdurun bilgisi ve rızası dışında değiştirerek, mağdurun facebook hesabına erişimini engellemesi eyleminin sübut bulduğuna ve sübut bulan eylemin TCK'nın 244/2. maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, mağdur [B.]'nun karar tarihinden sonra hüküm mahkemesine sunduğu 06.04.2015 hakim havale tarihli dilekçesinde yer alan ailesinin baskısından dolayı korkup gerçeği ifade edemediğine, iddiaya konu videodan ve videonun yayımlanacağından haberi olup, sanığın kendi rızası ile hareket ettiğine, sanığın cezalandırılması nedeniyle vicdan azabı çektiğine ve sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğine dair beyanlarının, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu açısından sanığın hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki mağdur [B.]'nun 06.04.2015 hakim havale tarihli dilekçesi karşısında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu düşüncesiyle hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında mağdurun annesi olan katılan [C.]'e yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verilmesi nedeniyle kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve kovuşturma evresinde katılma isteminde bulunduğu halde bu konuda hakkında bir karar verilmeyen mağdur temyiz aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olup, katılan sıfatını taşıdığı gerekçesiyle mağdur lehine vekalet ücretine hükmedilmesi karşısında bu hususun yeniden değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının vekalet ücretinin takdirine ilişkin 5 numaralı bölümündeki, "5-Katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile KATILANLARA VERİLMESİNE," ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanun'un 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, mağdurun, karar tarihinden sonra hüküm mahkemesine sunduğu 06.04.2015 hakim havale tarihli ve ekine nüfus cüzdanı fotokopisinin eklendiği kimlik tespiti içeren dilekçesinde sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine dair ibarelerin yazılı olduğu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait 09.06.2015 tarihli tebliğnameyi tebellüğ eden ve vazgeçmeden haberdar olan sanığın açıkça vazgeçmeye karşı koymaması, dosya kapsamı itibariyle CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller de bulunmaması karşısında, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK'nın 134, 139/1, 73/4, 73/6 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 11.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Mağdurun Kovuşturma Aşamasındaki Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amacıyla Bozulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Emsal Karar
- Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Ayrıldığı Kız Arkadaşının Telefon Numarasını Rızası Dışında Başkasına Veren Ve Bu Numarayı Ele Geçiren Sanıkların Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçundan Cezalandırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Başkasının Telefonundaki Arama Kayıtlarına Rıza Dışında Bakma Eyleminin Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Değil Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Avukatın Vekillik Görevini İfa Ederken Ceza Dosyasına Sunduğu Sağlık Kayıtları Nedeniyle Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme Suçundan Beraat Etmesi ve CMK 223-2-a Maddesinin Uygulanması Gerektiği Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Telefonda Banka Görevlisi Olarak Tanıtıp Elde Edilen Şifreyle Hesaptan Para Transferi Yapılmasının Bilişim Sistemi Kullanılmak Suretiyle Hırsızlık Suçunu Oluşturacağına İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Nafaka Hükümlerine Uymamak Suçunda İcra Emrinin Borçlu Vekiline Tebliğ Edilmeden Önce Yapılan Şikayet Üzerine Tazyik Hapsi Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı Emsal Karar
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 130 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 91 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu