Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Soyut Suç Atması ve Yetersiz Delil Sebebiyle Beraat Yerine Mahkumiyet Kararı Verilmesinin Hukuka Aykırılığı Hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 28.09.2026 | 30 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Mağdurun evinden ziynet eşyalarının çalınması olayı ile ilgili olarak, hakkında ayrı takibat yürütülen diğer şahsın soyut iddiası üzerine, çalınan ziynet eşyalarını satın aldığı iddiasıyla sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan (TCK m. 165/1) açılan davada sanığın mahkumiyetine karar verilip verilemeyeceğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasına ilişkindir. Müşteki (Mağdur) Talebi: Mağdur, evinden ziynet eşyalarının çalındığını, bakıp büyüttüğü manevi oğlundan şüphelendiğini ve şahsın takıları kuyumcuya sattığını söylemesi üzerine şikayetçi olmuş; ancak daha sonradan zararının sanık tarafından karşılanması sebebiyle şikayetini geri almıştır. Davalı (Sanık) Cevabı / Savunması: Kuyumcu işleteni olan sanık aşamalarda; suça konu ziynet eşyasını satın almadığını, işletmesinde yalnız çalıştığını, güvenlik kamerası görüntülerinde iddia edilen şahsın iş yerine gelmediğini, kamera kayıtlarındaki zaman boşluklarının teknik kesintilerden kaynaklandığını, suçlamaları kabul etmediğini ve beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanığın TCK m. 165/1 uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hakkında hırsızlık suçundan ayrı dava açılan diğer şahsın soyut suç atması dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Yerel mahkemenin direnme kararı vermesi ve direnme üzerine yapılan incelemeler sonucunda dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu; sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi, suça konu ziynet eşyalarının iş yerinde ele geçirilmemesi, teşhis ve yüzleştirme yaptırılmaması ve zararın karşılanmasının suçu kabul anlamına gelmeyeceği gerekçeleriyle beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkemenin direnme kararının BOZULMASINA karar vermiştir. |
| Maddi Zarar Doğurmayan İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Somut Zarar Belirlenmeden Zararın Karşılanmadığı Gerekçesiyle HAGB Uygulanmamasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 50 |
Oku
Davacı (Müşteki/Katılan) Talebi: Katılan, vekili sıfatıyla dosyasını takip eden sanık avukatın bozma sonrası verilen kararı temyiz etmeyerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ve cezalandırılması gerektiğini iddia etmiştir. Davalı (Sanık) Cevabı: Sanık avukat; katılan aleyhine reddedilen kısmın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında olduğunu, temyiz edilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, katılanın kararın temyizi yönünde talimatı ve vekalet ücreti ödemesi bulunmadığını belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını ve beraatına karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilerek ertelenmesine ve zararın karşılanmadığı gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi; HAGB için aranan zarar koşulunun somut ve belirlenebilir maddi zarar olduğunu, somut eylem nedeniyle oluşan maddi zararın nelerden ibaret olduğu denetime imkan verecek şekilde kararda tartışılmadan 'katılanın zararı karşılanmamış olduğundan' şeklindeki yasal ve yetersiz gerekçeyle HAGB uygulanmamasını ve suç tarihinin kararda hatalı gösterilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Ev Sahibinin Kesinleşen Tahliye Kararını İcraya Koymadan Kiracının Evine Çilingirle Girip Kilidi Değiştirmesi Sebebiyle Konut Dokunulmazlığını İhlal Ve Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçlarına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 68 |
Oku
Davacı (Kullanıcı/Müşteki/Katılan) Talebi: Kiracı olan katılan, kira borcu ve tahliye davası süreci devam ederken ev sahibi sanığın eve girerek kapı kilidini değiştirdiğini ve içeri girmesini engellediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir. Davalı (Sanık/Şüpheli) Cevabı: Sanık müdafii; kiracının kira borcunu ödememesi üzerine tahliye davası açıldığını ve kararın alındığını, katılanın evi boşalttığını komşulardan ve avukatından teyit ederek eve girdiğini, evin boş ve oturulamaz halde olması sebebiyle konut vasfı taşımadığını, ev sahibi olması nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın kesinleşen tahliye kararını yasal icra yollarından infaz etmek yerine çilingirle eve girip kilit değiştirmesini hukuka aykırı bularak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının ONANMASINA; hakkı olmayan yere tecavüz suçunda ise temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasını çelişki kabul ederek hükmün adli para cezası yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Belediye Başkanı Ve Milletvekillerine Eskişehirspor Nedeniyle Hakaret Edilmesinde Görev Nedenselliği Bulunmadığı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 44 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla Eskişehir Milletvekilleri [A. B.] ve [C. D.] ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı [E. F.]'e hakaret ettiği iddiasıyla kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme şekilde alenen hakaret (TCK m. 125/1-4, 125/3-a, 43) ve imam atamalarına ilişkin paylaşımı nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte suç işleme kastı bulunmadığını belirterek beraatini talep etmiş; temyiz dilekçesinde ise hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın her iki suçtan mahkumiyetine ve cezaların ertelenmesine karar verilmiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi ise halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan beraat kararı vermiş, kamu görevlisine hakaret suçundan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan verilen beraat kararını ONAMIŞTIR. Kamu görevlisine hakaret suçu yönünden ise; mağdur ve katılanların Eskişehirspor yönetimi ile resmi bir görev bağı bulunmadığından eylemin görevden dolayı işlenmediğini, bu nedenle cezanın TCK m. 125/1-4 maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğini ve şartları oluşan HAGB hususunda bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Mağdur Beyanındaki Çelişkiler ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Cinsel İstismar Suçundan Beraat Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 39 |
Oku
Suç Türü: Çocuğun Nitelikli/Basit Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Katılan / Mağdur Talebi: Mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve mahkûmiyet kararının onanmasını talep etmişlerdir. Suça Sürüklenen Çocuk Savunması: Suça sürüklenen çocuk müdafii, suçlamaları kabul etmeyerek olayın vukubulduğu iddia edilen tarihlerde yatılı okulda olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve iftiraya uğradığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Süreci: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Direnme kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu; olayın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra adli mercilere intikal etmesi, mağdurun eylemin gerçekleştiği yer ve sayı hususundaki çelişkili beyanları ve görgü tanığının bulunmaması karşısında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince suçun sabit olmadığını belirterek direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |