Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Müştekini Çocuğu İle Birlikte Yürürken Israrlı Şekilde Araçla Takip Edilmesinin Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 14. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Şikayet: Müşteki, çocuğu ile birlikte sağlık ocağına gittiği esnada sanığın aracıyla kendisini takip ettiğini, sağlık ocağından çıktığında sanığın dışarıda beklediğini ve takibe devam ettiğini, eşinin iş yerine girdiğinde sanığın aracını park edip beklediğini ve eşinin isteği üzerine yürüdüğünde takibin yeniden sürdüğünü belirterek şikayetçi olmuştur. Cevap: Sanık müdafii suçlamaları reddederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin TCK m. 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğuna karar vererek sanığın mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; deliller, iddia ve savunmalar doğrultusunda sanığın mağdureyi ısrarla araçla takip etmesi fiilinin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarını oluşturduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır. |
| Yargılama Sırasında Yürürlüğe Giren Yasa Değişikliği Nedeniyle Kayıp-Kaçak Bedeli Davasının Konusuz Kaldığının Tespiti Ve Yargılama Giderleri İle Vekalet Ücretinin Davacı Lehine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, elektrik faturalarından haksız olarak tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış, sayaç okuma, iletim ve mükerrer alınan bedellerin istirdadı amacıyla tazminat talep etmiş; ıslah ile talebini artırmıştır. Cevap: Davalı vekili, kesintilerin ilgili mevzuat ve yasal zorunluluk çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı ve Onama: Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada mükerrer alınan bedelin kabulüne, yasal değişiklik nedeniyle kayıp-kaçak vb. bedellerin reddine karar verilmiş; Yargıtay ilgili dairesince hüküm onanmıştır. Taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasal düzenleme nedeniyle kayıp-kaçak ve diğer kalemlere ilişkin talebin 'konusuz kaldığını', mahkemece 'karar verilmesine yer olmadığına' kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre davacı haklı olduğundan, davacının haksız duruma düşmediği gözetilerek dava konusu haksız bedeller nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini belirterek onama kararını kaldırmış ve yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır. |
| Önceki Kiracının Borcu Nedeniyle Taşınmaz Malikine Elektrik Aboneliği Tesis Edilmesinden Kaçınılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait dükkana elektrik aboneliği yaptırmak istediğini ancak önceki kiracının borcu gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini belirterek yeni abonelik tesisini, elektrik enerjisinin açılmasını, borçlu olunmadığının tespitini ve muarazanın önlenmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı tedarik/dağıtım şirketleri vekilleri, husumet yokluğunu, abonelik kapatılmadan yeni abonelik verilemeyeceğini, abonelik sözleşmesinin serbest irade ile başka tedarikçilerle de yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, tedarik şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile eski aboneliğin iptal edilerek davacı adına abonelik tesis edilmesine, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının malik olmasına rağmen dükkanı kiraya verdiğini, taşınmazı kendisinin kullanmadığını belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yeni abonelik tesis edilirken önceki abonenin borcunu gösterir 'borcu yoktur' belgesi istenemeyeceğini ve önceki abonenin borcunun yeni abonelik isteyenden talep edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararını bozmuş; ayrıca BAM'ın ilk derece kararını kaldırırken sadece bir davalı hakkında hüküm kurup diğeri hakkında olumlu/olumsuz karar vermeyerek infazda tereddüt yaratmasını da usule aykırı bulmuştur. |
| Terditli Boşanma Davasında Asıl Talebin Kabul Edilmesi Halinde Reddedilen Terditli Talepler Nedeniyle Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 26 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, TMK m. 162 (hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış), m. 163 (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme) ve m. 166/1 (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) maddelerine dayanarak terditli boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek ise TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davası açmıştır. Cevap: Davalı-karşı davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının TMK m. 162 ve 163'e dayalı taleplerinin reddine; her iki tarafın TMK m. 166/1 uyarınca açtığı davaların kabulü ile boşanmalarına, velayet, nafaka ve tazminatlara karar verilmiştir. Ayrıca reddedilen TMK 162 ve 163 talepleri nedeniyle erkek lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilk onama/bozma kararı sonrası davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme başvurusu üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Yargıtay; terditli açılan boşanma davasında TMK m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilerek kadının haklılığının ispatlandığını, bu nedenle reddedilen diğer terditli sebepler (TMK m. 162 ve 163) nedeniyle kadın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini vurgulamıştır. İlk temyiz incelemesindeki onama kararını bu yönüyle kaldırarak yerel mahkeme hükmünü vekalet ücreti bakımından bozmuştur. |
| Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 40 |
Oku
Başvuru ve Uyuşmazlık: Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri kararları arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay 4. Hukuk Dairesine taşınmıştır. Uyuşmazlık, toplu taşıma aracında yolcu olarak bulunan kişinin ölümü ve yaralanması hallerinde taşımacı firma, sigorta şirketi ve diğer sorumlulara karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Tüketici Mahkemesi mi olduğuna ilişkindir. Gerekçe ve İçtihatların Birleştirilmesi Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı iki ayrı başlık altında çözüme kavuşturmuştur: 1- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölüm Halinde): Desteğin ölümü neticesinde geride kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatından bağımsız, doğrudan hak sahiplerinin şahsında doğan yansıma bir zarardır. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da bulunması ve sigorta hukukunun 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiş olması sebebiyle bu dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, yolcunun ölümü halinde açılacak destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. 2- Bedensel Zarara İlişkin Tazminat (Yaralanma Halinde): Yolcunun yaralanması halinde açılan bedensel zarar tazminatı davasında, yolcu 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici, taşıma sözleşmesi ise tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanun m. 83/2 uyarınca diğer kanunlarda düzenleme olsa dahi tüketici kanununun görev hükümleri uygulanacağından, yaralanmalı tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. |
| Trafik Kazası Kusur Raporları Arasındaki Çelişkinin İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden Alınacak Uzlaştırıcı Raporla Giderilmesi Ve Öğrenci Davacının Emsal Gelir Araştırmasının Yapılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 20 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalı otobüsün davacı yaya ve arkadaşına çarparak yaralanmalarına sebep olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Cevap: Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 69.595,00 TL iş görmezlik tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kararı önce davalı İETT yönünden bozmuş; sürücü davalının karar düzeltme talebi üzerine ilk bozma kararını kaldırıp temyiz incelemesini yenilemiştir. Yargıtay; kaza tespit tutanağı, bilirkişi ve Adlı Tıp raporlarındaki kusur oranları arasındaki açık çelişkinin İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden alınacak uzlaştırıcı ve detaylı raporla giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan davacının mezun olacağı tarih, iş bulma süresi ve emsal geliri meslek odalarından araştırılmadan varsayımsal gelir üzerinden hesaplama yapılmasını hatalı bularak kararı tüm davalılar yararına bozmuştur. |
| Araç İşleteni Olan Eşin Kendi Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 22 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıya ZMSS sigortalı aracı kullanan desteğin yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, destekten yoksun kalan eş ve çocuklar için poliçe bedelinin ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacı çocuklar yönünden davanın kabulünü doğru bulmuş, ancak davacı eşin kaza yapan aracın işleteni (sigortalısı) olduğunu belirtmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. A-1 uyarınca sigortanın, işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığını, araç işleteni olan davacı eşin kendisinin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alan kendi sigorta şirketinden tazminat isteyemeyeceğini vurgulayarak hükmü davacı eş yönünden davalı yararına bozmuştur. |
| Tarlada Devrilen Traktör Kazasının Karayolu Bağlantısı Nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu Ve Sigorta Teminatı Kapsamında Sayılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 22 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçeli traktör sürücüsünün tek taraflı kaza sonucu vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalan eş ve çocuklar lehine poliçe limitinin tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili başvurunun reddini savunmuştur. Tahkim ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı: Uyuşmazlık Hakem Heyeti davanın kabulüne karar vermiş; davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti kazanın karayolu sayılmayan tarlada gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; KTK m. 2 uyarınca KTK'nın uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesinin gerekmediğini, karayolu ile bağlantısı bulunan tarla gibi alanlarda gerçekleşen kazaların da karayolunda meydana gelmiş sayılacağını belirtmiştir. Kazanın meydana geldiği tarlanın karayolu bağlantısının bulunması nedeniyle zararın teminat kapsamında olduğunu vurgulayarak İtiraz Hakem Heyeti kararını davacılar yararına bozmuştur. |
| Yüzde Sabit İz Kalması Nedeniyle Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Tazminatın Uzman Bilirkişice Belirlenmesi Ve SGK Sorumluluğundaki Belgeli Tedavi Giderinden Sigortanın Sorumlu Olmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 19 |
Oku
Dava me Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın kazasında yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını belirterek estetik ameliyat masrafı, belgeli tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle tazminat ile manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu savunmuş; davalı sürücü davanın reddini istemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.512,48 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; yüzünde iz kalan üniversite öğrencisi davacının meslekte yükselme me kariyer imkanları araştırılarak ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerekirken takdiri indirimle hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Ayrıca 6111 sayılı Kanun uyarınca belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini vurgulayarak bu kalemin reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. |
| Trafik Kazası Sonucu Maluliyet Oranının Kaza Tarihinde Yürürlükte Bulunan Yönetmeliğe Göre Ve İlliyet Bağı Kurularak Belirlenmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 19 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin araç çarpması sonucu iş gücü kaybına uğradığını, mesleğini icra edemediğini belirterek sakat kalan aracı bedeli, çekici masrafı, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 33.234,96 TL maddi tazminat ve 8.500 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; davacının maluliyet oranının belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte olan 'Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği' hükümlerine uygun rapor alınmadığını belirtmiştir. Mahkemece üniversitelerin adli tıp anabilim dalı veya adli tıp şube müdürlüğünden anılan yönetmeliğe göre, davacının önceki maluliyeti de dikkate alınarak şimdiki maluliyetin kazayla illiyet bağı araştırılıp rapor alınması gerekirken yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirip kararı bozmuştur. |