Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Müştekilerin Şikayetten Vazgeçtiği Gözetilmeden Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Sanığın Mahkum Edilmesi Ve Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmasının Kanun Yararına Bozmayı Gerektirdiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 41 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanığın savunması alınmamıştır. İlk Derece Kararı: Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her iki suçtan ayrı ayrı TCK m. 134/1 ve TCK m. 116/4 uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırmış ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar vermiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibinin şikayete bağlı olduğunu, duruşmada müştekilerin şikayetten vazgeçtiklerini, bu nedenle kamu davasının CMK m. 223/8 uyarınca düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hak yoksunluğunun uygulanmasındaki hukuka aykırılığı ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesini usul ve kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Tarafların Temyiz Dilekçesindeki Asıl İradesinin Şikayetten Vazgeçmeye Yönelik Olması Halinde Temyiz İncelemesi Yapılarak Kararın Düşme Amacıyla Bozulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 47 |
Oku
İddia ve Yargılama Süreci: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmiş; katılanın istinafı üzerine BAM 11. Ceza Dairesince eylemin haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz ve Dilekçe Aşaması: Temyiz aşamasında taraflar dilekçelerinde 'temyizden vazgeçtiklerini' belirtmekle birlikte, şikayetten vazgeçtiklerini ve davanın düşürülmesini istediklerini beyan etmişlerdir. Özel Daire, bu dilekçeleri temyizden vazgeçme sayarak incelemesizlik kararı vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise tarafların esas amacının şikayetten vazgeçme ile davanın düşürülmesini sağlamak olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Ceza Genel Kurulu; dilekçelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların dilekçelerindeki asıl iradenin suçun şikayete tabi olması nedeniyle davanın düşürülmesini teminen kararın bozulmasını sağlamak olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz incelemesine yer olmadığına dair kararını KALDIRMIŞ ve dosyanın esastan temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. |
| Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Mağdurun Kovuşturma Aşamasındaki Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 40 |
Oku
İddia ve Suç: Sanık hakkında, evinde misafir olan mağdurenin rızası dışında cinsel ilişki anındaki çıplak görüntülerini kaydetmesi eylemi nedeniyle görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece sanığın TCK m. 134/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; TCK m. 134 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının TCK m. 139/1 uyarınca şikayete tabi olduğunu belirtmiştir. Mağdurun kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da buna karşı koymadığı anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ve TCK m. 139/1, m. 73/1 ile CMK m. 223/8 uyarınca kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir. |
| Avukatın Vekillik Görevini İfa Ederken Ceza Dosyasına Sunduğu Sağlık Kayıtları Nedeniyle Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme Suçundan Beraat Etmesi ve CMK 223-2-a Maddesinin Uygulanması Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 45 |
Oku
Suç İddiası: Sanık avukat hakkında, cinsel taciz dosyasında müvekkilinin oğlundan temin ettiği katılana ait hastane kayıtlarını savunma amacıyla mahkemeye sunması nedeniyle 5237 sayılı TCK m. 136/1 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmıştır[cite: 35]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece sanığın TCK m. 136/1 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir[cite: 35]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, evrakları delil niteliğinde görüp dosyaya sunan sanık avukatın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını kaldırarak sanığın beraatine karar vermiştir[cite: 35]. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sanık avukatın kast veya taksirinin bulunmadığını, eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararını yerinde bulmuştur[cite: 35]. Ancak beraat gerekçesi 'suçun unsurlarının oluşmaması' olduğundan uygulanan kanun maddesinin CMK m. 223/2-c yerine CMK m. 223/2-a olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir[cite: 35]. |
| Ceza Sorumluluğu Olmayan 12 Yaşından Küçük Çocuğun Kandırılarak Evdeki Eşyanın Satın Alınması Eyleminin Dolandırıcılık Değil Hırsızlık Suçunu Oluşturacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 23. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 43 |
Oku
Dava Konusu Olay: Sanık, 8 yaşındaki çocuğun "anneme sürpriz yapacağım, evdeki buzdolabını satmak istiyorum" şeklindeki teklifini kabul ederek eve girmiş, çocuğa 25 TL verip buzdolabını alıp götürmüştür. Sanık hakkında dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini dolandırıcılık ve konut dokunulmazlığını ihlal olarak değerlendirmiş; konut dokunulmazlığını ihlalden HAGB kararı verirken dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz İncelemesi ve Sonuç: Yargıtay 23. Ceza Dairesi; HAGB kararlarına karşı temyiz değil itiraz yolunun açık olduğunu belirterek ilgili kısmı mahalline iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden ise; 12 yaşını bitirmemiş çocukların aldatılmaya elverişli bir iradelerinin ve algılama yeteneklerinin bulunmadığını, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. Sanığın eyleminin TCK m. 142/1-b uyarınca hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi ve hak yoksunluklarının hatalı uygulanması gerekçeleriyle mahkumiyet kararı sanık yararına BOZULMUŞTUR. |
| Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 48 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekilleri; sanıkların olası kastla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğini ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri, atılı suçlamaları reddederek beraat ve reddiyat taleplerinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ın olası kastla nitelikli öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan TCK m. 98/2 uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanık ... hakkındaki cezayı ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre düzelterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; maktulün kendi iradesiyle uyuşturucu kullandığı, sanıkların durumu görmelerine rağmen vakit kaybetmeksizin sağlık kuruluşuna haber vermedikleri olayda eylemin yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK 98/2) oluşturmasını ve olası kastla öldürmeden verilen beraat kararını uygun bulmuştur. Sanık ...'in ceza miktarı nedeniyle temyiz talebini REDDETMİŞ; katılan vekilinin olası kast yönünden temyizini ONAMIŞ; ancak mahkumiyet alan sanık ... yönünden katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Düğün Eğlencesinde Silahla Ateş Edilmesi Sonucu Seken Mermiyle Yaralanma Olayında Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 42 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekili, sanık hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini belirterek verilen hükmü temyiz etmiştir. Davalı/Sanık Savunması: Sanık müdafii, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, suç vasfının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın kalabalık ortamda birilerinin yaralanabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği, suç vasfının olası kastla yaralama olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy yazısında ise eylemin bilinçli taksir sınırları içinde kaldığı savunulmuştur. |
| Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Haksız Tahrik ve Kazanılmış Hak Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 48 |
Oku
Davacı/İddia Makamı Talebi: Kamu davasında sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri; meşru savunma koşullarının oluştuğunu, eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğunu, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığını ve suç unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma kararı sonrasında sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası tayin etmiş; 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesindeki kazanılmış hak kuralı gereğince cezaların 3 yıl 20 gün hapis cezası üzerinden infazına karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, suçta kullanılan aletlerin elverişliliği, atış mesafesi, hedef alınan vücut bölgeleri ve haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarını reddederek İlk Derece Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Örgütsel Saikle Tahliye Kararı Verilmesi Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 48 |
Oku
Suç Türü: Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257/1) Sanık Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanık hâkim, nöbetçi olduğu gün usulsüz dinleme iddiasıyla tutuklu bulunan polis memurları hakkında verdiği tahliye kararının hukuki takdir hakkı kapsamında olduğunu, örgüt talimatıyla hareket etmediğini ve beraat etmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sanık hâkimin görevi kötüye kullanma suçundan TCK'nın 257/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/1-5 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Ceza Genel Kurulu, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmasını, usulsüz dinleme suçundan tutuklanan polis memurlarını Kurban Bayramı nöbetinde örgütsel saikle tahliye etmesini takdir hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Delillerin takdirinde keyfilik göstererek şüphelilere menfaat sağladığını ve görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini belirten Ceza Genel Kurulu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararının ONANMASINA karar vermiştir. |
| Sağlık Raporları Arasındaki Çelişki Nedeniyle Ceza Ehliyetinin Üst Kurulca Tespiti Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 43 |
Oku
Suç Türü: Nitelikli Kasten Öldürme Sanık Müdafii Talebi: Sanık müdafii, sanığın zeka geriliği rahatsızlığı sebebiyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini ve illiyet bağı bulunmadığından eylemin kasten yaralama olarak değerlendirilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında TCK 82/1-d, 62 uyarınca müebbet hapis cezası verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hastane sağlık kurul raporunda sanığa 'zeka geriliği' tanısı konularak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı belirtilmesine karşın Adli Tıp İhtisas Kurulunca ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğini, raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu belirtmiştir. TCK'nın 32. maddesi kapsamında sanığın akıl hastalığı ve ceza ehliyeti durumunun Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak netleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |