Anlaşmalı Boşanma İradesinden Karar Kesinleşinceye Kadar Vazgeçilmesi ve Davanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşmesi Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 05.10.2026
3
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2025/10352 Karar: 2026/2521
Özet

Taraflar ve Dava Türü: Davacı kadın ve davalı erkek arasındaki boşanma davasında, yerel mahkemece TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilmiştir.

Uyuşmazlık: Anlaşmalı boşanma kararı sonrasında davacı kadının, karar kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanma iradesinden ve protokolünden vazgeçerek hükmü temyiz etmesi halinde izlenecek usulün ne olduğu noktasındadır.

Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hususındaki kabul edilen düzenlemelerden (irade beyanından) dönmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Taraflardan birinin iradesinden dönmesi halinde davanın TMK m. 166/1-2 maddeleri uyarınca 'Çekişmeli Boşanma' olarak görülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda taraflara iddia ve savunmalarını sunmak üzere süre verilip dilekçeler aşaması ve tahkikat tamamlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

Tam Orijinal Karar Metni

2. Hukuk Dairesi
'İçtihat Metni'
2025/10352 E. 2026/2521 K.
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2013/806 E., 2014/229 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından anlaşmalı boşanma talebinden ve anlaşma protokolünden vazgeçtiği beyanı ile hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Taraflar, Mahkemenin 12.03.2014 tarihli kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmışlar, karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının, 'Çekişmeli boşanma (TMK md. 166/1-2)' olarak görülmesi gerekir.

Açıklanan sebeple, Mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip, ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şeklide gösterilen deliller toplanarak, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik