Anlaşmalı Boşanma Davasında Davacının Ölümü Halinde Mirasçıların Sağ Kalan Eşin Kusur Tespiti Yönünden Davaya Devam Edemeyecekleri Yargıtay Kararı

Ekleyen: Av. Mücahit Çelik
Tarih: 07.09.2026
13
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2023/3824 Karar: 2024/301
Özet

Davacı Talebi: Davacı erkek vekili, taraflar arasında imzalanan protokol doğrultusunda anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 37]. Davacının vefatı üzerine mirasçıları, davalı kadının kusurlarının tespit edilmesini istemiştir[cite: 37].

Davalı Cevabı: Davalı kadın vekili, anlaşmalı boşanma davasında ölümle davanın konusuz kaldığını, mirasçıların davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürerek kusur tespiti isteyemeyeceklerini savunmuştur[cite: 37].

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 9. Aile Mahkemesi; erkeğin vefatı ile evlilik birliğinin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı, anlaşmalı boşanma davasında ölen eş dahi kusur tartışması yapamazken mirasçılarının kusur tespiti yapmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir[cite: 37].

İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi; davacı erkek mirasçılarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 37].

Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı erkek mirasçılarının temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR[cite: 37].

Tam Orijinal Karar Metni

I. DAVA
1.Davacı erkek vekili 10.11.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; sunmuş oldukları 25.10.2022 tarihli protokol gereğince davacı erkek tarafından 32 ay boyunca toplam 19.200 Euro maddî tazminatın kadına ödenmesine, kadının ortak konuttaki kişisel eşyalarının kadına teslimine, bunun dışında tarafların karşılıklı başkaca maddî ve manevî tazminat, katkı payı, katılma alacağı ve ziynet alacağının bulunmadığını boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı erkeğin ölümü üzerine mirasçılarının vekili 15.11.2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalı kadının kusurlarının tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma davasında davacı sıfatını kullanan kişinin ölümü üzerine mirasçıların davayı çekişmeli boşanmaya dönüştüremeyeceğini ve davalı kadının kusurlu olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek mirasçıların taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı erkeğin 10.11.2022 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, davacı eşin vefatı ile evlilik birliğinin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı, davanın anlaşmalı boşanma davası olup sağ kalan eşin kusurunu ölen eş bile tartışamazken ölenin mirasçılarının bunu gerçekleştirmesinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile evlilik birliği ölüm ile sona ermiş olmakla, boşanma yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, anlaşmalı boşanma davasında kusur tespiti yapılması mümkün bulunmamakla kusur tespiti yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı erkek mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı erkeğin davalı kadının kusurları nedeniyle bir an evvel boşanmak istemesi nedeniyle davanın anlaşmalı boşanma olarak açıldığını, davalı kadının kusurlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak haklı davalarının kabulü istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın anlaşmalı boşanma istemine ilişkin olduğu, davacı erkeğin 10.11.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile, davacı erkeğin mirasçılarının istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı erkeğin davalı kadının kusurları nedeniyle bir an evvel boşanmak istemesi nedeniyle davanın anlaşmalı boşanma olarak açıldığını, davalı kadının kusurlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak haklı davalarının kabulü istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anlaşmalı olarak açılan boşanma davasında, davacı erkeğin ölümü nedeniyle mirasçılarının sağ kalan eşin kusur tespiti yönünden davaya devam edip edemeyecekleri, sağ kalan davalı kadının kusur tespitinin yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 181 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu karar, orijinal mahkeme kararının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlidir; orijinaliyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.

Yorumlar (0)

Bu karara henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder'e tıklayarak, ad-soyad ve yorum metninizin Gizlilik ve KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenmesini kabul etmiş olursunuz.

Av. Mücahit Çelik