Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Is Kazasi Tazminat Davasinda Manevi Tazminatin Bolunemezligi Ilkesi Ve Taleple Baglilik Yargitay Karari | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 13 |
Oku
Taraflar: Davacı işçi ile davalı şirketler (asıl işveren [Şirket A] ve alt işveren [Şirket B]). Uyuşmazlık: İş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, manevi tazminatın talep miktarını aşacak şekilde davalılar aleyhine ayrı ayrı hükmedilip hükmedilemeyeceği ve takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup olmadığı. Mahkemenin Gerekçesi ve Yargıtay Değerlendirmesi: Manevi tazminat, haksız eylem sonucu uğranılan kişilik değerlerindeki azalmanın karşılığıdır ve bir defada istenmesi gerekir; bölünüp parçalanamaz. HMK m. 26 uyarınca hakim talep sonucuyla bağlıdır. Davacı toplam 40.000 TL manevi tazminat talep etmişken, mahkemenin talebi aşacak şekilde davalılar aleyhine ayrı ayrı 25.000 TL (toplam 50.000 TL) manevi tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca takdir edilen manevi tazminat tutarı tatmin duygusu ve caydırıcılık ölçütleri dikkate alındığında fahiştir. Sonuç: Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir. |
| Is Kazasi Sonrasi Maluliyet Oraninin Artmasi Halinde Manevi Tazminat Ve Faiz Baslangici Yargitay Karari | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 8 |
Oku
Taraflar: Davacı sigortalı ile davalı işveren. Uyuşmazlık: İş kazası sonucu ilk dava ile belirlenen maluliyet oranının (%13) zaman içerisinde artması (%24) nedeniyle açılan ek maddi ve manevi tazminat davasında, maluliyet artışında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, manevi tazminatın bölünebilirliği ilkesi ve faiz başlangıç tarihinin tespiti. Mahkemenin Gerekçesi ve Yargıtay Değerlendirmesi: Manevi tazminat kural olarak bölünemez ise de zararın zaman içinde gelişip artması halinde oluşan fark maluliyet için ayrı dava açılabilir. Mahkemece maluliyet artışında davacının tedavisini aksatması veya başka işte çalışması gibi bir kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, doktor bilirkişiden rapor alınmalıdır. Ayrıca haksız fiilden doğan faiz kaza tarihinden başlasa da, gelişen durum nedeniyle ortaya çıkan maluliyet artışına ilişkin tazminata faizin artışın gerçekleştiği tarihten itibaren işletilmesi gerekmektedir. Sonuç: Eksik inceleme ve hatalı faiz başlangıcı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir. |
| İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Davasında Noter Onaylı İbranamenin Geçerliliği ve Borcun Sona Ermesi | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 11 |
Oku
Karar Özeti: Dava, iş kazası sonucu %55 oranında malul kalan işçinin maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilen dava, noter onaylı ibranamedeki ödeme miktarı ve zararın karşılanma durumu gözetilerek Yargıtay tarafından bozulmuştur. |
| İş Kazası Sonrası Alınan İbraname ve İş Kazasının Tespiti Esasları | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 13 |
Oku
Karar Özeti: Dava, davacı işçinin iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece verilen ibra nedeniyle davanın reddi kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştur. |
| Trafik Kazası Tazminat Davasında SGK Geçici İş Göremezlik Ödemesinin Mahsubu Emniyet Kemeri Müterafik Kusur ve Hatır Taşımacılığı İndirimi Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 8 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek maddi tazminat ödenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuş; ayrıca SGK tarafından yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmayarak müterafik kusurlu olduğunu ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulü ile 225.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 6.814,80 TL bakıcı giderinin tahsiline, hatır taşıması sebebiyle %10 oranında indirim uygulanarak karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay, mükerrer ödemeyi önlemek adına SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tazminattan indirilmesi gerektiği, emniyet kemeri takılmamasının yaralanmaya etkisinin araştırılarak müterafik kusur indirimi yapılması hususunun tartışılmadığı ve hatır taşıması indiriminin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak %20 oranında uygulanması gerektiği gerekçeleriyle kararı davalı yararına bozmuştur. |
| Rücuan Tazminat Davasında Hatır Taşımacılığı İndirimi Araştırması Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı SGK, trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin rücuan davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı tarafça sunulan özel bir cevap özeti yer almamaktadır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İş Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay, davalı sürücü ile ölen sigortalının akraba olması ve cenazeden birlikte dönmeleri karşısında, taşımanın ivazsız ve sırf yolcunun yararına gerçekleşip gerçekleşmediği (hatır taşımacılığı) araştırılarak sonucuna göre tazminattan indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı davalı yararına bozmuştur. |
| Motosikletli Çalışanın Karıştığı Trafik Kazasında İşverenin Sorumluluğu ve İlliyet Bağı Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette motosikletli tahsilat elemanı olarak çalıştığı sırada, kırmızı ışık ihlali yapan bir minibüsün çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini ve malul kaldığını, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığını ve çalışanları yarıştırdığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı Cevabı: Davalı vekili, kazaya plakası alınamayan üçüncü bir aracın kırmızı ışıkta geçerek sebebiyet verdiğini, davacının tedavi masraflarının karşılandığını, iyileştikten sonra kendi isteğiyle sulh ve ibraname imzalayarak işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Yerel Mahkeme Kararı: İlk Derece Mahkemesi, olayın iş kazası olduğunu, davalı işverenin %15, kural ihlali yapan minibüsün %75, davacının ise %10 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Özel Daire ve Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, kazanın tamamen plakası tespit edilemeyen üçüncü kişinin ağır kusuru (kırmızı ışık ihlali) sonucu gerçekleştiğini, bu durumun işveren ile kaza arasındaki illiyet bağını kestiğini belirterek kararı bozmuştur. Yerel mahkemenin direnme kararı üzerine konuyu inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğine ve işverenin sorumluluğunun bulunmadığına hükmederek direnme kararını bozmuştur. |
| %100 Kaçınılmazlıktan Kaynaklanan İş Kazasında İşverenin Hakkaniyet Sorumluluğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, maden ocağında meydana gelen iş kazası sonucu sakatlanması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar vekili, kazanın %100 kaçınılmazlık (kötü tesadüf) sonucu gerçekleştiğini, işverene atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve Direnme Kararı: Yerel Mahkeme, kazanın %100 kaçınılmazlıktan kaynaklandığı ve işverenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Özel Dairenin bozma ilamına karşı direnmiştir. Temyiz (HGK) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, olayın tamamen kaçınılmazlıktan kaynaklanması durumunda zararın sadece işçiye yüklenemeyeceğini; sosyal devlet ilkesi, işçinin korunması ve hakkaniyet gereği (TBK m. 51) işverenin %60, işçinin %40 oranında sorumlu tutulması gerektiğini belirterek Yerel Mahkemenin direnme kararını bozmuştur. |
| İş Kazasından Kaynaklanan SGK Rücu Davasında Gerçek Zarar Hesabı ve TRH2010 Tablosu Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 13 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, tedavi masrafları ve geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan Kurum zararının davalı işverenden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini (rücuan tazminat) talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece ve İstinaf Kararı: İlk Derece Mahkemesi, işverenin %80 kusurlu olduğu tespitiyle ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde davanın kabulüne karar vermiştir. Davacı Kurum'un sigortalının kusursuz olduğu yönündeki istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, rücu alacağında tavan sınırın belirlenmesi için 5510 sayılı Kanun m. 21 çerçevesinde gerçek zarar tavan hesabı yapılması gerektiğini; bakiye ömrün TRH2010 tablosuna göre tespiti ve devre başı %5 iskonto oranı uygulanarak yönteme uygun gerçek zarar hesabı yapılıp gelirin ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılması gerektiğini belirterek kararı davacı Kurum yararına bozmuştur. |
| İş Kazasında Adi Ortaklık Asıl İşverenin Alt İşverenle Birlikte Müteselsil Sorumluluğu Yargıtay Kararı | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 16 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı işçi, 20/01/2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %36,2 oranında malul kalmasından doğan maddi ve manevi tazminatın davalılardan ödetilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar davanın reddini savunmuş, tünel yapım işini üstlenen adi ortaklık şirketleri kendilerinin doğrudan işvereni olmadığını ve kusurlarının bulunmadığını iddia etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkeme, tünel inşaatını üstlenen adi ortaklığı oluşturan şirketlerin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle haklarındaki davanın reddine; alt işveren şirket yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 199.453,16 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, tünel inşaatı işini alan adi ortaklığın asıl işveren konumunda olduğunu, İş Kanunu m. 2/7 ve 5510 sayılı Kanun m. 12/6 uyarınca alt işverenin işçisine karşı kusurları bulunmasa dahi doğan tazminat borcundan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını davacı yararına bozmuştur. |