Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Gerçekleşen Olayların Taraflara Kusur Olarak Yüklenemeyeceği | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 21.10.2026 | 21 |
Oku
Mahkeme Süreci: İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kısmen kabulüne, ziynet alacağı davasının ise reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur belirlemesinde düzeltme yapmış ve ziynet alacağı davasının husumet nedeniyle usulden reddine karar vererek diğer istinaf taleplerini esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir. Tarafların İddiaları: Davacı Kadın: Ortak hayatın çekilmez hale geldiğini, davalının ailesinin evliliğe müdahale ettiğini, ilgisiz ve şiddet yanlısı olduğunu belirterek boşanma, velayet, nafaka, tazminat ve ziynet alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı Erkek: Kadının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, birlik görevlerini yerine getirdiğini, kadının hakaret edip evi terk ettiğini savunarak davanın reddini ve velayeti istemiştir. Kusur Durumu: Bölge Adliye Mahkemesi, boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleşen olayların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmiş, kadının bazı aşağılayıcı sözlerini kusur olarak eklemiş ancak tüm bu duruma rağmen davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunu kabul etmiştir. Nafaka ve Tazminat: İlk Derece Mahkemesince hükmedilen maddi/manevi tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakaları yerinde görülmüş, temyiz aşamasında bu yönlerden de karar onanmıştır |
| Boşanma Davasında Hakaret ve Küçümser Sözler Manevi Tazminat Sebebidir | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.10.2026 | 32 |
Oku
⚖️ Yargıtay'ın Değerlendirmesi ve Kararı
|
| Anlaşmalı Boşanma Davasında Tarafların Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumu Hakkında Yeterli Beyanının Alınması ve Anlaşma İradesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.10.2026 | 60 |
Oku
Dava; Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca açılan anlaşmalı boşanma istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece (Ankara 7. Aile Mahkemesi), tarafların boşanma, velayet ve mali sonuçlar hususunda anlaştıkları gerekçesiyle TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına ve iştirak nafakasına karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince, kararın kesinleşmesine kadar anlaşmalı boşanma iradesinden dönülebileceği ve davanın çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Yerel mahkemenin direnmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu yaptığı değerlendirmede; TMK m. 166/3 gereğince anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konularında tarafların tereddüde yer vermeyecek şekilde duraksamasız beyanlarının alınması, hâkimin tarafların menfaatine göre bir öneride bulunması veya uygun bulması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, tarafların mali sonuçlar ile kişisel ilişki ve nafaka hususlarında beyanlarının tam olarak alınmadığı ve bu konuda gerekli özenin gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; tarafların mali sonuçlar ve velayete ilişkin beyanlarının alınması, uygun bulunmaması halinde öneri sunulması, anlaşma sağlanamadığı takdirde davanın TMK m. 166/1 uyarınca çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiği gerekçesiyle Yerel Mahkemenin direnme kararının değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermiştir. |
| Yabancı Mahkemede Anlaşmalı Boşanıp Kararı Tanınan Tarafın Türkiye'de Boşanmanın Feri Niteliğindeki Tazminat ve Nafaka Talep Edemeyeceği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 02.10.2026 | 33 |
Oku
Dava, yabancı mahkemede boşanmış olan taraflar arasında Türkiye'de açılan boşanmanın fer'i niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yeniden kusur belirlemesi yapılarak davanın kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yaptığı temyiz incelemesinde; tarafların İsviçre Bern-Loupen yerel mahkemesinde protokol eşliğinde anlaşmalı boşanma hükümleri çerçevesinde boşanmış olduklarını ve bu kararın Türkiye'de tanınmasına ilişkin kararın kesinleştiğini tespit etmiştir. Yabancı mahkemede anlaşmalı olarak boşanıp tanıma kararı kesinleşen davacının, boşanmanın fer'i niteliğindeki maddi-manevi tazminat ile nafaka taleplerinde bulunma hakkının kalmadığı vurgulanmıştır. Mahkemece bu taleplerin reddi gerekirken yeniden kusur incelemesi yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek hüküm bozulmuştur. |
| Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Otelde Ardışık Odalarda Konaklama Ve Eşini Ailesiyle Yaşamaya Zorlama Sebebiyle Kusur Belirlemesine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 44 |
Oku
Davacı (Kadın) Talebi: Davacı-davalı kadın vekili; erkeğin evlilik sorumluluklarını yerine getirmediğini, kadını ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığını, hakaretlerde bulunarak evden kovduklarını, maaşını babasına verip kadına harçlık dahi vermediğini ve hırsızlıkla suçlandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat ile ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Erkek) Cevabı ve Karşı/Birleşen Dava Talebi: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların asılsız olduğunu, kadının dengesiz davrandığını ve evi terk ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davasının (TMK m. 166/1) kabulü ile tazminat ödenmesini; birleşen dava dilekçesinde ise kadının başka bir erkekle otel rezervasyonu yaptırdığını ve hediye aldığını belirterek zina (TMK m. 161) ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) nedenleriyle boşanmalarına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, kadın ile dava dışı erkeğin aynı otelde yakın ve ardışık odalarda konaklamaları ve birlikte çıkmaları cinsel birlikteliğe karine kabul edilerek zinanın sabit olduğu gerekçesiyle erkeğin birleşen zinası (TMK m. 161) kabul edilmiş, asıl ve karşı TMK m. 166/1 davaları reddedilmiş, kadın yararına tedbir nafakası, erkek yararına ise tazminat hükmedilmiştir. İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi; zinanın ispatlandığı kabul edilmekle birlikte, erkeğin de eşini ailesiyle yaşamaya zorlaması, bağımsız ev sağlamaması ve kadını aşağılaması nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının asıl davasının da (TMK m. 166/1) kabulüne karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin İlk Derece Mahkemesinde kararı istinaf etmediği tedbir nafakası yönünden temyiz dilekçesinin reddine; tarafların karşılıklı temyiz itirazlarının ise reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 42 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü görüşmeler yaptığını, kendisini ve ortak çocuğu evden kovduğunu, hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu ileri sürerek TMK m. 166 uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetine, 105.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin hakaret ettiğini ve ziynetlerini aldığını savunarak davanın reddini, karşı davasının kabulü ile boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve ziynet alacağına karar verilmesini istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı iddiaları reddederek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü konuşmalar yapıp buluşarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeği ve çocuğu evden kovduğu, yatağını ayırdığı ve ağır kusurlu olduğu kabul edilerek asıl, karşı ve birleşen davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, kadın lehine tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, erkek lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul, kanun ve delillerin takdirine uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vererek hükmü kesinleştirmiştir. |
| Eşinin Otelde Başka Bir Kadınla Geceyi Geçirmesi Nedeniyle Zina Sebebine Dayalı Açılan Boşanma Davasının Kabulü Ve Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatlar İle İştirak Nafakasının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 74 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın vekili; davalı erkeğin psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, başka kadınlarla sadakatsizlik eylemlerinde bulunduğunu, farklı tarihlerde otellerde başka bir kadınla konukladığının tespit edildiğini ileri sürerek TMK m. 161 (Zina) olmadığı takdirde TMK m. 166/1 (Evlilik birliğinin temelinden sarsılması) uyarınca tarafların boşanmalarına, velayete, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata ve ziynet eşyası alacağına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların gerçek dışı olduğunu, delillerin hukuka aykırı kurgulandığını savunarak asıl davanın reddini; TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminat ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince; erkeğin cinsel partner arama sitesine üye olması, başka bir kadınla otel odasında geceyi geçirmesinin sabit olması nedeniyle zinanın ispatlandığı kabul edilerek erkeğin tam kusurlu olduğuna, kadının TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davasının kabulüne, erkeğin karşı davasının ve kadının ziynet alacağı davasının reddine, kadın lehine 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesince; kadının tazminatlara yasal faiz uygulanması ve nafaka/tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek kadın lehine hükmedilen maddi tazminat 40.000,00 TL'ye, manevi tazminat 40.000,00 TL'ye çıkartılmış ve boşanmanın kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, ortak çocuk lehine iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; sair istinaf talepleri reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kararın ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Eşinin Maaş Kartına El Koyarak Ekonomik Şiddet Uygulayan Ve Küserek Yatağını Ayıran Erkeğe Kusur Yüklenmesi Ve Tazminatın Artırılması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 64 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini azarladığını, hor gördüğünü, yatağını ayırdığını, başka kadınlarla mesajlaştığını ve maaş kartına el koyarak ekonomik şiddet uyguladığını ileri sürerek TMK m. 166 gereğince boşanma, velayet, nafaka ile 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş; ıslahla terditli olarak zina sebebiyle de boşanma istemiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının güven sarsıcı davranışları olduğunu ve evin kilidini değiştirdiğini ileri sürerek boşanma, velayet ve 60.000,00 TL tazminat talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince zinanın ispatlanamadığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunan erkeğin ağır kusurlu, evin kilidini değiştiren kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya, kadın lehine 70.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tazminat miktarları indirilerek kadın lehine 50.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin küserek yatağını ayırmayı alışkanlık haline getirdiği ve kadının maaş kartını elinde tutarak ekonomik şiddet uyguladığı hususlarının da erkeğe ek kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının ve kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Eşine Fiziksel Sözlü Ve Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Sayılması Karşısında Kadın Lehine Hükmedilen Tazminatların Artırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 45 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı kadın, erkeğin kendisine fiziksel, sözlü, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, hakaret edip uyuşturucu kullandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanma, ortak çocukların velayeti, nafaka ile 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı-davacı erkek ise kadının evi terk ettiğini ve birlik görevlerini ihmal ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu, kadının ise ortak konuttan ayrı kalarak evi ihmal etmesi sebebiyle az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne, kadın lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş; yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. İstinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tarafların kusur dereceleri ve ekonomik durumları karşısında kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminatların az olduğu gerekçesiyle hükmü tazminat miktarları yönünden bozmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak kadın lehine 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; erkeğin bu kararı yeniden temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozmaya uygun olarak verilen kararı ONAMIŞTIR. |
| Eşinin Ziynet Eşyalarını İş Yeri Açarken Alıp Harcayan Ve İade Etmediği Anlaşılan Erkeğin Ziynet Alacağını Ödemekle Yükümlü Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 49 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini aldattığını, fiziksel şiddet uyguladığını ve düğünde takılan ziynetleri rızası dışında aldığını belirterek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, tazminatlara ve 20 adet burgu bileziğin (90.400 TL) iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının asılsız iddialarda bulunduğunu, aldatma olmadığını, ziynetlerin evlilik içinde harcandığını ve büyük kısmının kadında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece erkeğin zina eylemi tam ispatlanamadığından zina davası reddedilmiş; ancak erkeğin başka bir kadınla görüşerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, fiziksel şiddet uyguladığı ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya, kadın lehine 25.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ziynet alacağı davası yönünden ise tanık beyanları ile ziynetlerin iş yeri açılırken erkek tarafından alındığı ve iade edilmediği sabit görüleyerek 90.400,00 TL bedelin iadesine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kadın lehine manevi tazminatı 75.000,00 TL'ye yükseltmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vermiştir. |