İş Kazasının Tespiti Davasında İşverenlik Sıfatının Yeterince Araştırılmaması ve Husumetin Yanlış İşverene Yöneltilmesi Yargıtay Kararı
Dava, 13.06.2007 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davacının ev kat ilavesi inşaatında duvar örme işi yaparken düşüp yaralandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, işverenlik sıfatının kime ait olduğu hususunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yaptığı temyiz incelemesinde; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin karar vermeye elverişli olmadığını, çalışma ve bağımlılık olgusu ile gerçek işverenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kurum raporundaki tanıkların ve komşu tanıkların dinlenmesi, kazanın gerçekleştiği tarihte davacının gerçekte hangi işveren nezdinde çalıştığının belirlenmesi ve gerekiyorsa HMK m. 124/3 uyarınca taraf değişikliği yaptırılarak husumetin doğru işverene yöneltilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi
2017/5494 E. 2018/1271 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi [Sansürlendi] tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın, 13.06.2007 tarihinde davalılardan [Sansürlendi]'un evine kat ilavesi yapma işinde davacının duvar örme işini yaptığı sırada düşerek yaralandığı, işyeri tescilinin davalı adına yapıldığı, [Sansürlendi]'in yurt dışında olması nedeniyle işleri takip için eşi davalı [Sansürlendi] vekalet verdiği, olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkin davada, davacı [Sansürlendi]'inde inşaatta kalfa olduğunu ileri sürüldüğü, davalı [Sansürlendi]'un ise işi kendisinin davacıya bulduğunu ancak kendisinin market işlettiğini ileri sürdüğü, mahkemece işverenlik sıfatının kime ait olduğu yönünde araştırma ve belirleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
İnceleme konusu davada, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Dosya içeriğinden, işverenlik sıfatı konusunda yeterli araştırma yapılmadan, davacının hangi dönemde hangi işveren nezdinde çalıştığı açıkça tespit edilmeksizin hüküm kurulmuştur. Kurum raporunda ifadesine başvurulan tanıklar dinlenilmeli, işyeri kayıtları ve bu işyerinde çalışan kayıtları getirtilerek çalışanlar tanık sıfatı ile dinlenilmeli, yine mahkemece mahallinde çalışma olgusunu bilebilecek tanıklar resen tepit edilerek dinlenilmeli ve çalışma ve bağımlılık olgusu tespit edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; çalışma olgusu ve işverenlik sıfatı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılarak, kazanın olduğu tarihte davacının hangi işveren yada işverenler nezdinde çalıştığı belirlenmeli, husumetin de ilgili işveren veya işverenlere yöneltilmesi sağlanmalı, davalı işveren veya işverenler dışında başka bir işveren yanında çalıştığı tespit edilirse, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi'nin 3. fıkrası "maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilir." uyarınca, tespit edilen işverene yöntemince husumet yöneltilmeli, işverenlik sıfatı bulunmayana karşı husumet yöneltilemeyeceği gözetilemeli böylece mevcut çelişki açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırılmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz eden davalı Kurum ve davalı [Sansürlendi]'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı [Sansürlendi]'a iadesine, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 70 kez okundu
- Süresiz Nafaka Düzenlemesi İptal Edildi | Osmaniye 61 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 59 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 58 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 49 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 69 kez okundu
- Trafik Kazası Sebebiyle Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde İkame Araç Kiralama Belgesi Sunulmasa Dahi Makul Tamir Süresi Üzerinden Tazminat Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı 62 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 60 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 59 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 59 kez okundu