Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Karayolunda Trafik Kazasından Doğan Tazminat Davalarında Görevli Yargı Yolu Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı | Uyuşmazlık Mahkemesi | Av. Mücahit Çelik | 04.10.2026 | 33 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık: Davacılar, araçlarıyla sevk ve idare halindeyken yolun eğimli, virajlı ve kaygan olması, uyarı levhaları ile bariyer bulunmaması nedeniyle meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davalı idarenin hizmet kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştır. Mahkemelerin Yaklaşımı ve Başvuru Süreci: Adli yargı (Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi), idarenin hizmet kusuruna dayalı davaların idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. İdari yargı (Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi) ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca karayollarındaki trafik kazalarından doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Bunun üzerine adli ve idari yargı kararları arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmuştur. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi hükmü ve Anayasa Mahkemesinin söz konusu maddenin iptali istemini reddeden 26/12/2013 tarihli kararı uyarınca, kamu araçlarının sebep olduğu veya kamu idarelerinin sorumluluğunda bulunan karayollarındaki trafik kazalarından doğan tazminat davalarının adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu doğrultuda adli yargı yerinin görevsizlik kararı kaldırılmıştır. |
| Belediyenin Sorumluluğundaki Yolda Meydana Gelen Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarında Görevli Yargı Yeri Hakkında Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı | Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü | Av. Mücahit Çelik | 04.10.2026 | 55 |
Oku
Özet: Davalı Belediyenin sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Taraflar ve Uyuşmazlık: Davacı, polis ekip aracı içerisinde yolcu olarak seyir halindeyken karşı yönden gelen araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaralandığından bahisle uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla dava açmıştır. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi davanın görev yönünden reddine karar vermiş, ardından Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi de sorumluluğun idarenin hizmet kusuruna dayandığı gerekçesiyle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi ve Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin emsal kararı doğrultusunda; karayollarında can ve mal güvenliği yönünden oluşan trafik kazalarından doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğine karar vererek Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddine ve adli yargı yerinin görevli olduğuna oy birliği ile kesin olarak karar vermiştir. |
| Sözleşmeli Erin Hava Değişimi Süresi Sebebiyle Sözleşmesinin Feshedilmesi İşlemine Karşı Açılan Davada Süre Aşımı Nedeniyle Red Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 19.09.2026 | 39 |
Oku
Davacı Talebi: Bir yıl içerisinde hava değişimi ve istirahat raporu sürelerinin 3 ayı geçtiğinden bahisle 6191 sayılı Kanun uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07/03/2019 tarihli işlemin iptali ve yoksun kaldığı tüm mali haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davanın yasal süre içinde açılmadığını, esas yönünden ise sözleşmeli erlerin sürekli hizmet gereksinimi nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz isteminin kabulünü ve kararın bozulmasını savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesi, idarenin fesih konusunda bağlı yetki içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise davacının rahatsızlığının (rotator kuf sendromu) uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi kararını kaldırarak işlemin iptaline ve mali hakların ödenmesine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, fesih işleminin davacıya ne zaman tebliğ edildiği tam netleştirilememiş olsa da davacının idareye verdiği 12/09/2019 tarihli dilekçesi ile fesih işleminden haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7 ve 11. maddelerindeki yasal süreler geçirildikten sonra (29/01/2020 tarihinde) açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi gerekirken işin esasına girilerek iptal kararı verilmesini hukuka aykırı bularak Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Geçirilmiş Anksiyete Bozukluğu Tanısı Sebebiyle Sözleşmeli Uzman Erbaş Adaylığının Reddi İle Sağlık Yeteneği Yönetmeliği İptali İstemine İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 18.09.2026 | 52 |
Oku
Davacı Talebi: Sözleşmeli uzman erbaş alımı sınavlarında başarılı olan davacı, 'geçirilmiş anksiyete bozukluğu' tanısı sebebiyle sağlık şartlarını taşımadığından bahisle başvurusunun reddine ilişkin idari işlemin, buna dayanak oluşturan iki ayrı Sağlık Kurulu raporunun ve TSK, Jandarma Gn.K. ve S.G.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin Ek-C Hastalıklar Listesi III-16/A-1 maddesinin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idareler, davanın süresinde açılmadığını, askerlik mesleğinin özelliği gereği uzman erbaş olarak alınacak personelde aranacak sağlık şartlarının yönetmelikle düzenlenmesinin hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkeme Süreci: Dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay Onikinci Dairesinde incelenmiştir. Temyiz / Nihai Karar: Danıştay Onikinci Dairesi, atanmanın kabulü veya reddine ilişkin asıl işlemin hazırlayıcı işlemi niteliğinde olan sağlık kurulu raporlarının iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin REDDİNE; askerlik mesleğinin niteliği gereği düzenlenen Sağlık Yeteneği Yönetmeliği maddesi ile bu hükme dayanılarak tesis edilen uzman erbaşlık başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlem yönünden ise davanın REDDİNE Danıştay İdari Dava Dairesi Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar vermiştir. |
| Vazife Malulü Sayılma Talebinin Reddine Karşı Açılan Davada İdari İşlemlerin ve Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Hükümlerinin Hukuka Uygun Olduğuna İlişkin Danıştay Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 39 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında terör saldırısı sonucu yaralandığını, sağlık durumunun görevini yapmaya elverişli olmaması sebebiyle vazife malulü sayılması talebinin reddine ilişkin idari işlemlerin, bu işlemlerin dayanağı olan TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 49. maddesinin 2. cümlesinin ve Yönetmelik ekindeki rütbeye göre farklı işlem tesisini içeren kısımların iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı idareler vekilleri, vazife malullüğüne ilişkin nihai karar verme yetkisinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ait olduğunu, mevzuata aykırı şekilde yapılan işlemlerin geri alındığını, yürütülen görev ve rütbe farklılıklarının maluliyet değerlendirmesinde esaslı bir kriter olduğunu belirterek davanın ve iptal taleplerinin reddini savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Süreci: Dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan Danıştay Onikinci Dairesinde açılmış ve yargılama ilk derece mahkemesi olarak Danıştay bünyesinde yürütülmüştür. Temyiz/İlk Derece Kararı: Danıştay Onikinci Dairesi, vazifenin sebep ve tesiriyle yaralanan personelin sağlık durumunun değerlendirilmesinde heyete çıkarıldığı tarihteki rütbesinin esas alınmasında ve rütbelere göre farklı sağlık kriterleri belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını; ayrıca davacı hakkında 'sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun kadro ve görev yerlerinde görev yapar' kararı verildiği için vazife malulü sayılmamasına ilişkin idari işlemlerin mevzuata uygun olduğuna karar vererek davanın REDDİNE oybirliğiyle karar vermiştir. |
| HAGB İle Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazına Karşı Açılan Davanın Adli Yargının Görevinde Olduğu Kararı | Danıştay 8. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 48 |
Oku
Dava Türü: Zoralımına (Müsaderesine) Karar Verilen Konteynerin Teslimi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, orman alanına konteyner koymaktan hakkında açılan ceza davasında verilen HAGB kararı ile birlikte zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin idareye teslimi aksi halde masrafların tahsil edileceğine ilişkin Orman İşletme Şefliği işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, ormanlık alandaki kaçık yapılaşmaya el koyma yetkisi uyarınca işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince HAGB kararına bağlı zoralım kararının da askıda olduğu ve infaz kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise idarenin ormanlık alanı koruma yetkisi dahilinde davanın reddine karar vermiştir. Temyiz (Danıştay 8. Dairesi) Kararı: Danıştay 8. Dairesi, adli yargı ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen müsadere kararının infazına yönelik idari bildirimin bağımsız bir idari işlem sayılamayacağını, uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek davanın görev yönünden reddi gerekirken esasa girilerek karar verilmesini hatalı bulmuş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |