Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Velayet Hakkı Kendisine Verilen Annenin Ortak Çocuğun Soyadını Kendi Soyadıyla Değiştirmesini Talep Edebileceği Ve Bu Talebin Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 21 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı anne, boşandığı davalı baba ile ortak çocuklarının velayetinin kendisine verildiğini, çocuğun okulla birlikte soyadı farklılığından dolayı sorunlar yaşadığını, babanın çocukla ilgilenmediğini ve çocuğun anne ile aynı soyadını taşımak istediğini belirterek ortak çocuğun soyadının annenin kızlık soyadı ile değiştirilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı davaya ilişkin bir yanıt vermemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesi; TMK m. 321 uyarınca evlilik içinde doğan çocuğun babanın soyadını alacağı, velayet hakkına dayanılarak çocuğun soyadının değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Annenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi de aynı gerekçeyle istinaf talebini esastan reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararlarını, cinsiyet eşitliği ilkelerini ve çocuğun üstün yararını dikkate alarak inceleme yapmıştır. Velayet hakkı kendisine verilen annenin çocuğun soyadını belirleme hakkına sahip olduğunu, babaya tanınan bu hakkın kadına tanınmamasının cinsiyete dayalı ayrımcılık teşkil edeceğini ve soyadı değişikliğinin çocuğun üstün yararına aykırı olmadığını tespit etmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmünü bozmşutur. |
| Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanığın savunması alınmamıştır. İlk Derece Kararı: Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her iki suçtan ayrı ayrı TCK m. 134/1 ve TCK m. 116/4 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibinin şikayete bağlı olduğunu, duruşmada müştekilerin şikayetten vazgeçtiklerini, bu nedenle kamu davasının CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hak yoksunluğunun uygulanmasındaki hukuka aykırılığı ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Kız Arkadaşının Facebook Şifresini Değiştirip Hesaba Erişimi Engelleyen Sanığın Bilişim Sistemini Engelleme Suçundan Cezalandırılması Ve Şikayetten Vazgeçilmesi Nedeniyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Davasının Düşürülmesi Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında, ayrıldığı kız arkadaşı olan mağdurun facebook hesabının şifresini ele geçirip değiştirerek hesaba erişimini engellediği ve mağdurun kendisine daha önce gönderdiği bir videoyu bu hesapta yayımladığı iddiasıyla sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, mağdurun şifresini önceden bildiğini, mağdurun başkalarıyla görüştüğünü öğrenip kızdığı için facebook sayfasına erişimini engellediğini beyan ederek eylemini ikrar etmiştir. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan TCK m. 244/2 uyarınca mahkumiyetine ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK m. 134/2-1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sanığın mağdurun facebook şifresini rızası dışında değiştirip erişimi engellemesinin TCK m. 244/2'deki sistemi engelleme suçunu oluşturduğunu, mağdurun karar sonrasında sunduğu şikayetten vazgeçme dilekçesinin bu suç yönünden hukuki durumu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Ancak vekalet ücretine ilişkin hatanın düzeltilerek mahkumiyet hükmünün ONANMASINA karar verilmiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden ise; TCK m. 139/1 uyarınca suçun takibinin şikayete bağlı olduğunu, mağdurun karardan sonra şikayetinden vazgeçtiğini ve sanığın buna karşı koymadığını belirterek bu suçtan açılan kamu davasının TCK m. 134, m. 139/1, m. 73/4-6 ve CMK m. 223/8 gereğince DÜŞMESİNE karar vermiştir. |
| Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amacıyla Bozulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 20 |
Oku
İddia ve Yargılama Süreci: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmiş; katılanın istinafı üzerine BAM 11. Ceza Dairesince eylemin haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Dilekçe Aşaması: Temyiz aşamasında taraflar dilekçelerinde 'temyizden vazgeçtiklerini' belirtmekle birlikte, şikayetten vazgeçtiklerini ve davanın düşürülmesini istediklerini beyan etmişlerdir. Özel Daire, bu dilekçeleri temyizden vazgeçme sayarak incelemesizlik kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise tarafların esas amacının şikayetten vazgeçme ile davanın düşürülmesini sağlamak olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu; dilekçelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların dilekçelerindeki asıl iradenin suçun şikayete tabi olması nedeniyle davanın düşürülmesini teminen kararın bozulmasını sağlamak olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine yer olmadığına dair kararını KALDIRMIŞ ve dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. |
| Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Mağdurun Kovuşturma Aşamasındaki Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında, evinde misafir olan mağdurenin rızası dışında cinsel ilişki anındaki çıplak görüntülerini kaydetmesi eylemi nedeniyle görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın TCK m. 134/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının TCK m. 139/1 uyarınca şikayete tabi olduğunu belirtmiştir. Mağdurun kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da buna karşı koymadığı anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ve TCK m. 139/1, m. 73/1 ile CMK m. 223/8 uyarınca kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir. |
| Avukatın Barolar Birliğine Verdiği Fotoğrafının Rızası Dışında Web Sitesinde Paylaşılmasının Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Şikayet: Konya Barosu Başkanlığı ve müşteki Avukat, avukatlık kimlik belgesinde kullanılmak üzere Türkiye Barolar Birliğine sunulan fotoğrafın, rıza dışında bir internet sitesinde (URL adresinde) yayımlanması nedeniyle kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve yayıldığı iddiasıyla şikayetçi olmuştur. Savunma: Soruşturma aşamasında Meçhul Şüpheli tespit edilememiştir. Soruşturma ve İtiraz Süreci: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatın özel hayatına ilişkin fotoğrafının paylaşılmadığı, herkese açık avukatlık bilgilerinin ve Barolar Birliğine verilen fotoğrafın paylaşıldığı gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına (KYOK) karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kamuya açık olsa veya sır niteliğinde olmasa dahi kişinin fotoğrafının kişisel veri olduğunu, hukuka uygunluk nedeni olmaksızın yayımlanmasının TCK m. 136 uyarınca suç oluşturduğunu vurgulamıştır. Etkili bir soruşturma yürütülmeden, şüphelinin tespiti için gerekli araştırmalar yapılmadan verilen takipsizlik kararını ve buna yönelik itirazın reddini hukuka aykırı bularak Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Ayrıldığı Kız Arkadaşının Telefon Numarasını Rızası Dışında Başkasına Veren Ve Bu Numarayı Ele Geçiren Sanıkların Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçundan Cezalandırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 17 |
Oku
İddia ve Şikayet: Katılan vekili, sanık A'un, ayrıldığı kız arkadaşı olan katılanın telefon numarasını onun rızası dışında diğer sanık B'a verdiğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını talep etmiştir. Savunma: Sanıklar eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesi, telefon numarası vermenin kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kişisel veri niteliğindeki telefon numarasını hukuka aykırı olarak başkasına veren sanık ile bu numarayı hukuka aykırı olarak ele geçiren sanığın eylemlerinin TCK m. 136/1 uyarınca "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme" suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Beraat kararını kanuna aykırı bularak yerel mahkeme hükmünü oy çokluğu ile BOZMUŞTUR. |
| Mirasbırakanın Erkek Evladına Yaptığı Taşınmaz Temliklerinin Mirasçıdan Mal Kaçırma Amaçlı Ve Muvazaalı Olduğu Gerekçesiyle Tapu İptal Ve Tescil Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar asıl ve birleştirilen davada, mirasbırakan babalarının adına kayıtlı taşınmazları oğlu olan davalıya satış göstermek ve kadastro sırasında hibe etmek suretiyle devrettiğini, saklı paylarına tecavüz edildiğini ve işlemlerin muris muvazaası niteliğinde mal kaçırma amaçlı olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tenkis talep etmişlerdir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Cevap ve Savunma: Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu, satışların gerçek olduğunu, murisin borçlarını ödediğini, bakımıyla ilgilendiğini ve murisin minnet duygusuyla hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir[span_1](start_span)[span_1](end_span). İlk Derece Kararı: Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm Yargıtayca bozulmuştur[span_2](start_span)[span_2](end_span). Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi; murisin taşınmaz satma ihtiyacının bulunmadığını, alım gücü olmayan erkek evladına malvarlığının büyük kısmını gerçek değerinin çok altında devrettiğini ve asıl amacın kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak olduğunu tespit etmiştir[span_3](start_span)[span_3](end_span). Bozma kararına uyan yerel mahkemenin tapu iptal ve tescil talebini kabul eden kararı, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak ONANMIŞTIR[span_4](start_span)[span_4](end_span). |
| Birlik Görevlerini İhmal Eden Ve Güven Sarsıcı Yerlere Giden Kocaya Karşı Sadakatsiz Davranışlar Sergileyen Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı koca ile davalı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma davası açmışlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davalı-karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık, kocanın da düzenli işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere giderek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Olaylarda kadın ağır kusurlu olmakla birlikte her iki tarafın da kusurlu olduğu, kocanın da boşanmak istediği gözetildiğinde kadının davasına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, TMK m. 166/2 uyarınca kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kadın yararına bozmuştur. |
| Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 16 |
Oku
İddia ve Dava: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile sanık hakkında, müştekinin banka hesabından bilgisi dışında çekilen 2.000,00 TL'yi kendi hesabına aktarıp Rusya'daki kişilere transfer etmesi eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan TCK m. 142/2-e uyarınca kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, internet üzerinden tanıştığı kişilerce Türkiye'de yazılım satışı yapılması için iş teklifi aldığını, harçlığını çıkarmak amacıyla bunu kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları kandırılarak komisyon karşılığı belirtilen hesaplara havale ettiğini ve suç kastının bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında değerlendirerek TCK m. 244/4 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın benzer nitelikteki diğer eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu ve bozmaya uyularak beraat kararı verildiğini hatırlatmıştır. Sanığın İngilizce çeviri ve temsilcilik iş teklifine inanarak komisyon karşılığı işlemi gerçekleştirdiği, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞ ve sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. |