Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Kontak Anahtarı Üzerinde ve Kilitsiz Araç Çalma Eyleminin Basit Hırsızlık Suçunu Oluşturacağına ve Suç Vasfında Yanılgıya Düşülemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 03.10.2026 | 33 |
Oku
Dava; kapıları kilitsiz ve kontak anahtarı üzerinde park hâlinde bulunan kamyonetin çalınması eyleminde uygulanacak suç vasfının (nitelikli hırsızlık - basit hırsızlık) belirlenmesine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, sanığın/suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi sonrasında Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi yaptığı incelemede; kontak anahtarı üzerinde ve kilitsiz vaziyette park edilmiş olan aracın çalınması eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Mahkemece suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca fazla ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bularak İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Düğünde Etnik Sloganlar Atarak Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme Ve Tehdit Suçlarının Yargılaması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 46 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında, katılanın kız kardeşinin nişan töreninde Kürtçe müzik çalınması üzerine etnik sloganlar atarak topluluğu kışkırttığı ve sonrasında mağdurun evinin önüne giderek tehdit ettiği iddiasıyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1) ve tehdit (TCK m. 106/1) suçlarından kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz dilekçesinde, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını ve beraatine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Biga Asliye Ceza Mahkemesince sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB kararı verilmiş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hükümler açıklanmıştır. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. Tehdit suçu yönünden ise suçun sonradan uzlaşma kapsamına alınması (CMK m. 253) ve lehe olan basit yargılama usulünün (CMK m. 251) uygulanması zorunluluğu karşısında kararı BOZMUŞTUR. |
| Uzlaştırma Teklifinin Telefonla Yapılamayacağı Ve Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan İletişim Kurulamadığından Bahisle Uzlaşmanın Sağlanamadığına Karar Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 6. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.09.2026 | 38 |
Oku
Dava ve Talep: Tehdit suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK m. 106/1-1 uyarınca açılan davada Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma ihbarında bulunulmuştur. Cevap ve Savunma: Dosya kapsamında kanun yararına bozma ihbarına ilişkin işlemler yürütülmüştür. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının TCK m. 58/6 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 6. Ceza Dairesi; uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosunca gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi gerekçesiyle uzlaşma sağlanamadığına dair rapor düzenlenmesini hukuka aykırı bulmuştur. Uzlaştırma teklifinin telefonla yapılması imkanının bulunmadığı, taraflara öncelikle açıklamalı ihtar içeren tebligat yapılması, tebligatın dönmesi halinde ise MERNİS şerhi verilerek Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın kanun yararına bozma sonucu kesinleşme tarihinin değişmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ifade edilmiş ve karar sanık yararına BOZULMUŞTUR. |