Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Zina Hukuki Sebebine Dayalı Boşanma Davasında Kadının İlettiği Otel Kayıtları Araştırılmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebeplerine terditli olarak dayanarak boşanma davası açmış ve delil olarak erkeğin konakladığı otel kayıtlarının İçişleri Bakanlığı'ndan istenilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuş, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kararı temyiz etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince ara kararı ile somut otel ismi ve tarih aralığı bildirildiği takdirde müzekkere yazılmasına karar verilmiş, ancak bu ara kararın gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. İstinaf başvurusu da reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; otel kayıtlarına ilişkin ara karar gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Eşine Fiziksel Sözlü Ve Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Karşısında Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatların Artırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın, erkeğin kendisine fiziksel, sözlü, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret edip uyuşturucu kullandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanma, ortak çocukların velayeti, nafaka ile 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı-davacı erkek ise kadının evi terk ettiğini ve birlik görevlerini ihmal ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu, kadının ise ortak konuttan ayrı kalarak evi ihmal etmesi sebebiyle az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne, kadın lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. İstinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tarafların kusur dereceleri ve ekonomik durumları karşısında kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminatların az olduğu gerekçesiyle hükmü tazminat miktarları yönünden bozmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kadın lehine 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; erkeğin bu kararı yeniden temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozmaya uygun olarak verilen kararı ONAMIŞTIR. |
| Eşinin Ziynet Eşyalarını İş Yeri Açarken Alıp Harcayan Ve İade Etmediği Anlaşılan Erkeğin Ziynet Alacağını Ödemekle Yükümlü Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 14 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini aldattığını, fiziksel şiddet uyguladığını ve düğünde takılan ziynetleri rızası dışında aldığını belirterek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, tazminatlara ve 20 adet burgu bileziğin (90.400 TL) iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının asılsız iddialarda bulunduğunu, aldatma olmadığını, ziynetlerin evlilik içinde harcandığını ve büyük kısmının kadında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece erkeğin zina eylemi tam ispatlanamadığından zina davası reddedilmiş; ancak erkeğin başka bir kadınla görüşerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, fiziksel şiddet uyguladığı ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya, kadın lehine 25.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ziynet alacağı davası yönünden ise tanık beyanları ile ziynetlerin iş yeri açılırken erkek tarafından alındığı ve iade edilmediği sabit görüleyerek 90.400,00 TL bedelin iadesine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kadın lehine manevi tazminatı 75.000,00 TL'ye yükseltmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vermiştir. |
| Sosyal Medya Üzerinden Başka Kadınlarla Güven Sarsıcı Yazışmalar Yapan Ve Fotoğraflar Çektiren Erkeğin Tam Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 15 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, erkeğin sadakatsiz olduğunu, sosyal medyada başka kadınlarla güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek boşanma, velayet, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, 400.000,00 TL maddi ve manevi tazminat ile 143.653,00 TL ziynet alacağı talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek ise kadının hakaret ettiğini ve iletişime kapalı olduğunu ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, velayet, nafaka ve 400.000,00 TL tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, erkeğin sosyal medyada başka kadınlarla evlilik birliğinin gerektirdiği güveni zedeleyecek samimi yazışma ve fotoğraflarının bulunduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek kadının davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın lehine tazminat ve nafakalara, ziynet alacağı davasının ise 128.689,00 TL üzerinden kabulüne, erkeğin karşı davasının reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |
| Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tam Kusurlu Olan Erkeğin Boşanma Davası Açamayacağı Ve Kadına Atfedilecek Kusur Bulunmadığı Halde Davanın Reddi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 11 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek vekili; davalının ortak konuttan ayrılıp kızının evine gittiğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, küfür, hakaret ve tehdit ettiğini ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı kadın vekili; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin müvekkiline küfür ettiğini, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını savunarak davanın reddini; aksi halde aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davacı erkeğin eşini az yakıt parası ödemek amacıyla kızının yanına gönderdiği, harçlık vermediği ve fiziksel şiddet uyguladığı, birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğu, kadının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, kadının da evden ayrılması ve küfretmesi sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğunu kabul ederek erkeğin istinaf başvurusunu kabul etmiş, boşanmaya, tazminat taleplerinin reddine ve kadın lehine aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının tamamen davacı erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklandığını, davalı kadına yüklenen kusurların soyut iddialardan ibaret olup ispatlanamadığını tespit etmiştir. Tamamen kusurlu olan eşin kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemeyeceği ilkesi uyarınca, davanın reddi gerekirken kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Kısmen Reddedilen Ziynet Alacağı Davasında Reddedilen Miktar Üzerinden Erkek Lehine Nispi Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı erkek boşanma ile 175.000,00 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı-karşı davacı kadın ise boşanmanın yanı sıra harçlandırdığı dilekçesi ile 70.000,00 TL değerinde ziynet eşyası alacağı talebinde bulunmuştur. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini savunmuşlardır. Bozma Süreci ve Mahkeme Kararı: Mahkemece ziynet alacağı davası yönünden 50.924,00 TL'lik kısmın kabulüne karar verilmiş, ancak reddedilen miktar üzerinden erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Temyiz üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynet talebinin 19.076,00 TL miktarında kısmen reddedildiğini ve reddedilen bu miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince erkek lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak erkek lehine 9.200,00 TL vekalet ücreti verilmiştir. Karar Düzeltme ve Sonuç: Davalı-karşı davacı kadının vekalet ücreti yönünden karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karar düzeltme isteminin HUMK m. 440 şartlarını taşımadığı gerekçesiyle REDDİNE karar vermiştir. |
| Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, düğünde takılan 350 gr ağırlığında 20 adet bilezik, 30 gr set, 2 adet kelepçe bilezik ve 42 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının evde muhafaza zorluğu gerekçesiyle kendisinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek ziynetlerin aynen iadesini, olmaması halinde 43.070,00 TL bedelin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek vekili, iddiaları inkar ederek ziynet eşyalarının hiçbir zaman kendisi tarafından alınmadığını, kadının evi terk ederken tüm takıları yanında götürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, kadının evi abisiyle birlikte terk ettiği ve takıların erkek zilyetliğine bırakıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş; temyiz üzerine Özel Daire tanık beyanlarının değerlendirilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Hukuk Genel Kurulu, davacı kadının dayandığı tanık beyanlarıyla ziynet eşyalarının güvenlik gerekçesiyle erkeğin ailesinin kasasına konulduğunu ve borçlar ile araba alımı için bozdurulduğunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatladığını kabul etmiştir. Direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kadın yararına BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Eşinin Erkekliği Olmadığı Yönünde Dedikodu Çıkaracağı Tehdidinde Bulunan Ve Aşağılayan Kadın İle Eşini Kilosu Sebebiyle Aşağılayan Erkeğin Boşanmasında Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 7 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı erkek; eşinin her tartışmada kendisini aşağıladığını, çocuklarının olmaması üzerine 'senden boşanır başkasından çocuk yaparım, erkekliği yok diyeceğim' şeklinde tehdit ve hakaret mesajları attığını ileri sürerek boşanma ve 30.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise; erkeğin kendisini boyu ve kilosu sebebiyle aşağıladığını, 'ayı gibi oldun' diyerek rencide ettiğini, şiddet uyguladığını ve harçlık vermediğini savunarak asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile boşanma, aylık 750,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 300.000,00 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, erkeğin eşinin fiziksel özelliklerini küçümsemesi, çocuk tedavisinde destek olmaması ve birlik görevlerini ihlal etmesi sebebiyle ağır kusurlu; kadının ise aşağılayıcı söylemleri sebebiyle az kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına, kadın yararına 20.000,00 TL tazminata karar verilmiş; kadın çalışması sebebiyle yoksulluk nafakası reddedilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kadının tazminat miktarlarını artırarak kadın lehine 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak kararın ONANMASINA karar vermiştir. |
| Nafaka Ve Tazminat Taleplerinde Erkeğin Tapu Banka Araç Ve Vergi Kayıtları Detaylı Şekilde Araştırılmadan Hüküm Kurulamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek boşanma davası açmıştır. Davalı kadın ise davanın reddini savunarak tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı taleplerin reddini savunarak kararı temyiz etmişlerdir. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince taraf talepleri ve boşanma yönünden karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin sosyal ve ekonomik durumunun yeterince araştırılmadığını tespit etmiştir. Erkeğin tapu kayıtlarının aktif ve pasifleriyle araştırılması, kullandığı kredi kartı dökümlerinin bankalardan istenmesi, adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığının trafik tescilden sorulması ve vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu eksik araştırmalara dayanılarak nafaka ve tazminatlar hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı BOZULMUŞTUR. |
| Ortak Yaşamın Devam Etmesiyle Affedilen Olayların Kusur Sayılamayacağı Ve Eşine İle Çocuğuna Fiziksel Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı erkek, kadının agresif olduğunu, şiddet uyguladığını, savurgan olduğunu ve kendisine bıçakla saldırdığını ileri sürerek boşanma ve 100.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin şiddet uyguladığını, koltukları bıçakla parçaladığını, hakaret ettiğini belirterek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile boşanma, velayet, tedbir-yoksulluk nafakası, 100.000,00 TL tazminat ve aile konutu şerhi verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece erkeğin kafasına sürahi ile vurulması ve bıçakla elinden yaralanması vakıaları ile erkeğin sürekli şiddet uygulaması gerekçe gösterilerek taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş, boşanmalarına, tazminat taleplerinin reddine ve kadın lehine 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kafasına sürahi ile vurulması olayından sonra tarafların ortak yaşama devam etmesi sebebiyle bu olayın affedilmiş sayılacağını, ayrılıkla sonuçlanan son olayda ise kesinleşen ceza mahkemesi kararı uyarınca erkeğin kadına yumruk attığını, ortak çocuğa bıçak savurarak yaraladığını tespit etmiştir. Erkeğin ağır kusurlu, kadının ise hakaret sebebiyle az kusurlu olduğuna karar verilerek kadın lehine 900,00 TL yoksulluk nafakası ile toplam 45.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |