Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Gecikme Tazminatı ve Adi Ek Sözleşmelerin Geçersizliği Yargıtay Kararı
Davacı Talebi: Davacı arsa sahibi, davalı yüklenici ile 21.09.2004 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, daha sonra düzenlenen adi ek sözleşmeler ile verilecek daire sayısının 3'e çıkarıldığını ve gecikilen süreler için kira ödenmesinin kararlaştırıldığını; buna rağmen bir dairenin teslim edilmediğini ve kira ödemelerinin yapılmadığını belirterek teslim edilmeyen dairen tapusunun iptali ile tesciline, mümkün olmaması halinde tazminat ile gecikme kiranın tahsiline ve verilen 29.000 Euro bedelli teminat senedinin bedelsizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: Davalı yüklenici, resmi şekilde yapılan 21.09.2004 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu, sonradan düzenlenen adi sözleşmelerin geçersiz bulunduğunu, davacının iki daireyi kayıtsız şartsız teslim aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, resmi sözleşmeden sonra düzenlenen adi sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptal tescil, tazminat ve kira alacağına ilişkin taleplerin reddine; teminat senedi yönünden ise davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay Kararı: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki borçları ağırlaştıran ek adi sözleşmelerin geçersiz olduğuna ilişkin mahkeme kabulünü doğru bulmakla birlikte; resmi sözleşmede gecikme tazminatı kararlaştırılmamış olsa dahi arsa sahibinin en az aylık rayiç kira seviyesinde gecikme tazminatı isteyebileceğini belirtmiştir. Bu doğrultuda, teslimi geciken bağımsız bölümler için sözleşmeye göre teslim tarihinin belirlenip teslim anına kadar rayiç kira hesabının yaptırılması gerektiği gerekçesiyle kararı davacı yararına BOZMUŞTUR.
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl tescil, alacak ve menfi tespit talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında davalı ile aralarında 21.09.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, buna göre 410 m² yüzölçümlü arsasına karşılık davalının yapacağı binada brüt 175 m²'lik 2 adet dairenin verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 2. maddesinde 2 yıl içerisinde inşaata başlanmadığı takdirde sözleşmenin hükümsüz sayılacağı, 6. maddesinde ise inşaatın başlangıç ve bitiş sürelerinin, 11. maddesinde de ceza-i sorumlulukların hüküm altına alındığını, davalının dairelerine kararlaştırılan sürede teslim etmediğini, 28.11.2007 tarihinde adi şekilde düzenlenen sözleşmede daire sayısının 3'e çıkarıldığını, kendisine iki dairenin gecikmeli olarak teslim edildiğini ancak bir dairenin teslim edilmediğini, 28.11.2007 tarihli sözleşmede 15.06.2006 tarihinden itibaren tapuların teslim tarihine kadar kira ödeneceğinin yazılı olduğunu, gerek geç teslim edilen 2 daire, gerekse de teslim edilmeyen 3. daire için kendisine kira ödemesi yapılmadığını, davalıya 3 daire teslim etmesi karşılığında verilen 30.02.2008 keşide tarihli 29.000 Euro bedelli teminat senedini de verdiğini belirterek teslim edilmeyen dairenin tapusunun iptâli ile adına tapuya kayıt ve tesciline, mümkün olmadığı takdirde mahkemece alacaklı olduğu miktarın belirlenmesine, 3. dairenin teslimi halinde ödenmesi gereken 29.000 Euro'nun mahsubu ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000.00 TL'nin davalıdan tahsiline, 30.02.2008 tarihli ve 29.000 Euro bedelli teminat senedinin bedelsizliğine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı savunmasında 21.09.2004 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacının 410 m²lik arsasına karşılık 2 daire verilmesinin kararlaştırıldığını, sonraki adi sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davacının 2 daireyi kayıtsız şartsız teslim aldığı ve itiraz ileri sürmediğine göre geçmiş için kira bedeli talep edemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının kat karşılığı sözleşmeye göre dairelerini teslim aldığı, sonradan düzenlenen adi sözleşmelerin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının tapu iptâli tescil tazminat ve ifaya ekli kira alacağına yönelik cezai şarta ilişkin istemlerinin reddine, 30.02.2008 tarihli 29.000 Euro bedelli teminat senedi yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Taraflar arasında 21.09.2004 tarihli resmi şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği ihtilafsız olup bu sözleşmede davacıya ait arsada yapılacak binada davacıya her biri 175 m2 iki dairenin verilmesi, 2. maddesinde inşaatın iki yıl içinde bitirilmemesi halinde sözleşmenin geçersiz sayılacağının kabul edilip 6. maddesinde tüm arsa sahipleri tarafından gerekli vekâletnamelerin verilmesinden sonra 42 ayda inşaatın tamamlanacağının, 11. maddesinde sözleşmeye uymayan tarafın diğer tarafın zararlarını ödeyeceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasında adi şekilde düzenlenen 28.11.2007 tarihli ek sözleşmede davacıya 3 dairenin verilip 15.06.2006 tarihinden itibaren arsa sahibine kira ödeneceğinin kabuul edildiği, 30.02.2008 tarihli adi sözleşmede de 15.06.2007 tarihinden itibaren 2000 Euro, temel atıldıktan sonra 2500 Euro kira ödenmesinin kabul edildiği görülmektedir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında düzenlenen 28.11.2007 ve 30.02.2008 tarihli adi sözleşmeler geçerli 21.09.2004 tarihli resmi kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan edimler itibariyle, tarafların durumlarını ağırlaştırıcı ve yeni borçlar yükleyici nitelikte olup, resmi şekilde yapılması zorunlu iken adi şekilde yapılması nedeniyle geçersizdir. Ancak, davacı arsa sahibinin resmi sözleşmede gecikme tazminatı belirlenmemiş olsa dahi en az aylık rayiç kira seviyesinde gecikme tazminatını istemesi mümkündür. Bu nedenle, mahkemece davacının kendisine geç teslim edildiğini iddia ettiği bağımsız bölümleri ile ilgili olarak 21.09.2004 tarihli sözleşmeye göre inşaatın bitmesi gereken tarihin araştırılıp belirlenerek, varsa davacının teslim aldığı tarihe kadar rayiç kira bedellerinin bilirkişilerden alınacak ek rapor ile hesaplattırılıp, taleple bağlı kalmak kaydıyla karar verilmesi gerekirken, tazminat talebinin tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2.540,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 4.724,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 130 kez okundu
- TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Madde 16/A-1 ve Geçirilmiş Nevrotik Bozukluklar (2026 Güncel Rehber) 124 kez okundu
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 110 kez okundu
- Hakaret Davaları ve Yargıtay Emsal Kararları 107 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 96 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 95 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 92 kez okundu
- Trafik Kazası Sonrası Ne Yapılmalı? Deliller, Başvuru Yolları ve Tazminat Hakları 75 kez okundu
- Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı: Yaş Doğrulama ve Çocuk Hesapları 75 kez okundu
- İlave Tediye Nedir? Kimler Alır? Hukuki Dayanağı ve Zamanaşımı 72 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 192 kez okundu
- Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 129 kez okundu
- Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı 122 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 112 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 105 kez okundu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanmasında Makul Onarım Süresinin Araştırılması ve İkame Araç Temininin Değerlendirilmesi Hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Kararı 94 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Kişisel İlişki Düzenlemesinin Hakim Tarafından Değiştirilmesi Halinde Tarafların Onayı Alınmadan Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı 90 kez okundu
- Çekişmeli Boşanma Davasında İstinaf Aşamasında Anlaşma Protokolü Sunulması ve İstinaftan Feragat Edilmesi Halinde Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Dubleks Daire Tavanındaki Su Sızıntısı Nedeniyle Çatının Ortak Yer Olduğu Gözetilmeksizin Tamir Talebinin Reddedilmesine İlişkin Kat Malikleri Kurulu Kararının İptaline Dair Yargıtay Kararı 89 kez okundu
- Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 87 kez okundu