Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tam Kusurlu Olan Erkeğin Boşanma Davası Açamayacağı Ve Kadına Atfedilecek Kusur Bulunmadığı Halde Davanın Reddi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 52 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek vekili; davalının ortak konuttan ayrılıp kızının evine gittiğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, küfür, hakaret ve tehdit ettiğini ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı kadın vekili; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin müvekkiline küfür ettiğini, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını savunarak davanın reddini; aksi halde aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davacı erkeğin eşini az yakıt parası ödemek amacıyla kızının yanına gönderdiği, harçlık vermediği ve fiziksel şiddet uyguladığı, birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğu, kadının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, kadının da evden ayrılması ve küfretmesi sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğunu kabul ederek erkeğin istinaf başvurusunu kabul etmiş, boşanmaya, tazminat taleplerinin reddine ve kadın lehine aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının tamamen davacı erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklandığını, davalı kadına yüklenen kusurların soyut iddialardan ibaret olup ispatlanamadığını tespit etmiştir. Tamamen kusurlu olan eşin kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemeyeceği ilkesi uyarınca, davanın reddi gerekirken kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Düğünde Takılan Ziynet Eşyalarının Erkek Tarafından Bozdurulduğunun Tanıklık Beyanlarıyla İspatlanması Halinde Ziynet Alacağı Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 51 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, düğünde takılan 350 gr ağırlığında 20 adet bilezik, 30 gr set, 2 adet kelepçe bilezik ve 42 adet çeyrek altından oluşan ziynet eşyalarının evde muhafaza zorluğu gerekçesiyle kendisinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek ziynetlerin aynen iadesini, olmaması halinde 43.070,00 TL bedelin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek vekili, iddiaları inkar ederek ziynet eşyalarının hiçbir zaman kendisi tarafından alınmadığını, kadının evi terk ederken tüm takıları yanında götürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, kadının evi abisiyle birlikte terk ettiği ve takıların erkek zilyetliğine bırakıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş; temyiz üzerine Özel Daire tanık beyanlarının değerlendirilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Hukuk Genel Kurulu, davacı kadının dayandığı tanık beyanlarıyla ziynet eşyalarının güvenlik gerekçesiyle erkeğin ailesinin kasasına konulduğunu ve borçlar ile araba alımı için bozdurulduğunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatladığını kabul etmiştir. Direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kadın yararına BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 52 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının kendisine ve babasına hakaret ettiğini, aşırı kıskançlık göstererek telefonundaki kişilere mesajlar attığını belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin kendisini aşağıladığını, hakaret ettiğini, harçlık vermediğini, hastalığıyla ilgilenmediğini ve sosyal medyada başka kadınların fotoğraflarını beğendiğini ileri sürerek boşanma, aylık 5.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece; kadının erkeğin babasına hakaret ettiği ve sosyal medyada hakaret içerikli yorum yazdığı; erkeğin ise kadının göz hastalığıyla masraflı olduğu gerekçesiyle ilgilenmediği, harçlık vermediği, evdeki odaları gezerek erkek aramak suretiyle kadını ağır şekilde aşağıladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile boşanmalarına, erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın lehine 500,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk nafakası ile 80.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur gerekçesini düzelterek erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu yönündeki tespiti korumuş; nafaka miktarını az bularak kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tazminat miktarlarını ise fazla bularak toplam 60.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Dayanarak Açılan Tapu İptali ve Tescil Davasının Maktu Harca Tabi Olması Nedeniyle Davacı Lehine Maktu Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 59 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, kesinleşen boşanma protokolü gereğince taşınmazın kendisine devredilmesi gerektiğini belirterek davalı adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir[cite: 36]. Davalı Cevabı: Davalı erkek vekili; konut kredisinin devam ettiğini, kredi bedelinin düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur[cite: 36]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kahramankazan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar vermiştir[cite: 36]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi; davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 36]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak anlaşmalı boşanma protokolüne dayalı tapu iptal ve tescil davalarının maktu harca tabi olduğunu, bu nedenle davacı lehine nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönden DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR[cite: 36]. |
| Harici Taşınmaz Satış Bedelinin İadesi Talebinde İspat Yükü, Senetle İspat Zorunluluğu ve Göndereni Tespitedilemeyen WhatsApp Ekran Görüntülerinin Delil Başlangıcı Sayılamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 46 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı; davalıdan 175.000 TL karşılığında haricen taşınmaz satın aldığını, bedeli elden ödemesine rağmen tapunun devredilmediğini ve paranın iade edilmediğini belirterek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmiştir[cite: 31]. Davalı Cevabı: Davalı; ödeme yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini ve takibin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatını istemiştir[cite: 31]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi; ispat yükünün davacıda olduğu, senetle ispat sınırı gereği iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacının telefonunda bulunmayan ve göndereni belirlenemeyen WhatsApp ekran görüntülerinin delil başlangıcı sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 31]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; davacının iddiasını dosyadaki mevcut delillerle ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 31]. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; HMK m. 200 gereğince miktar itibarıyla senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, elektronîk mesajların delil başlangıcı sayılabilmesi için karşı tarafça gönderildiğinin tereddütsüz olması gerektiğini, davalının açık muvafakati olmaksızın tanık dinlenemeyeceğini ve sunulan ekran görüntülerinin delil başlangıcı niteliği taşımadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONANMASINA karar vermiştir[cite: 31]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 64 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |
| İnançlı İşlem ve Ödünç Verme İddiasında Banka Dekontları ile WhatsApp Görüşme Kayıtlarının Delil Başlangıcı Sayılması ve Tanık Dinlenmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 77 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; müvekkilinin oğlunun düğün masrafları için evini davalıya inançlı işlemle satış gösterip kredi kullandırttığını, kredi taksitlerini düzenli ödemesine rağmen taşınmazın banka tarafından icra yoluyla başkasına satıldığını, banka dekontları ve WhatsApp yazışmalarının delil başlangıcı olduğunu belirterek uğradığı zararın, borç verilen tutarların ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekili; taşınmazın gerçek bir satışla satın alındığını, davacının annesinin evde kiracı olarak oturduğunu, davacının ödemeleri kira bedeli olarak yaptığını, borç ve inançlı işlem iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; inançlı işlemin ve borç ilişkisinin somut, kesin ve yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi; WhatsApp kayıtları delil başlangıcı niteliğinde olsa da davalının savunmasının gerekçeli inkar olduğu ve ödemelerin kredi borcuna yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; davacı tarafından sunulan konut kredisi açıklamalı banka dekontları ile taraflar arasındaki borç ve tapu devri içerikli WhatsApp yazışmalarının HMK m. 199 ve 202 uyarınca delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, delil başlangıcının bulunması halinde inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını davacı yararına BOZMUŞTUR. |
| Bizzat Davalının İkrarını Duyan Komşu Tanığın Beyanı İle Ziynet Alacağının İspatı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 54 |
Oku
Dava Türü: Ziynet Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının davalı koca tarafından elinden alındığını belirterek aynen iadesini veya bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı koca, ziynet eşyalarının kadın tarafından götürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince, ziynet eşyalarının kadının üzerinde bulunmasının olağan olduğu ve kadının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kural olarak ziynetlerin kadının üzerinde olduğunun kabul edildiğini ancak somut olayda dinlenen komşu tanığın 'davalının ziynetleri kendisinin aldığını beyan ettiğini' aktardığını belirtmiştir. Tanığın aktarımının duyuma değil bizzat davalının ikrarına dayandığı ve kadının iddiasını ispatladığı gözetilerek davanın kabulü gerekirken reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Mal Ayrılığı Rejiminde Ev İçi Katkının İspatlanamaması Sebebiyle Onama Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 44 |
Oku
Dava Türü: Katkı Payı Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, evlilik birliği içinde alınan taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları, konfeksiyon ve temizlik işlerinde çalışarak elde ettiği gelirle katkıda bulunduğunu belirterek 150.000,00 TL katkı payı alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek, taşınmazın kendisine miras kalan malların satışından elde edilen gelirle alındığını, davacının parasal bir katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesi, mal ayrılığı döneminde yapılan katkının parasal bir değerle ispatlanması gerektiğini, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceğini ve tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitekimde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Mahkemece Usulüne Uygun Olarak Kaldırılan İhtiyati Tedbir Nedeniyle Hakimin Hukuki Sorumluluğunun Bulunmadığı Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 46 |
Oku
Dava Türü: Hâkimlerin Yargılama Faaliyetinden Dolayı Devlet Aleyhine Tazminat Davası (HMK m. 46) Davacılar Talebi: Davacılar vekili, tapu iptali ve tescil davası sonucunda lehlerine tesciline karar verilen bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin mahkemece usulsüz ve kendilerine bildirilmeden kaldırılması sonucu taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını ve zarara uğradıklarını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın Hazineden tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı Hazine vekili, hangi sorumluluk sebebine dayanıldığının belirtilmediğini, zaman aşımı bulunduğunu ve hâkimin hukuki sorumluluk şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla bakan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma sonrası verdiği kararı incelemiştir. Yapılan değerlendirmede; mahkemece ilamın ilgili bağımsız bölüm yönünden kesinleşmesi sonrasında ihtiyati tedbirin yasal düzenlemeler çerçevesinde kaldırıldığı, tedbirin kaldırılmasının tarafların talebine bağlı olmadığı ve taraflara bildirilmesi yönünde mahkemeye yüklenmiş bir görev bulunmadığı, HMK m. 46 anlamında hakimin sorumluluğunu gerektirir bir durumun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. |