Hakimin Sorumluluğunda Davanın İlgili Hakime İhbar Edilmesi Zorunluluğu Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
7
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2025/770 Karar: 2025/894
Özet

Dava Türü: HMK 46 Maddesi Uyarınca Hakimin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Tazminat

Davacı Talebi: Davacı, Aile Mahkemesince verilen boşanma ve tazminat kararlarında hakimin taraflı davrandığını ileri sürerek 800.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: Davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve HMK 46'daki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada HMK 46'daki sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve disiplin para cezasına karar vermiştir.

Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, duruşmalı inceleme talebini reddettikten sonra; Devlet aleyhine açılan tazminat davasının HMK 48/2 maddesi gereğince kararı veren ilgili hakime resen ihbar edilmesi gerektiğini, bu yasal gereklilik yerine getirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Özel Daire kararını BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2025/770 E. , 2025/894 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2024/14 E., 2025/12 K.

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 2. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi
4. Davacı dava dilekçesinde; Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 2013/261 Esas, 2013/617 Karar; 2014/557 Esas, 2014/666 Karar ile 2020/58 Esas, 2020/126 Karar sayılı kararları uyarınca boşanma kararı ile birlikte maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm edildiğini, verilen kararların hukuki olmadığını, hâkimin taraflı karar vermesi sebebi ile maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek 800.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın görevsiz mahkemede ve zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesindeki sorumluluk koşullarının oluşmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen davaların yargılamasının usul ve yasaya uygun yapıldığını ve verilen kararların üst mahkeme tarafından denetlendiğini, ayrıca maddi zararın neden kaynaklandığı dava dilekçesinde açıklanmadığı gibi talep edilen manevi tazminat miktarının da hak ve nesafet kurallarına aykırı şekilde yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Özel Daire Kararı
6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince görevsizlik kararı verilerek dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
7. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.06.2025 tarihli ve 2024/14 Esas, 2025/12 Karar sayılı kararı ile; HMK'nun 46. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisinin mevcut olmadığı sonuç ve kanısına varılarak davanın reddine ve HMK 49 maddesi gereğince takdiren 3.000 TL. disiplin para cezasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
HMK 49 maddesi gereğince takdiren 3.000 TL disiplin para cezasının davacıdan alınmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesinin 3 numaralı bendi gereğince 46.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınıp kendisini vekil ile temsil eden Maliye Hazinesine verilmesine,
Harçlar peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına ve yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Kararın Temyizi
8. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir.

II. ÖN SORUN
9. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce davacının temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına yönelik istemi ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir.

III. GEREKÇE
A. Ön sorun yönünden
10. Ön sorun ile ilgili hususların açıklığa kavuşturulması açısından temyiz incelemesinde duruşma yapılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesi ve konunun adil yargılanma hakkı kapsamında irdelenmesi gereklidir.
11. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır.
12. Anayasa'da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir.
13. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birisi de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen yargılamanın açık ve duruşmalı yapılması ilkesidir.
14. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı adli mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir.
15. Usul ekonomisi ilkesi, pozitif temelleri olan bir ilkedir. HMK'nın 30. maddesinde düzenlenen hükme göre hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve geregereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
16-24. Temyiz incelemesinde duruşma yapılması yönünde açık bir yasal düzenleme bulunmadığından davacının duruşma isteğinin reddine karar verilmiştir.

B. Esas yönünden
26. Dava, HMK'nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
27. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır.
28-29. Eldeki davada davacı, Aile Mahkemesi hâkiminin zararın doğmasına neden olduğu iddiasıyla tazminat isteminde bulunmuş, Özel Dairece davanın reddine karar verilmiştir.
30. Bu noktada, hâkimin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan ve Devlet aleyhine açılan tazminat davalarında davanın ihbarı hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
31. Davanın ihbarını düzenleyen HMK'nın 48. maddesi;
"(1) Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir.
(2) Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder." şeklindedir.
32. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 48. maddesinin 2. fıkrası ile Devlet aleyhine açılan tazminat davasına bakan mahkemenin bu davayı, ilgili hâkime resen ihbar etmesi esası getirilmiştir.
33. Bu düzenleme ile dava kendisine ihbar edilen hâkimin, davalı Devlet yanında davaya katılabilmesi, böylece ilgili hâkimin de davadan haberdar olması ve hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde davada etkili olabilmesi, delil getirebilmesi imkânı sağlanmak istenmiştir.
34. Yukarıda yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, dava dilekçesinde Kayseri 1. Aile Mahkemesi hâkiminin zararın doğmasına neden olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu dikkate alındığında HMK'nın 48. maddesinin 2. fıkrası gereğince davanın hâkim ...'a resen ihbar edilmesi gerekirken bu yasal gereklilik yerine getirilmeden yargılamaya devam olunması usul ve yasaya aykırıdır.
35. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında, Özel Dairece ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın reddi yönünde karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından temyiz edildiği, temyiz eden sıfatına göre davanın ilgili hâkime ihbar edilmesinin esasa etkili olmayacağı, bu nedenle kararın onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
36. Hâl böyle olunca, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.

IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
25.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik