Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Müşterek Çocukların Eğitim Giderlerini Üstlenen Babanın Taahhüdünün Velayetin Anneye Değiştirilmesi Halinde de Geçerliliğini Koruyacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı anne vekili; anlaşmalı boşanma protokolü ve mahkeme kararı uyarınca müşterek çocukların tüm eğitim giderlerini üstlenen davalı babanın, velayet kendisine verildikten sonra bu giderleri ödemediğini, müvekkilinin çocukların mağdur olmaması için ödediği okul ve servis ücretlerinin rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmiştir[cite: 33]. Davalı Cevabı: Davalı baba vekili; velayetin anneye geçmesiyle protokoldaki yükümlülüğün sona erdiğini, kararın açık olmadığını ve fahiş harcamaların talep edildiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatını istemiştir[cite: 33]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 12. Aile Mahkemesi; velayet babada iken protokolle kararlaştırılan eğitim gideri yükümlülüğünün velayet anneye geçtikten sonra babayı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 33]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; babanın eğitim giderlerini üstlenme taahhüdünün velayet koşuluna bağlı olmadığını belirterek kararı bozmuş, İlk Derece Mahkemesi ise önceki kararda direnmiştir[cite: 33]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince onaylanan boşanma protokolünün bağlayıcı olduğunu, protokolde eğitim giderlerinden sorumluluğun velayet hükmünden bağımsız olarak düzenlendiğini, velayet değişse dahi babanın taahhüdü ile bağlı kalmaya devam edeceğini belirterek yerel mahkemenin direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 33]. |
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 21 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |
| Onur Kırıcı Davranış ve Pek Kötü Muamele Sebebiyle Boşanma Davasında Fiziki Şiddet ve Ağır Hakaretlerin Özel Boşanma Sebebini Oluşturacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek vekili; kadının kötü alışkanlıkları olduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarını ve velayetin kendisine verilmesini talep etmiştir[cite: 27]. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin şiddet uyguladığını, evi terk ettiğini ve son olarak fiziksel şiddette bulunduğunu belirterek erkeğin davasının reddini, kendi davasının ise TMK m. 162 uyarınca pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebiyle kabulünü talep etmiştir[cite: 27]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Silifke Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla); erkeğin davasını TMK m. 166/1 gereğince kabul etmiş, kadının davasını ise ceza dosyasına konu fiziki şiddet eylemlerine rağmen tarafların birlikte yaşamaya devam ettiği ve affettiği gerekçesiyle TMK m. 162 yönünden reddetmiştir[cite: 27]. Temyiz ve Direnme Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kadının TMK m. 162 uyarınca davasının kabulü gerektiği yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 27]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; erkeğin kadının saçını çekip boğazını sıkmak suretiyle fiziksel şiddet uygulamasının ve etrafta hakaret içerikli sözler söylemesinin TMK m. 162 anlamında onur kırıcı davranış teşkil ettiğini, kadının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını belirterek Özel Daire bozma kararı doğrultusunda direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 27]. |
| Boşanma Davasında Düğün Ziynetlerinin Aidiyeti, İspat Yükünün Değişmesi ve Yeni Yargıtay İçtihadı İlkesi Uyarınca Ziynet Alacağının Kabulü Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 17 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; erkeğin fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, düğün günü alınan ziynetlerinin iade edilmediğini belirterek boşanmalarına, velayete, maddi-manevi tazminata, tedbir ve yoksulluk nafakasına, ayrıca ziynet eşyalarının aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir[cite: 26]. Davalı-Karşı Davacı Erkek Cevabı: Erkek vekili; iddiaları reddederek kadının hakaret ettiğini, ev işleriyle ilgilenmediğini, ziynet eşyalarını yanına alarak evden ayrıldığını savunmuş; boşanma, velayet ve tazminat talepli karşı dava açmıştır[cite: 26]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Sivas 1. Aile Mahkemesi; tarafları eşit kusurlu kabul ederek her iki boşanma davasının kabulüne, velayetin anneye verilmesine, tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ile ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar vermiştir[cite: 26]. Ek kararla erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir[cite: 26]. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 26]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Dairenin ziynet eşyalarına ilişkin yeni ilkesel görüşünü hatırlatmış[cite: 26]; erkeğin mesajlarında "ziynetleri getireceğini" beyan etmesiyle ispat yükünün erkeğe geçtiğini, erkeğin ise ziynetleri kadına iade ettiğini kanıtlayamadığını belirtmiştir[cite: 26]. Bu doğrultuda ziynet alacağı davasının reddi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden kadının yararına BOZULMUŞ, diğer yönlerden ONANMIŞTIR[cite: 26]. |
| Affedilen Eylemlerin Kusur Sayılamayacağı ve Yoksulluk Nafakası Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 11 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Davalı Talebi: Davacı-davalı kadın, erkeğin davasının reddini, kendi davasının kabulü ile lehine yoksulluk nafakası ve tazminat verilmesini talep etmiştir. Davalı-Davacı Cevabı ve Talebi: Davalı-davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi boşanma davasının kabulünü talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince erkek tam kusurlu bulunarak davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise erkeğin mesaj atarak barışma isteğinin af sayılmayacağı, kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davası da kabul edilerek kadının nafaka ve tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin mesaj kayıtlarında eşini sevdiğini ve af dilediğini belirterek kadının önceki davranışlarını affettiğini, affedilen davranışların kusur yüklenemeyeceğini ve erkeğin tam kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının boşanma davası temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davası konusuz kalmış olup karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi, tam kusurlu erkek karşısında kadına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve maddi tazminat (TMK m. 174/1) ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Erkeğin Telefon Kayıtları Üzerinde Bilirkişi İncelemesi Yapılmaması Bozması | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması) Davacı-Davalı Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) sebebiyle boşanmaya karar verilmesini istemiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Kadın eş, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebebiyle karşı boşanma davası açmış; erkeğin başka kadınlarla telefonda görüştüğünü ileri sürmüştür. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin zinaya dayalı davası kabul edilmiş, kadının davası ise soyut tanık beyanları gerekçe gösterilerek reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının erkeğin başka kadınlarla telefonda görüştüğü iddiasına dayandığını ve mahkemeye erkeğin telefon kayıtlarının CD olarak sunulduğunu belirtmiştir. CD içerisindeki telefon kayıtlarının bilirkişi marifetiyle dökümünün yaptırılması, sık görüşülen numaraların araştırılması ve toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddedilmesini usule aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi hükmünü BOZMUŞTUR. |
| İkrarın Zina İspatına Yeterli Olmadığı Ve Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 16 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma Davası (Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması) Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, TMK m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya, tazminat ve nafakaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) ve terditli olarak evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle karşı boşanma davası açmıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince kadın zina sebebiyle ağır kusurlu sayılarak erkeğin zina davası kabul edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek erkeğin tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eve bir erkeğin kitap getirdiğine dair beyanının zinayı ispata yeterli ikrar sayılamayacağını, zinanın kanıtlanamadığını vurgulamıştır. Kadının sosyal medya paylaşımı ile güven sarsıcı davranışta bulunarak az kusurlu olduğu, erkeğin ise kadına ekonomik ve psikolojik şiddet uygulayarak ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Erkeğin zinaya dayalı davasının reddi ile kadının boşanması kesinleştiğinden erkeğin terditli davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kadın yararına kararı BOZMUŞTUR. |
| Telefonda Görüşmenin Zina Değil Güven Sarsıcı Behavıour Sayılacağı Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 35 |
Oku
Dava Türü: Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebeplerine Dayalı Boşanma Davası Davacı (Erkek) Talebi: Davacı erkek, eşinin başka bir erkekle görüşerek zina yaptığı iddiasıyla zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Kadın) Talebi: Davalı kadın zina iddiasını reddederek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davanın kabulü ile tarafların Zina (TMK m. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için cinsel ilişkinin varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanması gerektiğini hatırlatmıştır. Kadının başka bir erkekle telefonda konuştuğu sabit olsa da cinsel birleşmenin kanıtlanamadığı, bu eylemin zina değil "güven sarsıcı davranış" niteliğinde olup TMK m. 166/1-2 gereğince kusur teşkil ettiğini belirterek zina davasının kabulünü usule aykırı bulmuş ve kararı BOZMUŞTUR. |
| Zina Talebi Ve Islah Olmadan Zina Sebebiyle Boşanma Kararı Verilemeyeceği | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 10 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması Sebebine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı (Erkek) Talebi: Erkek eş, evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK m. 166/1-2) sebebiyle boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Kadın) Talebi: Kadın eş, evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle karşı boşanma davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların Zina (TMK m. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı bir davası ve usulüne uygun bir ıslahının bulunmadığını hatırlatmıştır. HMK m. 26 gereğince hakim taleple bağlı olup davanın açıldığı evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1-2) çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken zina sebebiyle boşanma kararı verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararı BOZMUŞTUR. |
| Barışmadan Sonra Zina Fiilinin İspatlanamaması Sebebiyle Davanın Reddi Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 8 |
Oku
Dava Türü: Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebeplerine Dayalı Boşanma Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166) ve zina (TMK m. 161) nedenlerine dayanarak boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek davanın reddini savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece tarafların zina (TMK m. 161) sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların barıştıkları 2013 yılı Ağustos ayından davanın açıldığı 16.02.2015 tarihine kadar erkeğin zina fiilini gerçekleştirdiğinin toplanan delillerle kanıtlanamadığını belirtmiştir. Zina davasının reddi gerekirken kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak hükmü BOZMUŞTUR. |