Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Velayet Hakkı Kendisine Verilen Annenin Ortak Çocuğun Soyadını Kendi Soyadıyla Değiştirmesini Talep Edebileceği Ve Bu Talebin Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 20 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı anne, boşandığı davalı baba ile ortak çocuklarının velayetinin kendisine verildiğini, çocuğun okulla birlikte soyadı farklılığından dolayı sorunlar yaşadığını, babanın çocukla ilgilenmediğini ve çocuğun anne ile aynı soyadını taşımak istediğini belirterek ortak çocuğun soyadının annenin kızlık soyadı ile değiştirilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı davaya ilişkin bir yanıt vermemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesi; TMK m. 321 uyarınca evlilik içinde doğan çocuğun babanın soyadını alacağı, velayet hakkına dayanılarak çocuğun soyadının değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Annenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi de aynı gerekçeyle istinaf talebini esastan reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararlarını, cinsiyet eşitliği ilkelerini ve çocuğun üstün yararını dikkate alarak inceleme yapmıştır. Velayet hakkı kendisine verilen annenin çocuğun soyadını belirleme hakkına sahip olduğunu, babaya tanınan bu hakkın kadına tanınmamasının cinsiyete dayalı ayrımcılık teşkil edeceğini ve soyadı değişikliğinin çocuğun üstün yararına aykırı olmadığını tespit etmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmünü bozmşutur. |
| Anlaşmalı Boşanma Kararı Kesinleşinceye Kadar Tarafın Anlaşma İradesinden Dönebileceği ve Davanın Çekişmeli Boşanma Olarak Görülmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 08.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, eşiyle aralarında karakter farklılığı sebebiyle anlaşamadıklarını belirterek dava dilekçesine ekli protokol doğrultusunda TMK m. 166/3 uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.[cite: 7] Cevap: Davalı erkek, duruşmada boşanmayı ve davacının taleplerini kabul ettiğini beyan etmiştir.[cite: 7] İlk Derece Kararı: Mahkemece, tarafların boşanma ve mali sonuçları konusunda uzlaştığı ve protokolün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle TMK m. 166/3 uyarınca boşanmaya, nafaka, velayet, eğitim, sigorta masrafları ve mal rejimine ilişkin düzenlemelerin tespitine karar verilmiştir.[cite: 7] İstinaf / Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karar kesinleşinceye kadar tarafın anlaşmalı boşanma iradesinden dönmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığını, davanın çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.[cite: 7] İlk Derece Mahkemesi, davayı kabul beyanının kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.[cite: 7] Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanma davalarında davayı kabulün HMK m. 308 anlamındaki kabulden farklı olduğunu, hüküm kesinleşinceye kadar tarafın anlaşma iradesinden dönebileceğini ve bu durumda davanın TMK m. 166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak direnme kararını bozmuştur.[cite: 7] |
| Reşit Olmadan Önce İşlenen Suç Kayıtları Esas Alınarak Sözleşme Feshi Yapılamaz Kararı | Danıştay 12. Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 12 |
Oku
Dava Türü: Uzman Erbaş Sözleşmesinin Feshi İşleminin İptali Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin 7315 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı İdare Cevabı: Davalı idare vekili, davacı hakkındaki adli kayıtlar ve güvenlik soruşturması olumsuzluğu nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İdare Mahkemesince, davacının reşit olmadan önce işlediği cinsel ilişki ve tehdit suçlarından verilen HAGB kararının askerlik hizmetiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu reddetmiştir. Temyiz (Danıştay 12. Dairesi) Kararı: Danıştay 12. Dairesi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil kayıtlarının idari makamlara bildirilemeyeceğini ve temin edilemeyeceğini belirterek, hukuken elde edilmesi mümkün olmayan çocukluk dönemi kayıtlarına dayanılarak tesis edilen fesih işleminde hukuka uyarlık görmemiş ve Bölge İdare Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |