Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İcra Takibinde Resmi Sicile Kayıtlı İş Makinesi Haczi ve İstihkak Davasının Reddi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı, İİK'nın 99. maddesi uyarınca borçlu şirket ile davalı 3. kişi arasında organik bağ bulunduğunu ve ticari faaliyetlerin 3. kişi üzerinden yürütüldüğünü ileri sürerek istihkak iddiasının reddini ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı/3. Kişi Cevabı: Davalı 3. kişi, haczedilen mahcuzun kendi adına kayıtlı ve zilyetliğinde olduğunu belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu ve devralan 3. kişinin TBK 202 uyarınca borçlardan sorumlu olacağı gerekçesiyle alacaklının davasının kabulüne karar vermiştir. İstinaf Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, davalı 3. kişi ve alacaklının istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; haczin 3. kişinin adresinde yapıldığını, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğunu, haczedilen iş makinesinin resmi sicile kayıtlı bulunup borcun doğumundan çok önce (2013 yılında) 3. kişi adına tescil edildiğini ve borçludan devralınmadığını tespit etmiştir. Mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan alacaklının davasının reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını KALDIRMIŞ ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Adi Kiraya İlişkin İcra Takibinde Borçlunun İtiraz Sebeplerini Değiştirmesi ve İtirazın Genişletilmesi Yasağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 17 |
Oku
Davacı/Alacaklı Talebi: Alacaklı taraf, Örnek 13 nolu ödeme emrine itiraz eden borçlunun itirazının kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebiyle icra mahkemesine başvurmuştur. Davalı/Borçlu Cevabı: Borçlu icra dairesinde alacağa, zamanaşımına ve faize itiraz etmiş; mahkemedeki cevap dilekçesinde ise sözleşmeyi ve bağımsız bölümlerin teslim tarihlerini kabul etmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İcra Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.734.011,65 TL asıl alacak, 14.254,00 TL damga vergisi ve 720.495,45 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile tahliye talebinin reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, bağımsız bölümlerin teslim edilip edilmediği ve kira ilişkisinin başladığı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 269/2 ve m. 63 uyarınca borçlunun icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleri dışındaki savunmalarının itirazın genişletilmesi yasağı kapsamında kalıp dinlenemeyeceğini, borçlunun sözleşmedeki imzaya açıkça itiraz etmeyerek akdi kabul etmiş sayıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| İhalenin Feshi Şikayetinde Adli Tatil Süreleri, Temyiz Süresinin Aşılması ve Temyiz İsteminin Reddi Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı/Şikayetçi Talebi: Şikayetçi taraf, taşınmaz ihalenin feshi talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Davalı Cevabı: Davalı taraf şikayetin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar vermiş; bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen temyiz talebinin de kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 18 ve HMK m. 103/1-h uyarınca ihalenin feshi işlerinin adli tatilde görülecek ivedi işlerden olduğunu, bu nedenle adli tatilde sürenin 1 hafta uzamayacağını belirterek; tebliğden itibaren 2 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Düğünde Takılan Ziynet Alacağının İspatı, Banka Kayıtları ve Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Yeniden Düzenlenerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili, davalı erkekten ziynet alacağının tahsilini, boşanma davasında verilen nafaka miktarlarının artırılmasını, kişisel ilişki sürelerinin velayet hakkını zedelemeyecek şekilde düzenlenmesini ve reddedilen ziynet alacağı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili, kabul edilen ziynet alacağı, aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 6. Aile Mahkemesi, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada kadının ziynet alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle ziynet davasının reddine, boşanma davasının kabulü ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi, banka kayıtları ve tanık beyanlarına göre kadının ziynetlerinin erkek tarafından alınıp bozdurulduğunun sabit olduğu gerekçesiyle kadının istinaf başvurusunu kabul ederek ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne (151,54 gr altın karşılığı 108.255,63 TL), boşanma ve kişisel ilişki yönünden ise istinaf başvurularının reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tanık beyanları ve banka kayıtlarıyla kadına 200 gram bilezik takıldığının ve erkeğe verildiğinin ispatlandığı gerekçesiyle ziynet alacağı davasının TAM KABULÜ gerektiğini belirterek kararı kadın yararına BOZMUŞTUR. Boşanma davası yönünden ise, Cuma gününden başlayan ve teslim saatleri belirsiz kademeli kişisel ilişkinin annenin velayet hakkını zedeleyeceği gerekçesiyle kişisel ilişki hükmünü DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Kadının Çalışma Durumu ve Yoksulluk Nafakası Yönünden Eksik İnceleme Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 7 |
Oku
Davacı Kadın Talebi: Davacı kadın vekili, nafakaların ve tazminatların miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Erkek Talebi: Davalı erkek vekili, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 3. Aile Mahkemesi, boşanma davasının kabulü ile nafaka ve tazminat kalemlerine hükmetmiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak SGK kayıtlarına göre kadının belirli süre çalışıp ayrıldığının anlaşıldığı, sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunup bulunmadığı, bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı hususunda yetersiz araştırma yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZMUŞ, diğer kısımlarını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Çocuğun Yüksek Yararı ve Analık Babalık Duygularının Tatmini İlkesi Uyarınca Genişletilerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 9 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, hükmedilen iştirak nafakası ve tazminatların miktarları ile kişisel ilişki süreleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, yargılama gideri, kişisel ilişki süreleri ve hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Karşılıklı boşanma davasının kabulüne, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve sair tazminat/nafaka kalemlerine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında babalık duygularının da tatmininin esas olduğu, tesis edilen kişisel ilişkinin yetersiz kaldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi hükmüne "her yıl yarıyıl tatilinin ilk pazartesi günü sabah saat 10.00'dan takip eden ilk pazar günü akşam saat 18.00'e kadar" ibaresini eklemek suretiyle kararı DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Mirasçılıktan Çıkarmanın (Iskatın) İptali Davasında Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin İhlali ve Iskat Sebebinin İspatı Yargıtay Kararı | Yargıtay 7. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin babası olan murisin noter vasiyetnamesi ile müvekkilini mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede ailevi yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddia edilmişse de bu hususa dayanak somut bir vakıa sunulmadığını, müvekkilinin murisle 26 yıl boyunca aynı evde yaşayıp evlatlık görevlerini yerine getirdiğini belirterek mirasçılıktan ıskatın iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı anne davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Davalı kardeş vekili ise davacının borçları nedeniyle murisi icra tehditleriyle baş başa bıraktığını, murisin bu borçları ödemek için mallarını satmak zorunda kaldığını, davacının murise bakmadığını ve aile huzurunu bozduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, muris ile davacının birlikte yaşadıklarını ve mirastan çıkarma sebebinin varlığının davalı tarafça ispatlanamadığını gerekçe göstererek davanın kabulüne, ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davacının kendi borçlarını ödemeyerek murisi icra tehdidi altında bıraktığı, borçları ödeterek ekonomik zarara uğrattığı, murisi sık sık azarlayarak aile huzursuzluğuna sebep olduğu ve aynı evde yaşamanın bu tutumların affedildiği anlamına gelmediği gerekçesiyle TMK m. 510/2 uyarınca ıskatın haklı nedene dayandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Düğün Eğlencesinde Silahla Ateş Edilmesi Sonucu Seken Mermiyle Yaralanma Olayında Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekili, sanık hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğini belirterek verilen hükmü temyiz etmiştir. Davalı/Sanık Savunması: Sanık müdafii, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, suç vasfının bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bilecik 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın kalabalık ortamda birilerinin yaralanabileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ettiği, suç vasfının olası kastla yaralama olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy yazısında ise eylemin bilinçli taksir sınırları içinde kaldığı savunulmuştur. |
| Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 18 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, 01.03.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olan davalının ödediği aylık brüt 129.933,54 TL kira bedelinin emsallerin çok altında kaldığını ileri sürerek, 01.03.2023 tarihinde başlayacak yeni dönemden itibaren geçerli olmak üzere brüt kira bedelinin 57.566,46 TL artırılarak aylık 187.500,00 TL brüt olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, her kira döneminde yasal artışların düzenli yapıldığını, kiralananda yapılan dekorasyon faaliyetleri ile taşınmazın değerinin artırıldığını, talep edilen artış oranının hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Trabzon 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 10 yıllık kira süresi dikkate alındığında TBK'nın 344/3 maddesi uyarınca rayiç kira tespiti koşullarının oluştuğunu, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen 224.070,39 TL brüt rayiç kira bedeli üzerinden %10 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığını ve taleple bağlı kalınarak aylık brüt kira bedelinin 01.03.2023 tarihinden itibaren 187.500,00 TL olarak tespitine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 5 yıllık süre dolduğundan kira bedelinin hak ve nesafet kurallarına göre tespit edilmesinin, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasının ve %10 eski kiracılık indiriminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hukuki ilişkinin ve ilgili kanun maddelerinin doğru uygulandığı, bilirkişi raporunun ve %10 oranındaki hakkaniyet indiriminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Haksız Tahrik ve Kazanılmış Hak Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 11 |
Oku
Davacı/İddia Makamı Talebi: Kamu davasında sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri; meşru savunma koşullarının oluştuğunu, eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğunu, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığını ve suç unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma kararı sonrasında sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası tayin etmiş; 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesindeki kazanılmış hak kuralı gereğince cezaların 3 yıl 20 gün hapis cezası üzerinden infazına karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, suçta kullanılan aletlerin elverişliliği, atış mesafesi, hedef alınan vücut bölgeleri ve haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarını reddederek İlk Derece Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |