Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Genel İbra İfadelerinin Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesini Kapsamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 25 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, tarafların evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz, araçlar ve şirket kar payı alacağına ilişkin olarak edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı alacağın tahsilini talep etmiştir. Cevap: Davalı vekili, tarafların anlaşmalı boşanma protokolü gereğince birbirlerinden başkaca maddi ve manevi tazminat taleplerinin olmadığını, bu beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olup kesin hüküm teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Kararı: İlk Derece Mahkemesi, protokoldeki beyanların ve mahkeme içi ikrarın boşanmanın fer'ileri dışındaki hususları da kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Özel Daire ve Direnme Süreci: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, anlaşmalı boşanma protokolündeki mali beyanların boşanmanın fer'ilerine yönelik olduğunu ve açıkça mal rejimini kapsamadığını belirterek kararı bozmuş; ancak İlk Derece Mahkemesi önceki kararında direnmiştir. Temyiz/Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi niteliğinde olmadığını, protokoldaki ibarelerin mal rejiminden feragati açıkça içermediğini belirterek Özel Daire bozma kararı doğrultusunda direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 21 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |
| Boşanma Sonrası Çeyiz ve Ziynet Eşyalarının İadesi Davasında Mülkiyet Hakkına Dayalı İstihkak Taleplerinin Zamanaşımına Tabi Olmadığı Bedel Tazmininde İse 10 Yıllık Zamanaşımının Uygulanacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin boşandığı davalı eşinin konutunda kalan çeyiz, şahsi eşyalar ve katkıda bulunduğu mobilya eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibarıyla bedellerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 25]. Davalı Cevabı: Davalı asil, davacının dava açma hakkının bulunmadığını, boşanma davasında haklarını saklı tutmadığını, evi terk ederken tüm şahsi eşyalarını götürdüğünü ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir[cite: 25]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Pınarhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, TMK m. 178 gereğince boşanma kararından itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir[cite: 25]. Temyiz Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi; eşyaların aynen iadesi talebinin mülkiyet hakkına dayalı bir "istihkak davası" olduğunu ve zamanaşımına tabi bulunmadığını[cite: 25]; eşyaların aynen mevcut olmaması durumunda istenecek bedelin ise tazminat niteliğinde olup TMK m. 178'deki 1 yıllık süreye değil, BK m. 125 gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirtmiştir[cite: 25]. Boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin dolmadığını vurgulayan Yargıtay, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA karar vermiştir[cite: 25]. |
| Zina Veya Hayata Kast Dışındaki Boşanmada Katılma Alacağının Azaltılamayacağı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 20 |
Oku
Dava Türü: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Artık Değere Katılma Alacağı Davacı Talebi: Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, malların kendi kazancı ile alındığını ve TMK 236/2 maddesi gereğince davacının katılma alacağı alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle TMK 236/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 236/2 maddesindeki katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması kuralının sadece Zina (TMK m. 161) veya Hayata Kast (TMK m. 162) nedeniyle verilen boşanma kararlarında uygulanabileceğini, temelden sarsılma veya haysiyetsiz hayat sürme gerekçeli boşanmalarda bu maddenin uygulanamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |