Dava Dilekçesi Davalılara Tebliğ Edilmeden ve Ön İnceleme Duruşması Yapılmadan Dosya Üzerinden Yetkisizlik Kararı Verilmesinin Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Ettiği Hakkında Yargıtay Kararı
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı sendika ile davalı Bakanlık ve davalı sendika arasındaki uyuşmazlık, yetki tespitinin iptali istemine ilişkindir. Temel uyuşmazlık, dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden ve ön inceleme duruşması icra edilmeden dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı Talebi: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Bakanlığın ilgili yazısı ile davalı sendika lehine yaptığı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı: İlk Derece Mahkemesince tensip tutanağı ile dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi sebebiyle davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi (İş Mahkemesi), dosya üzerinden yaptığı inceleme ile yetkisizlik kararı vermiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı gereğince dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden, cevap dilekçesi sunulması sağlanmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞ, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞTIR.
9. Hukuk Dairesi
2021/8992 Ε., 2021/13918 Κ.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: ... 30. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 43. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAYKARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Bakanlığın 22/02/2021 tarih ve 428575 sayılı yazısı ile davalı ...-İş Sendikası için yaptığı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Tensip tutanağı ile yetkisizlik kararı verilmesi sebebiyle cevap dilekçesi verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hukuki Dinlenilme Hakkı başlıklı 27 nci maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36 ncı maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur.
Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası'nın 36 ncı maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 27 nci maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenilmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliğinde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s.273).
Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmış olur.
Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu noktada iş mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne de değinmek gerekmektedir.
İş mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulü basit yargılama usulüdür. Basit yargılama usulünde; dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri verilmez (HMK md.317/3). İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dava açılması ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile başlar (HMK md.319). Bu yargılama usulünde; dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat ve hüküm aşaması dışında, yazılı yargılamada olduğu gibi tahkikatın tamamlanmasından sonra sözlü yargılama için ayrıca bir aşama öngörülmemiştir (Pekcanıtez/Atalay/ Özekes, s.736). Bu aşamalar içinde yeni olan ise "ön inceleme" aşamasıdır.
Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi, mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önce gelmek üzere "ön inceleme" adıyla yeni bir yargılama aşaması kabul edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137 nci maddesinde ön incelemenin kapsamı, HMK'nın 138 inci maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, HMK'nın 139 uncu maddesinde ön inceleme duruşmasına davet, HMK'nın 140 ıncı maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.
HMK'nın "Ön incelemenin kapsamı" başlıklı 137 nci maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı belirtilmiştir. Mahkeme, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay'ın müstekar kararları kural olarak ön incelemenin duruşmalı yapılması gerektiği yönündedir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden ve davalıların cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan, ön inceleme duruşması icra edilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hukuki olgulara göre İlk Derece Mahkemesi tarafından tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde, ön inceleme duruşması icra edilmeksizin dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir. Yapılacak iş dava dilekçesinin davalılara tebliği, daha sonra ön inceleme oturumu için tarih belirlenmesi ve taraflara usulüne uygun şekilde davetiye tebliği ile ön inceleme duruşmasında gereken kararları almaktan ibarettir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/10/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
- Uzman Erbaş Sağlık Raporu Olumsuz Sonuçlananlar İçin Yargı Yolu ve İptal Davası 64 kez okundu
- 15 Soruda Anlaşmalı Boşanma Davası Rehberi 54 kez okundu
- İşe İade Davası Şartları ve Süreci (2026 Güncel Rehber) 51 kez okundu
- Araç Mahrumiyet Bedeli (İkame Araç Tazminatı) Nedir? Nasıl Alınır? 2026 | Av. Mücahit Çelik 41 kez okundu
- Boşanma Davasında Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Hesaplama (Örnekli Anlatım) 26 kez okundu
- Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı 61 kez okundu
- Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı 58 kez okundu
- Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı 52 kez okundu
- Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı 52 kez okundu
- Eşini Genç Sekreteriyle Aldatan Koca Aleyhine 200.000 TL Manevi Tazminat Onaması 51 kez okundu