Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İçişleri Bakanının Sosyal Medya Paylaşımındaki İfadelerin Akademisyenin Kişilik Haklarına Saldırı Oluşturduğu Gerekçesiyle Bozulmasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 18 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Uluslararası ilişkiler alanında emekli akademisyen olan davacı tarafından, yayımlanan bir makalesi üzerine İçişleri Bakanı olan davalının Twitter (X) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiasıyla açılan manevi tazminat ve kararın yayımı davasına ilişkindir. Davacı Talebi: Davacı vekili, davalının sosyal medya hesabından müvekkilini hedef alarak şeref ve itibarını zedeleyen ifadeler sarf ettiğini belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini ve kararın ulusal düzeyde yayın yapan basın organlarında yayımlanmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, davalının İçişleri Bakanı sıfatıyla kamusal çıkar amacıyla kamuoyunu bilgilendirdiğini, Devlet tüzel kişiliğine yönelik eleştirilere cevap verme hakkının bulunduğunu ve kullanılan ifadelerin düşünce ile ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davalının kamusal çıkar amacıyla ve eleştiri sınırları dâhilinde hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; davaya konu sosyal medya paylaşımında sarf edilen söz ve ifadelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kişiliğine yönelik saldırı niteliğinde olduğunu, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Beni Buradan Alacaksınız Lan Şeklindeki Sözlerin Kaba Hitap Tarzı Niteliğinde Olması Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 16 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sanığın, mağdura söylediği kabul edilen ''beni buradan alacaksınız lan'' şeklindeki sözlerin hakaret suçunu (TCK m. 125) oluşturup oluşturmadığı, bu ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup olmadığı uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır. Müşteki / Mağdur İddiası: Mağdur, sanığın sarf ettiği sözler nedeniyle onur ve saygınlığının zedelendiğini ve hakaret suçunun işlendiğini ileri sürmüştür. Davalı (Sanık) Temyiz Başvurusu: Sanık ..., hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı süresinde temyiz başvurusunda bulunarak beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi) sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar vermiştir. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesince incelenmiştir. Temyiz incelemesini yapan Daire; sanığın söylediği sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Yargıtay, beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesini kanuna aykırı bularak tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sanığın Söylediği Kaba Hitap Tarzındaki Sözlerin Onur ve Saygınlığı Rencide Edici Boyutta Olmaması Nedeniyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 12 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sanık tarafından katılanlara karşı söylendiği kabul edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin hakaret suçunu (TCK m. 125) oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Katılan / Müşteki Talebi: Katılanlar, sanığın kaba sözlerle kendilerine hakaret ettiğini belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık) / İddia Makamı Temyizi: İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı O Yer Cumhuriyet Savcısı temyiz başvurusunda bulunarak suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Hükmün O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanığın söylediği kabul edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını, hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığını gözetmeden yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Kaba Hitap Tarzı Niteliğindeki Sözlerin Onur Şeref ve Saygınlığı Rencide Etmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 12 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Olay günü sanıklar tarafından söylendiği kabul edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edip etmediği ve hakaret suçunun (TCK m. 125) yasal unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Katılan / Müşteki Talebi: Katılan, sanıkların kaba ifadelerle kendisine hakaret ettiğini belirterek cezalandırılmalarını talep etmiştir. Davalı (Sanıklar) Cevabı / Savunması: Sanıklar ve müdafii, iddia edilen sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığını belirterek mahkumiyet kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanıkların hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Hükümlerin sanıklar ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanıkların söylediği kabul edilen kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını, hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığını belirterek yetersiz gerekçe ile verilen mahkumiyet kararlarını hukuka aykırı bulmuş ve tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Doktora Söylenen Okumuşsun Ama Adam Olamamışsın Şeklindeki Sözlerin Kaba ve Nezaket Dışı Olduğu Hakaret Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 17 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sağlık ocağında görevli doktora hitaben söylenen "Bu kadın doktor ise ben buna muayene olmak istemiyorum, okumuşsun ama adam olamamışsın" şeklindeki sözlerin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu (TCK m. 125/3-a) oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Müşteki ve İddia Makamı Talebi: Mağdur doktor sanığın kendisine hakaret ettiğini belirtmiş; O yer Cumhuriyet savcısı ise sanığın mesai saatleri içinde kamu görevlisine hakaret etmesi nedeniyle cezanın TCK m. 125/4 uyarınca artırılması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, söylediği sözlerin hakaret niteliğinde olmadığını, kaba ve rahatsız edici sözler olduğunu belirterek beraatini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK m. 125/3-a uyarınca verilen HAGB kararının denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi üzerine açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanığın söylediği sözlerin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını gözetmeyerek beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve oy çokluğuyla HÜKMÜN BOZULMASINA karar vermiştir. |
| Kaba İfade Niteliğindeki Sözlerin Onur Şeref ve Saygınlığı Rencide Edici Boyutta Olmaması Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 14 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sanığın müştekiye söylediği kaba ifade niteliğindeki sözlerin hakaret suçunun (TCK m. 125) unsurlarını oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Müşteki Talebi: Müşteki, sanığın kendisine söylediği sözler nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Sanık müdafii, suçun unsurlarının oluşmadığını ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi; kişilere yönelik kaba ifadelerin ve rahatsız edici sözlerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması halinde hakaret suçunun oluşmayacağını belirterek, mahkumiyet kararını hukuka aykırı bulmuş ve tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sosyal Medya Paylaşımında İsim Zikredilmeden Söylenen Sözlerde Matufiyet Şartının Gerçekleşmemesi Sebebiyle Hakaret Suçunun Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 18. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 17 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Gazeteci olan sanığın Facebook sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda isim zikretmeksizin söylediği sözlerin katılanın şahsına yönelik olup olmadığı, matufiyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve hakaret suçunun (TCK m. 125, 126) unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Katılan / Müşteki Talebi: Katılan vekili, sanığın paylaşımı ile müvekkiline hakaret ettiğini ileri sürerek sanığın cezalandırılmasını ve yerel mahkemenin beraat kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Sanık, paylaşımında isim vermediğini, sözlerinin katılanın şahsına yönelik olmadığını ve suçlamayı kabul etmediğini belirterek beraatini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir. Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesi; gazeteci olan sanığın paylaşımında isim zikretmeden söylediği sözlerin kime söylendiğinin ve TCK m. 126 uyarınca duraksamaya yol açmayacak şekilde mağdurun şahsına yönelik olduğunun anlaşılamadığını, matufiyet şartının gerçekleşmediğini ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile beraat hükmünün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Acil Servis Sarı Alanda Gerçekleşen Hakaret Suçunda Aleniyet Unsurunun Oluşmadığı ve Caza Artırımı Yapılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 17 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, fiilin acil servis sarı alanda gerçekleşmesi sebebiyle TCK m. 125/4 uyarınca aleniyet artırımı uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir. Katılan / Müşteki Talebi: Sanığın hakaret eylemi nedeniyle cezalandırılması talep edilmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Sanık müdafii; sanığın atılı suçu işlemediğini, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi; acil servis sarı alanda gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet ögesinin oluşmadığını gözetmeden TCK m. 125/4 uyarınca ceza artırımı yapılmasını hukuka aykırı bulmuş, ancak bu durumun yeniden yargılama gerektirmediği gerekçesiyle cezadan aleniyet artırımının çıkarılması ve sonuç hapis cezasının 10 aya indirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermiştir. |
| Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Soyut Suç Atması ve Yetersiz Delil Sebebiyle Beraat Yerine Mahkumiyet Kararı Verilmesinin Hukuka Aykırılığı Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 13 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Mağdurun evinden ziynet eşyalarının çalınması olayı ile ilgili olarak, hakkında ayrı takibat yürütülen diğer şahsın soyut iddiası üzerine, çalınan ziynet eşyalarını satın aldığı iddiasıyla sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan (TCK m. 165/1) açılan davada sanığın mahkumiyetine karar verilip verilemeyeceğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasına ilişkindir. Müşteki (Mağdur) Talebi: Mağdur, evinden ziynet eşyalarının çalındığını, bakıp büyüttüğü manevi oğlundan şüphelendiğini ve şahsın takıları kuyumcuya sattığını söylemesi üzerine şikayetçi olmuş; ancak daha sonradan zararının sanık tarafından karşılanması sebebiyle şikayetini geri almıştır. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Kuyumcu işleteni olan sanık aşamalarda; suça konu ziynet eşyasını satın almadığını, işletmesinde yalnız çalıştığını, güvenlik kamerası görüntülerinde iddia edilen şahsın iş yerine gelmediğini, kamera kayıtlarındaki zaman boşluklarının teknik kesintilerden kaynaklandığını, suçlamaları kabul etmediğini ve beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanığın TCK m. 165/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hakkında hırsızlık suçundan ayrı dava açılan diğer şahsın soyut suç atması dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Yerel mahkemenin direnme kararı vermesi ve direnme üzerine yapılan incelemeler sonucunda dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu; sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi, suça konu ziynet eşyalarının iş yerinde ele geçirilmemesi, teşhis ve yüzleştirme yaptırılmaması ve zararın karşılanmasının suçu kabul anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkemenin direnme kararının BOZULMASINA karar vermiştir. |
| Borç Hatırlatma Mesajları Nedeniyle Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Yapılan Şikayette HTS Kayıtları İncelenmeden Verilen Takipsizlik Kararına İtirazın Reddi Kararının Kanun Yararına Bozulması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 18. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 18 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Müştekinin kendisini borç sebebiyle sürekli mesaj göndererek rahatsız eden varlık yönetim şirketleri, hukuk büroları ve avukatlar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan yaptığı şikayet üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin merci kararının kanun yararına bozulması istemine ilişkindir. Davacı (Müşteki) Talebi: Müşteki; varlık yönetim şirketleri, hukuk büroları ve şüpheli avukatlar tarafından kendisine sürekli "borcunuzu ödemezseniz evinize haciz gelecek" şeklinde mesajlar gönderildiğini belirterek şüpheliler hakkında şikayetçi olmuş ve cezalandırılmalarını talep etmiştir. Davalı (Şüpheliler) Cevabı: Şüpheliler hakkında herhangi bir soruşturma yapılmamış; alacağın tahsiline yönelik mesaj içeriklerinde suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Soruşturma ve Temyiz (Kanun Yararına Bozma) Süreci: İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki tarafından itiraz edilmiş, İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi; mesaj gönderilen ve gelen numaraların HTS kayıtları getirtilip mesaj ve aramaların sıklığı araştırılmadan, huzur ve sükun bozma kastı ile suçun oluşması için gerekli ısrar unsurunun bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik soruşturma ile karar verildiğini belirterek Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın reddi kararını BOZMUŞTUR. |