Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Sonrasında Türk Medeni Kanunu'nun 174. Maddesi Uyarınca Maddi ve Manevi Tazminat İstenemeyeceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 15 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın vekili; evlilik süresince fiziksel şiddete uğradığını, ölümle tehdit edildiğini, o dönemki boşanma davasında baskı altında nafakadan vazgeçtiğini belirterek TMK m. 178 uyarınca 300,00 TL yoksulluk nafakası ile 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek; davacı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve maddi durumunun yetersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla); zamanaşımı def'i bulunmadığından yargılamaya devam etmiş, önceki boşanma davasında nafakadan vazgeçildiği için yoksulluk nafakası talebini reddetmiş; ancak evlilik birliği içerisindeki fiziksel şiddet ve baskılar sebebiyle davacı yararına 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; anlaşmalı boşanma ile mali sonuçların nihai olarak çözüldüğünü ve tasfiye edildiğini, sonradan TMK m. 174 uyarınca tazminat istenemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi ise önceki boşanmanın TMK m. 166/1-2 uyarınca kabul yoluyla gerçekleştiği ve tazminatlardan feragat edilmediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; önceki boşanma davasının TMK m. 166/3 uyarınca tarafların karşılıklı serbest iradeleriyle anlaşmalı boşanma şeklinde sonuçlandığını, anlaşmalı boşanma ile tarafların boşanmanın mali sonuçlarını nihai olarak tasfiye ettiklerini ve bu davalarda kusur tespiti yapılmadığı için sonradan yeni bir kusur araştırması yapılarak tazminat verilemeyeceğini vurgulayarak yerel mahkemenin direnme kararını BOZMUŞTUR. |
| Boşanma Sonrası Çeyiz ve Ziynet Eşyalarının İadesi Davasında Mülkiyet Hakkına Dayalı İstihkak Taleplerinin Zamanaşımına Tabi Olmadığı Bedel Tazmininde İse 10 Yıllık Zamanaşımının Uygulanacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 12 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin boşandığı davalı eşinin konutunda kalan çeyiz, şahsi eşyalar ve katkıda bulunduğu mobilya eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibarıyla bedellerinin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 25]. Davalı Cevabı: Davalı asil, davacının dava açma hakkının bulunmadığını, boşanma davasında haklarını saklı tutmadığını, evi terk ederken tüm şahsi eşyalarını götürdüğünü ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir[cite: 25]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Pınarhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi, TMK m. 178 gereğince boşanma kararından itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir[cite: 25]. Temyiz Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi; eşyaların aynen iadesi talebinin mülkiyet hakkına dayalı bir "istihkak davası" olduğunu ve zamanaşımına tabi bulunmadığını[cite: 25]; eşyaların aynen mevcut olmaması durumunda istenecek bedelin ise tazminat niteliğinde olup TMK m. 178'deki 1 yıllık süreye değil, BK m. 125 gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirtmiştir[cite: 25]. Boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin dolmadığını vurgulayan Yargıtay, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini hukuka aykırı bularak hükmün BOZULMASINA karar vermiştir[cite: 25]. |