Boşanma Davasında Islah Olmaksızın Talep Edilen Tazminat, Hakkaniyete Uygun Manevi Tazminat Miktarı ve Kesinleşen Yönler Hakkında Yeniden Hüküm Kurulamayacağı Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 07.09.2026
13
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2019/3245 Karar: 2019/6465
Özet

Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, vekalet ücreti, tazminatlar ile nafakaların miktarları ve tanık hakkında yalancı tanıklıktan işlem yapılmaması yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar ile nafakalar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmiş, boşanma ve reddedilen tazminatlar dahil kesinleşen kısımlar hakkında da yeniden karar verilmiştir.

Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında maddi tazminat talep edilmediği, tahkikat aşamasında usulünce yapılmış bir ıslah işlemi veya erkeğin muvafakati olmaksızın talepte bulunulmasının iddianın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini belirterek maddi tazminat hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca kadın yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu (TMK m. 174/2) ve önceki temyiz aşamasında temyiz edilmeyerek kesinleşen yönler hakkında bozmadan sonra yeniden hüküm kurulamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, vekalet ücreti, tazminatlar ve nafakaların miktarları, davalı-davacı erkek tanığı ...hakkında yalancı tanıklıktan işlem yapılmaması yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar ile nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 19/03/2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av.... ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar, cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia me savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK. m.141/1). Davacı-davalı kadın dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulünce maddi tazminat yönünden bir talepte bulunmamış, daha sonra tahkikat aşaması devam ederken 13.11.2015 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı-davacı erkek tarafın ise bu talebe muvafakati olmamıştır. İşbu talepler iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı-davalı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde, davacı-davalı kadının maddi tazminat (TMK. m.174/1) talebi hakkında "Karar verilmesine yer olmadığına" karar verilecek yerde yazılı olduğu şekilde davacı-davalı kadın yararına maddi tazminata hükmedilmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Mahkemece; 28.12.2015 tarihli ilk karar davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakalar ile eksik inceleme yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 18.04.2017 tarih, 2017/178 esas, 2017/4583 karar sayılı ilamıyla, davacı-davalı kadının dinlenmeyen tanıkları yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, böylelikle davacı-davalı kadın tarafından her iki dava yönünden boşanma hükmü ve davalı-davacı erkeğin redddedilen manevi tazminat talebi temyize konu edilmeyerek kesinleşmiştir.
Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada, temyize konu edilmeyerek kesinleşen kısımlar hakkında tekrardan hüküm kurulamaz. O halde, somut olayda, mahkemece bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda, davacı-davalı kadın tarafından temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleşen yönler bakımından yeniden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin XXXXXX'den alınarak XXXXXX'a verilmesine, takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin XXXXXX'dan alınarak XXXXXX'e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.05.2019(Salı)

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik