Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Protokolü İle Araç Kullanım Hakkı Tanınan Kadının Aracın Satılması Nedeniyle Sadece Kararın Kesinleştiği Tarih İle Satış Tarihi Arasındaki Kullanım Kaybı Zararını İsteyebileceği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın eş; kesinleşen anlaşmalı boşanma kararı ve onaylanan protokol uyarınca kendisine kullanım hakkı bırakılan davalı adına kayıtlı aracın üçüncü kişiye satılarak kullanımının engellendiğini ve bu nedenle zarar gördüğünü belirterek tazminat talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; aracın mülkiyet sahibinin kendisi olduğunu ve protokolde tasarruf hakkını kısıtlayan bir hüküm bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; TMK m. 683 uyarınca mülkiyet hakkının sahibine tasarruf yetkisi verdiğini, protokolde tasarrufu engelleyici bir hüküm olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle davacının ancak boşanma kararının kesinleştiği tarih ile aracın satıldığı tarih aralığındaki kullanamamaktan doğan zararını talep edebileceğini vurgulayarak hükmü BOZMUŞTUR. |
| Boşanma Sonrası Çeyiz ve Ziynet Eşyalarının İadesi Davasında Mülkiyet Hakkına Dayalı İstihkak Taleplerinin Zamanaşımına Tabi Olmadığı Bedel Tazmininde İse 10 Yıllık Zamanaşımının Uygulanacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin boşandığı davalı eşinin konutunda kalan çeyiz, şahsi eşyalar ve katkıda bulunduğu mobilya eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibarıyla bedellerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 25]. Davalı Cevabı: Davalı asil, davacının dava açma hakkının bulunmadığını, boşanma davasında haklarını saklı tutmadığını, evi terk ederken tüm şahsi eşyalarını götürdüğünü ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir[cite: 25]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Pınarhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, TMK m. 178 gereğince boşanma kararından itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir[cite: 25]. Temyiz Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi; eşyaların aynen iadesi talebinin mülkiyet hakkına dayalı bir "istihkak davası" olduğunu ve zamanaşımına tabi bulunmadığını[cite: 25]; eşyaların aynen mevcut olmaması durumunda istenecek bedelin ise tazminat niteliğinde olup TMK m. 178'deki 1 yıllık süreye değil, BK m. 125 gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirtmiştir[cite: 25]. Boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin dolmadığını vurgulayan Yargıtay, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA karar vermiştir[cite: 25]. |