Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Motorunda Üretimden Kaynaklı Sürekli Yağ Eksiltme Gizli Ayıbı Bulunan Ve Sürüş Güvenliğini Tehlikeye Düşüren Aracın Ayıpsız Misli İle Değiştirilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, satın aldığı aracın garanti süresi devam ederken yağ yakması ve motor blok değişimi teklif edilmesi üzerine; üretici hatasından kaynaklanan ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimini, mümkün olmaması halinde bedel iadesini veya ücretsiz onarımı ile ayıp oranında indirim yapılmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, kitapçığa göre belirli oranda yağ eksiltmenin normal bir durum olduğunu ve araçta değişim gerektirecek ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince verilen ilk değişim kararı, Yargıtay kapatılan 13. Hukuk Dairesince bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemece, motorun komple değiştirilmesi suretiyle ücretsiz onarıma karar verilmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürüş güvenliğini etkileyen ayıp nedeniyle misli ile değişime karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Karar Düzeltme Kararı: Davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; araçta bulunan sürüş güvenliğini tehlikeye sokacak nitelikteki üretim ayıbı karşısında davacının ayıpsız misli ile değişim hakkına öncelik verilmesi gerektiğine dair bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek karar düzeltme talebinin REDDİNE oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Satış Öncesi Kusurlu Onarımla Boya Ayıbı Gizlenen Sıfır Kilometre Aracın Tüketicinin Haklı Beklentisini Karşılamaması Nedeniyle Ayıpsız Misli İle Değişimine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 14 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bayiden satın aldığı sıfır kilometre aracın çamurluğunda vernik atması fark edildiğini ve aracın boyanmış olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek gizli ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, araçta üretim hatası bulunmadığını, ayıbın önemli vasıfta olmadığını ve misli ile değişim talebinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayıp sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, boyama işleminin teslimden önce gerçekleştiği, satıcının kusurlu onarımla ayıbı hileyle gizlediği ve tüketicinin sıfır kilometre araçtan beklediği faydayı elde edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve aracın misli ile değişimine karar verilmiştir. Özel Dairece (Yargıtay kapatılan 13. Hukuk Dairesi), araçta oluşan değer kaybı ve kullanım süresi dikkate alınarak hakkaniyet gereği bedel indirimi seçeneğinin değerlendirilmediği gerekçesiyle karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; satış öncesinde meydana gelen ayıbın kusurlu onarımla tüketiciden gizlendiğini, tüketicinin hakkını aramak adına tüm yasal yollara başvurduğunu ve misli ile değişime karar verilmesinin taraflar arasındaki hak ve nesafet dengesini bozmayacağını belirterek Mahkemenin direnme kararının ONANMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesinde Satıcının Konutu Süresinde Teslim Etmemesi Nedeniyle Tüketicinin Sözleşmeyi Feshi Halinde Haksız Cezai Şart Ve Noter Kesintilerinin İadesi İle Menfi Zararın Tazminine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin davalı yükleniciden gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile satın aldığı ön ödemeli konutun taahhüt edilen tarihte teslim edilmediğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek; davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak kesilen 19.060,50 USD cezai şart ve kesintinin faiziyle iadesini, 7.204,00 TL noter masrafını ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan menfi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, davacının fesih ve tazminat taleplerinin hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını, yapılan cezai şart ve noter masrafı kesintilerinin yasal ve sözleşmeye uygun olduğunu, gecikmeye rağmen uzun süre bekleyip teslim davetinden sonra fesih bildiriminde bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davalının 6502 sayılı Kanun'un 44. maddesindeki azami teslim süresine uymadığı, teslim edimini yerine getirmediği için tüketiciden %2 fesih cezası ve masraf kesintisi yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne; kesilen 19.060,50 USD ile 7.204,00 TL noter masrafının ve hesaplanan menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Tarafların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; satıcının konutu süresinde teslim etmeyerek edimini yerine getirmediği, tüketicinin sözleşmeden dönme ve yapılan kesintiler ile menfi zararını talep etme hakkının bulunduğu, harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Ayıplı Aracın Misli İle Değişimi Davasında Değer Kaybının Nispi Metod Yöntemine Göre Satış Tarihi Esas Alınarak Hesaplanması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 21 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, davalı şirketten satın aldığı sıfır kilometre aracın tavan boyasında renk değişimleri ve dökülmeler meydana geldiğini, gizli ayıplı olan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ekspertiz ile ihtarname masraflarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, husumetin üretici firmaya yöneltilmesi gerektiğini, ayıbın süresinde ihbar edilmediğini, araçta değişimi gerektirecek nitelikte önemli bir ayıp bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu uyarınca tavan boyasındaki hatanın üretim kaynaklı gizli ayıp olduğu ve araçta önemli değer kaybına yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketicinin misli ile değişim hakkını kullanmasının satıcı için orantısız güçlük oluşturup oluşturmayacağının tespiti için değer kaybının 'nispi metod' yöntemine göre satış tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiğini, rapor tarihi itibarıyla yapılan değer kaybı hesabının hükme esas alınamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını davalı yararına BOZMUŞ ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını KALDIRMIŞTIR. |
| Kiralanan Taşınmazın Konut ve Çatılı İşyeri Kirası Mı Yoksa Genel Hükümlere Tabi Adi Kira Mı Olduğunun Tespiti İçin Keşif Yapılarak Üstün Vasfının Belirlenmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 18 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, dava konusu taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, müvekkilinin taşınmaya ihtiyacı olduğunu ve kira sözleşmesi süresinin dolacak olduğunu ileri sürerek kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı, davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, kira sözleşmesinin konut ve çatılı işyeri kirası kapsamında kaldığı, davacıların ihtiyaç iddiasının samimi ve objektif olmadığı ve süreye dayalı tahliye şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Temyiz (Kanun Yararına Temyiz) Kararı: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; taşınmazın tapuda tarla vasfında olduğu, sözleşmede arsa ve yediemin deposu/otopark olarak belirtildiği, mahkemece keşif yapılmadan taşınmazın üstün (galip) vasfının ve TBK'nın genel hükümlerine mi yoksa konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine mi tabi olduğunun tespit edilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararın KANUN YARARINA BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Halı Saha Turnuvasında Kalp Krizinden Vefat Eden İşçinin Tazminat Davasında Kusur Tespiti Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 30 |
Oku
Davacı Talebi: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin çalışmakta olduğu şirket ve bağlı kuruluşlarınca düzenlenen halı saha futbol turnuvasında maç esnasında kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, organizasyonda ilk yardım ekibi ve ambulans bulundurulmadığını, olayın iş kazası kapsamında kaldığını belirterek destekten yoksun kalma ve manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekilleri, davanın haksız olduğunu, müvekkillerine atfedilebilecek bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince olayın iş kazası olduğu, işverenin %60, müteveffanın %20 kusurlu olduğu ve %20 oranında kaçınılmazlık bulunduğu belirtilerek işverene %20 kaçınılmazlık da eklenip %80 kusur oranı üzerinden maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, diğer davalı spor kulübü derneği yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacılar istinafı kabul edilerek karar kaldırılmış; tesis işletmecisi derneğin de Spor Tesisleri Yönetmeliği uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle her iki davalının müştereken ve müteselsilen %60 kusur oranı üzerinden sorumlu tutulmasına ve manevi tazminat miktarlarının artırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; murise ait geçmiş tedavi kayıtlarının SGK Medula sisteminden getirtilmediğini, kusur raporunu tanzim eden heyette kardiyolog hekimin yer almadığını, Spor Tesisleri Yönetmeliği'nin somut olaya uygulanabilirliğinin Bakanlıktan sorulmadığını, kalp krizinde bünyesel faktör değerlendirmesi yapılması gerekirken usulsüzce kaçınılmazlık kabul edilip işveren kusuruna eklenmesinin hatalı olduğunu ve davalıların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Hukuka Aykırı Arama Kararı Ve Komşu İki Kişi Bulundurulmadan Yapılan Aramada Ele Geçen Kaçak Sigaraların Yasak Delil Niteliğinde Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 7. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 17 |
Oku
İddia / Kamu Davası: Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (kaçak sigara satışı) suçundan 12.07.2013, 19.08.2013 ve 26.09.2013 tarihli eylemleri nedeniyle kamu davası açılmış ve cezalandırılması talep edilmiştir. Sanık Savunması / Temyiz İddiası: Sanık, mahkûmiyet hükmünü ve eşya müsaderesi kararını süresinde temyiz ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemlerinin sübuta erdiği gerekçesiyle mahkûmiyetine ve eşya müsaderesine karar vermiştir. Yargıtay Temyiz İncelemesi: Yargıtay 7. Ceza Dairesi; 12.07.2013 tarihli olayda aramada CMK 119/4 maddesi uyarınca ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmadığından elde edilen delillerin hukuka aykırı ve yasak delil niteliğinde olduğu gözetilmeden beraat yerine zincirleme suça esas alınmasını; 26.09.2013 tarihli eylemde ise usulüne uygun hâkim kararı veya yazılı arama emri bulunmaksızın yapılan arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil olduğu gözetilmeden beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| 696 Sayılı KHK İle Şirket Kadrosuna Geçen İşçinin Bireysel İş Sözleşmesindeki Ücret Hükmü, Sulh Sözleşmesi Feragati, Üçlü Vardiyada Fazla Çalışma Hesabı Ve Belediye Şirketlerinin İlave Tediye Yükümlülüğüne İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 22.09.2026 | 19 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin 696 sayılı KHK uyarınca belediyenin iştirak şirketinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, bireysel iş sözleşmesinde ücretinin asgari ücretin belirli bir fazlası olarak belirlenmesine rağmen eksik ödendiğini, fazla çalışma yaptırıldığını, ulusal ve genel tatil ücretlerinin eksik ödendiğini ve ilave tediye alacağının bulunduğunu ileri sürerek fark ücret, ilave tediye, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Belediye ve davalı Şirket vekilleri; husumet, zamanaşımı ve feragat/sulh sözleşmesi itirazında bulunarak ödemelerin Bakanlık görüşüne ve mevzuata uygun yapıldığını, üç vardiya sistemiyle çalışıldığını, fazla çalışma yapılmadığını ve belediye iştirak şirketlerinin 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince iş sözleşmesinde her dönem için asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ödeme yapılacağına dair açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle fark ücret talebinin reddine, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve ilave tediye taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvuruları kabul edilerek karar kaldırılmış; iş sözleşmesindeki ücret hükmünün ileriye etkili olduğu gerekçesiyle fark ücret alacağı da dahil edilerek dava kısmen kabul edilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; iş sözleşmesindeki asgari ücret oranının kadroya geçişteki ilk ücreti belirlediği ve ileriye etkili artış yükümlülüğü getirmediğini, kadroya geçişte imzalanan sulh sözleşmesindeki feragatin önceki dönemi kapsadığını, üçlü vardiya sisteminde fazla çalışmanın fiilen mümkün olmadığını ve özel olarak ispatlanması gerektiğini, belediye şirketlerinin 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığından ilave tediye yükümlülüğü bulunmadığını (davalı Şirket istinaf etmediğinden onun yönünden usuli kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla) belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Terditli Açılan Tapu İptali ve Tescil İle Bedel İadesi Davasında İkinci Kademedeki Alacak Talebinin Kabulü Halinde Reddoluunan Birinci Kademe İçin Davalı Arsa Sahipleri Lehine Vekalet Ücreti Ve Yargılama Giderine Hükmedilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 20.09.2026 | 19 |
Oku
Davacı Talebi: Yüklenici ile düzenlenen harici satış sözleşmesine dayalı olarak öncelikle tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde ise ödenen satış bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı arsa sahipleri vekili davanın reddini savunarak ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ikinci kademedeki bedel iadesi isteminin kabulü ile 40.000 GBP'nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık İngiliz Sterlini mevduatına uyguladıkları en yüksek faizle yükleniciden tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, arsa sahipleri vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış; bedel iadesi istemini kabul ederken reddedilen birinci kademedeki tapu iptal tescil istemi nedeniyle davalı arsa sahipleri yararına vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, terditli (kademeli) davalarda tüm talepler reddedilmedikçe fer'i (ikinci kademedeki) talep kabul edildiğinde reddedilen asli talep nedeniyle karşı taraf lehine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı arsa sahipleri lehine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine ilişkin bentlerinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Jandarma Genel Komutanlığında Görev Yapamaz Sağlık Raporu Alan Uzman Erbaşın Sözleşmesinin Feshedilmesine İlişkin İşlemin Hukuka Uygun Olduğuna Dair Danıştay Onama Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 20 |
Oku
Davacı Talebi: Konya ili, İlçe Jandarma Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapmaktayken 'Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamaz' kararlı sağlık kurulu raporuna istinaden sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 15/05/2020 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idarece temyiz isteminin reddi ve kararın onanması savunulmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince aldırılan Konya Şehir Hastanesi sağlık kurulu raporunda davacıda 'anksiyete bozukluğu, orta düzeyde aort darlık, orta düzeyde aort yetmezliği' tespit edilerek Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağının belirtildiği, uzman erbaşların Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 30. maddesi kapsamında geri hizmet veya karargahta değerlendirilecek personelden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Onikinci Dairesi; Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz isteminin reddi ile kararın ONANMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |