Boşandığı Eşiyle Fiilen Birlikte Yaşama Nedeniyle Kesilen Aylıkta Eksik İnceleme Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 04.09.2026
11
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas: 2025/18 Karar: 2026/205
Özet

Dava Türü: Kurum İşleminin İptali, Kesilen Ölüm Aylığının Yeniden Bağlanması ve Borçlu Olunmadığının Tespiti

Davacı Talebi: Davacı vekili, babasının vefatından sonra bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile aylığın bağlanmasını ve borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: Davalı SGK vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince fiili birlikteliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi araştırmanın yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı iki kez bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi ise direnme kararı vermiştir.

Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanun'un 56/2. maddesi kapsamında komşular, muhtar ve kolluk vasıtasıyla geniş kapsamlı araştırma yapılıp denetmen raporunun aksi ispat edilmeden eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini belirterek direnme kararını BOZMUŞTUR.

Tam Orijinal Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2025/18 E. , 2026/205 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/842 E., 2024/506 K.
ÖZEL DAİRE KARARI: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/7861 Esas, 2023/8166 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu tekrar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eşinden boşanması üzerine vefat eden babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının Kurum müfettişleri tarafından boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşandığından bahisle kesilerek borç tahakkuk ettirildiğini, boşanma sonrası eylemli birliktelik yaşanmadığını ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli kararı ile davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma kararları sonrası İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ
C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti yönünden uyulan bozma kararı gereklerinin tam olarak yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe
1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56/2. maddesinde "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir." düzenlemesi yer almaktadır.
2. 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme ölüm aylığından yararlanma hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla getirilmiştir.
3. Somut olayda, Mahkemece yapılan yargılama sırasında kolluk araştırmasının yeterli olmadığı, tanık anlatımlarının yetersiz olduğu, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen rapordaki hususların da irdelenip değerlendirilmediği, bu hâli ile mahkemece verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı açıktır.
4. Bu itibarla, öncelikle Kurum tespitine konu dönemde tutanaklarda ve adres kayıt sisteminde yer alan davacı ve eski eşinin ikamet ettikleri adresler yönünden ayrı ayrı ve geniş kapsamlı olarak kolluk araştırması yapılmalı, uyuşmazlık konusu dönemde görev yapan muhtar ve azalar ile komşulardan tanık dinlenilmeli, denetmen raporundaki fiili birlikteliğe ilişkin hususlar tek tek irdelenmeli, raporun aksinin ispat edilip edilmediği belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
5. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HMK'nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın HMK'nın 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik