Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Bağlı Davadan Feragatin Tarafların Anlaşmalı Boşanmaktan Vazgeçmesi Halinde Geçersiz Sayılacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 10 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek tarafı boşanma davası açmıştır[cite: 34]. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın tarafı evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle karşı boşanma davası açmış, aşamalarda davasını anlaşmalı boşanma hükümleri çerçevesinde ıslah ederek karşı davasından feragat etmiştir[cite: 34]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 14. Aile Mahkemesi; erkeğin davasını kabul ederek TMK m. 166/1 uyarınca tarafların boşanmalarına, kadının karşı davasının ise feragat sebebiyle reddine karar vermiştir[cite: 34]. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, kadının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir[cite: 34]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının feragatinin anlaşmalı boşanma protokolünün gerçekleşmesi şartına bağlı olduğunu, tarafların duruşmada anlaşmalı boşanmak istemediklerini beyan etmeleriyle bu feragatin hukuken sonuç doğurmayacağını belirtmiştir[cite: 34]. Mahkemece taraf delillerinin toplanıp işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken kadının davasının feragat nedeniyle reddini usul ve yasaya aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR[cite: 34]. |
| Eşin Tehdit ve Baskısıyla Kabul Edilen Anlaşmalı Boşanma Protokolü Karşısında Yargılamanın İadesi Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; müvekkilinin davalı erkek eşin silahlı tehdit ve baskısı altında anlaşmalı boşanma protokolünü ve istinaftan feragat dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını, karara tesir eden hileli davranışlar bulunduğunu belirterek yargılamanın iadesine ve boşanma kararının tazminat ile mal rejimine ilişkin hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir[cite: 33]. Davalı Cevabı: Davalı erkek, dava dilekçesine cevap vermemiştir[cite: 33]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Amasra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi; davacının protokoldeki imzaya veya duruşmaya katılan kişinin kendisi olmadığına yönelik itirazının bulunmadığı ve HMK m. 375'teki yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir[cite: 33]. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir[cite: 33]. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin kadını ve çocuğunu ölümle tehdit ettiği iddiası üzerine ceza mahkemesinde yapılan yargılamada tehdit suçundan cezalandırıldığını ve bu kararın kesinleştiğini belirtmiştir[cite: 33]. Ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını ve kadının iradesinin serbestçe açıklanmadığının ispatlandığını vurgulayan Daire, yargılamanın iadesi talebinin kabulüyle esastan yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR[cite: 33]. |
| Anlaşmalı Boşanma Kararının İki Yıl Geçtikten Sonra Tebliğe Çıkarılmasının Dürüstlük Kuralına Aykırı Olduğu ve Temelden Sarsılma Olgusunun Gerçekleşmediğini Gösterdiği Gerekçesiyle Davanın Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 10 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı erkek, tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarını talep etmiştir. Davalı Cevabı ve Temyiz Talebi: Davalı kadın; gerekçeli kararın iki yılı aşkın süre sonra tebliğ edilmesi üzerine süresinde temyiz etmiş, dilekçesinde boşanmaktan vazgeçerek evliliklerini devam ettirme kararı aldıklarını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince 30.11.2015 tarihinde tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, gerekçeli karar iki yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 13.03.2018 tarihinde tebliğe çıkarılmıştır. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın iki yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılmasının evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı olgusunun gerçekleşmediğini gösterdiğini, ayrıca TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, boşanma iradesinin samimi olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmek üzere hükmü BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Kararı Kesinleşinceye Kadar İradeden Dönülebileceği ve Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Sürdürülmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 9 |
Oku
Davacı / Davalı Talebi: Taraflar TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmış, ancak davalı kadın kararı temyiz ederek anlaşmalı boşanma iradesinden dönmüştür. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, tarafların TMK m. 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki irade beyanından dönmesini engelleyen bir yasal düzenleme bulunmadığını, bu durumda davanın TMK m. 166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkemece taraflara dilekçelerin karşılıklı verilmesi, vakıa ve delillerini sunmaları için süre tanınıp ön inceleme ve tahkikat aşamaları tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm BOZULMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Kararının Aradan Sekiz Yıl Geçtikten Sonra Tebliğe Çıkarılmasının Hakkın Kötüye Kullanılması Olduğu ve Boşanma İradesinin Samimi Olmadığı Gerekçesiyle Davanın Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 10 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı erkek, tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı ve Temyiz Talebi: Davalı kadın; kararın sekiz yıl sonra tebliğ edilmesi üzerine süresinde temyiz başvurusunda bulunarak, aralarında anlaşarak gerekçeli kararı tebliğ almadıklarını, herkesin kendilerini evli bildiğini, Nisan 2018 tarihine kadar çocukları ile birlikte aynı konutta yaşayıp evlilik birliğini sürdürdüklerini belirterek boşanmak istemediğini ve hükmün bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesince 09.11.2010 tarihinde tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, ancak gerekçeli karar aradan sekiz yıl geçtikten sonra 19.04.2018 tarihinde tebliğe çıkarılmıştır. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kararın sekiz yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılmasının TMK m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, boşanma iradesinin samimi olmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmek üzere hükmü BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Beyanından Temyiz Dilekçesi İle Dönülmesi Halinde Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Görülmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 10 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın; TMK m. 166/1 uyarınca çekişmeli boşanma davası açmış, tahkikat aşamasında tarafların beyanlarıyla dava anlaşmalı boşanmaya çevrilmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; temyiz dilekçesi vererek anlaşmalı boşanmaya ilişkin irade beyanından döndüğünü bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, duruşmadaki beyanlar doğrultusunda tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davalının temyiz dilekçesiyle anlaşmalı boşanma iradesinden dönmesi karşısında, davanın TMK m. 166/1 uyarınca çekişmeli boşanma olarak ele alınması, delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolü Düzenlenmesi Halinde Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemeden Anlaşmalı Boşanmaya Karar Veremeyeceği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı; boşanma ve fer'ileri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; yerel mahkeme kararını temyiz etmiş, temyiz aşamasında taraflarca imzalanan anlaşmalı boşanma protokolünü ibraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, temyiz üzerine verilen bozma kararına uymasına rağmen, taraf vekillerinin mazeretlerini kabul ederek tarafları bizzat dinlemeden dosya üzerinden anlaşmalı boşanma kararı vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi gerektiğini, vekillerin mazereti kabul edilerek taraflar dinlenmeden karar verilmesinin ilama aykırı olduğunu belirterek hükmü BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Yer Alan İştirak Nafakasının Gerekçeli Kararda Onaylanmasına Rağmen Hüküm Fıkrasında Yer Almaması Halinde Tavzih Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma davası açmış, onaylanan protokolde yer alan ancak hüküm fıkrasına yansıtılmayan iştirak nafakasının tavzih yoluyla karara eklenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesi, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına ve protokolün onaylanmasına karar vermiş; ancak davacı kadının iştirak nafakasının hükme eklenmesi yönündeki tavzih talebini reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; protokolde müşterek çocuk için iştirak nafakası kararlaştırıldığı ve gerekçeli kararda protokol onaylandığı halde tavzih talebinin reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak yerel mahkeme kararını BOZMUŞTUR. |
| Boşanma Davasında Karardan Sonra Taraflarca Sunulan Yeni Anlaşma Protokolü Dikkate Alınarak Yeniden Karar Verilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın; boşanma ve fer'ileri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş, aşamalarda taraflarca düzenlenen ek anlaşma protokollerinin dikkate alınmasını istemiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; temyiz aşamasında taraflar arasında akdedilen yeni anlaşma protokolünün dikkate alınarak hükmün bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece bozma kararına uyularak tarafların 05.09.2013 tarihli protokolü doğrultusunda iştirak nafakasına ve protokolün onaylanmasına karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; karardan sonra taraflarca imzalanıp sunulan 08.06.2016 tarihli yeni anlaşma protokolünde gayrimenkullerin ortak çocuğa devri, bedelsiz kullanımı ve iştirak nafakasının artırılması hususlarının düzenlendiğini belirterek, bu yeni protokol doğrultusunda karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA karar vermiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Sonrasında Türk Medeni Kanunu'nun 174. Maddesi Uyarınca Maddi ve Manevi Tazminat İstenemeyeceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; evlilik süresince fiziksel şiddete uğradığını, ölümle tehdit edildiğini, o dönemki boşanma davasında baskı altında nafakadan vazgeçtiğini belirterek TMK m. 178 uyarınca 300,00 TL yoksulluk nafakası ile 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; davacı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve maddi durumunun yetersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla); zamanaşımı def'i bulunmadığından yargılamaya devam etmiş, önceki boşanma davasında nafakadan vazgeçildiği için yoksulluk nafakası talebini reddetmiş; ancak evlilik birliği içerisindeki fiziksel şiddet ve baskılar sebebiyle davacı yararına 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; anlaşmalı boşanma ile mali sonuçların nihai olarak çözüldüğünü ve tasfiye edildiğini, sonradan TMK m. 174 uyarınca tazminat istenemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi ise önceki boşanmanın TMK m. 166/1-2 uyarınca kabul yoluyla gerçekleştiği ve tazminatlardan feragat edilmediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; önceki boşanma davasının TMK m. 166/3 uyarınca tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle anlaşmalı boşanma şeklinde sonuçlandığını, anlaşmalı boşanma ile tarafların boşanmanın mali sonuçlarını nihai olarak tasfiye ettiklerini ve bu davalarda kusur tespiti yapılmadığı için sonradan yeni bir kusur araştırması yapılarak tazminat verilemeyeceğini vurgulayarak yerel mahkemenin direnme kararını BOZMUŞTUR. |