Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Derdest Boşanma Davasında Ara Kararla Hükmedilen Tedbir Nafakasında Ayrı Bir Dava Yoksa Bilirkişi İncelemesinin Bekletici Mesele Yapılamayacağı Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.10.2026 | 23 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, tedbir nafaka hükümlerine uymamak suçundan tazyik hapsi verilmesine dair karar ve itirazın reddine ilişkin mercii kararı Yargıtay incelemesine taşınmıştır. Uyuşmazlık: Derdest boşanma davası içinde ara kararla hükmedilen tedbir nafakasına ilişkin olarak, nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda bağımsız ayrı bir dava açılmamışsa, boşanma dosyasındaki gelir tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin tazyik hapsi bakımından bekletici mesele yapılıp yapılamayacağı hususundadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bağımsız bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılabileceğini, ancak somut olayda derdest boşanma davasında ara karar niteliğinde hükmedilen tedbir nafakasının söz konusu olduğunu ve bunun dışında bağımsız açılmış nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası bulunmadığını belirtmiştir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Bu nedenle derdest boşanma dosyasında sanığın gelir durumunun tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinin bekletici mesele yapılamayacağı vurgulanmıştır[span_1](start_span)[span_1](end_span). Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmeyerek reddine oy birliğiyle karar verilmiştir[span_2](start_span)[span_2](end_span). |
| Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Otelde Ardışık Odalarda Konaklama Ve Eşini Ailesiyle Yaşamaya Zorlama Sebebiyle Kusur Belirlemesine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 44 |
Oku
Davacı (Kadın) Talebi: Davacı-davalı kadın vekili; erkeğin evlilik sorumluluklarını yerine getirmediğini, kadını ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığını, hakaretlerde bulunarak evden kovduklarını, maaşını babasına verip kadına harçlık dahi vermediğini ve hırsızlıkla suçlandığını ileri sürerek TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat ile ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Erkek) Cevabı ve Karşı/Birleşen Dava Talebi: Davalı-davacı erkek vekili; iddiaların asılsız olduğunu, kadının dengesiz davrandığını ve evi terk ettiğini ileri sürerek karşı boşanma davasının (TMK m. 166/1) kabulü ile tazminat ödenmesini; birleşen dava dilekçesinde ise kadının başka bir erkekle otel rezervasyonu yaptırdığını ve hediye aldığını belirterek zina (TMK m. 161) ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) nedenleriyle boşanmalarına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Süreci: İlk Derece Mahkemesince, kadın ile dava dışı erkeğin aynı otelde yakın ve ardışık odalarda konaklamaları ve birlikte çıkmaları cinsel birlikteliğe karine kabul edilerek zinanın sabit olduğu gerekçesiyle erkeğin birleşen zinası (TMK m. 161) kabul edilmiş, asıl ve karşı TMK m. 166/1 davaları reddedilmiş, kadın yararına tedbir nafakası, erkek yararına ise tazminat hükmedilmiştir. İstinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi; zinanın ispatlandığı kabul edilmekle birlikte, erkeğin de eşini ailesiyle yaşamaya zorlaması, bağımsız ev sağlamaması ve kadını aşağılaması nedeniyle kusurlu olduğunu belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının asıl davasının da (TMK m. 166/1) kabulüne karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin İlk Derece Mahkemesinde kararı istinaf etmediği tedbir nafakası yönünden temyiz dilekçesinin reddine; tarafların karşılıklı temyiz itirazlarının ise reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Ederek Başka Erkeklerle Müstehcen Yazışmalar Yapan Kadının Ağır Kusurlu Bulunması Karşısında Erkeğin Boşanma Ve Tazminat Davasının Kabulü Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 42 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü görüşmeler yaptığını, kendisini ve ortak çocuğu evden kovduğunu, hakaret ve aşağılamalarda bulunduğunu ileri sürerek TMK m. 166 uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetine, 105.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin hakaret ettiğini ve ziynetlerini aldığını savunarak davanın reddini, karşı davasının kabulü ile boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve ziynet alacağına karar verilmesini istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı iddiaları reddederek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının başka erkeklerle müstehcen yazışmalar, görüntülü konuşmalar yapıp buluşarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeği ve çocuğu evden kovduğu, yatağını ayırdığı ve ağır kusurlu olduğu kabul edilerek asıl, karşı ve birleşen davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, kadın lehine tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, erkek lehine 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın usul, kanun ve delillerin takdirine uygun olduğu gerekçesiyle ONANMASINA karar vererek hükmü kesinleştirmiştir. |
| Eşinin Maaş Kartına El Koyarak Ekonomik Şiddet Uygulayan Ve Küserek Yatağını Ayıran Erkeğe Kusur Yüklenmesi Ve Tazminatın Artırılması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 64 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, erkeğin kendisini azarladığını, hor gördüğünü, yatağını ayırdığını, başka kadınlarla mesajlaştığını ve maaş kartına el koyarak ekonomik şiddet uyguladığını ileri sürerek TMK m. 166 gereğince boşanma, velayet, nafaka ile 250.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş; ıslahla terditli olarak zina sebebiyle de boşanma istemiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek, kadının güven sarsıcı davranışları olduğunu ve evin kilidini değiştirdiğini ileri sürerek boşanma, velayet ve 60.000,00 TL tazminat talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince zinanın ispatlanamadığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunan erkeğin ağır kusurlu, evin kilidini değiştiren kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya, kadın lehine 70.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminat ile çocuk lehine iştirak nafakasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tazminat miktarları indirilerek kadın lehine 50.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin küserek yatağını ayırmayı alışkanlık haline getirdiği ve kadının maaş kartını elinde tutarak ekonomik şiddet uyguladığı hususlarının da erkeğe ek kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının ve kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| Sosyal Medya Üzerinden Başka Kadınlarla Güven Sarsıcı Yazışmalar Yapan Ve Fotoğraflar Çektiren Erkeğin Tam Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 52 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, erkeğin sadakatsiz olduğunu, sosyal medyada başka kadınlarla güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek boşanma, velayet, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, 400.000,00 TL maddi ve manevi tazminat ile 143.653,00 TL ziynet alacağı talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek ise kadının hakaret ettiğini ve iletişime kapalı olduğunu ileri sürerek karşı boşanma davası açmış, velayet, nafaka ve 400.000,00 TL tazminat istemiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı davaların reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, erkeğin sosyal medyada başka kadınlarla evlilik birliğinin gerektirdiği güveni zedeleyecek samimi yazışma ve fotoğraflarının bulunduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek kadının davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın lehine tazminat ve nafakalara, ziynet alacağı davasının ise 128.689,00 TL üzerinden kabulüne, erkeğin karşı davasının reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |
| Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tam Kusurlu Olan Erkeğin Boşanma Davası Açamayacağı Ve Kadına Atfedilecek Kusur Bulunmadığı Halde Davanın Reddi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 52 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek vekili; davalının ortak konuttan ayrılıp kızının evine gittiğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, küfür, hakaret ve tehdit ettiğini ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı kadın vekili; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin müvekkiline küfür ettiğini, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını savunarak davanın reddini; aksi halde aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davacı erkeğin eşini az yakıt parası ödemek amacıyla kızının yanına gönderdiği, harçlık vermediği ve fiziksel şiddet uyguladığı, birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğu, kadının bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, kadının da evden ayrılması ve küfretmesi sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğunu kabul ederek erkeğin istinaf başvurusunu kabul etmiş, boşanmaya, tazminat taleplerinin reddine ve kadın lehine aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının tamamen davacı erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklandığını, davalı kadına yüklenen kusurların soyut iddialardan ibaret olup ispatlanamadığını tespit etmiştir. Tamamen kusurlu olan eşin kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemeyeceği ilkesi uyarınca, davanın reddi gerekirken kabul edilmesini usul ve kanuna aykırı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Nafaka Ve Tazminat Taleplerinde Erkeğin Tapu Banka Araç Ve Vergi Kayıtları Detaylı Şekilde Araştırılmadan Hüküm Kurulamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 43 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek boşanma davası açmıştır. Davalı kadın ise davanın reddini savunarak tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı taleplerin reddini savunarak kararı temyiz etmişlerdir. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince taraf talepleri ve boşanma yönünden karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin sosyal ve ekonomik durumunun yeterince araştırılmadığını tespit etmiştir. Erkeğin tapu kayıtlarının aktif ve pasifleriyle araştırılması, kullandığı kredi kartı dökümlerinin bankalardan istenmesi, adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığının trafik tescilden sorulması ve vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu eksik araştırmalara dayanılarak nafaka ve tazminatlar hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı BOZULMUŞTUR. |
| Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 52 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının kendisine ve babasına hakaret ettiğini, aşırı kıskançlık göstererek telefonundaki kişilere mesajlar attığını belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin kendisini aşağıladığını, hakaret ettiğini, harçlık vermediğini, hastalığıyla ilgilenmediğini ve sosyal medyada başka kadınların fotoğraflarını beğendiğini ileri sürerek boşanma, aylık 5.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece; kadının erkeğin babasına hakaret ettiği ve sosyal medyada hakaret içerikli yorum yazdığı; erkeğin ise kadının göz hastalığıyla masraflı olduğu gerekçesiyle ilgilenmediği, harçlık vermediği, evdeki odaları gezerek erkek aramak suretiyle kadını ağır şekilde aşağıladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile boşanmalarına, erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın lehine 500,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk nafakası ile 80.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur gerekçesini düzelterek erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu yönündeki tespiti korumuş; nafaka miktarını az bularak kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tazminat miktarlarını ise fazla bularak toplam 60.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Eşine Şiddet Uygulayan Ve Cimri Olan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Toptan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 53 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının evi terk ettiğini ve sırf emekli maaşına sahip olma niyeti taşıdığını belirterek boşanma ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin cimri olduğunu, kendisine harçlık vermediğini, çayına attığı şekere dahi karıştığını, üzerine sıcak çay dökerek şiddet uyguladığını ve kendisini hastaneye götürmediğini ileri sürerek boşanma, 100.000,00 TL tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, erkeğin cimri ve ilgisiz olması ile kadının kızıyla yaşamak için evi terk etmesi sebepleriyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına, tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kadına küfrettiği, sıcak çay dökerek şiddet uyguladığı ve başını çarpan kadını hastaneye götürmediği gerekçeleriyle erkeği ağır, kadını ise hafif kusurlu saymıştır. BAM, kararı düzelterek kadın lehine 40.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat, tedbir nafakası ve tarafların sosyo-ekonomik durumuna uygun olarak 40.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, tazminat ve toptan yoksulluk nafakasına ilişkin değerlendirmelerini usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Kaynaklanan Edimlerin İfalarında Yaşanan Uyuşmazlıkların Boşanma Kararının veya Protokolün İptali Sonucunu Doğurmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 08.09.2026 | 105 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek, anlaşmalı boşanma protokolü uyarınca kadının ABD'deki taşınmaz hissesinin naklini gerçekleştirmemesi sebebiyle protokoldeki şart gereği nafaka ödeme yükümlülüğünün sona ermesini talep etmiştir.[cite: 9] Cevap: Davalı kadın, taşınmazın devri için noterde feragat beyanında bulunduğunu, taşınmazın malikinin el değiştirmesinin kendisinden kaynaklanmadığını savunmuştur.[cite: 9] İlk Derece / İstinaf Kararı: Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince tescilin iptali ve nafaka edimlerine ilişkin hüküm kurulmuş, karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.[cite: 9] Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının devir için gerekli beyanda bulunduğu, taşınmazın mülkiyet durumunun değişmesinin kadından kaynaklanmadığı gerekçesiyle erkeğin nafakanın kaldırılmasına ilişkin temyizini reddetmiştir.[cite: 9] Kararın devamında, anlaşmalı boşanma protokolünün kesinleşmesiyle edimlerin boşanma hükmünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini, protokoldeki edimlerin yerine getirilememesinin protokolün geçersizliği veya edimlerin iptali hakkını vermeyeceğini, borcun ifa edilmemesinin özel hukuk sözleşmesi gibi yorumlanarak protokolün iptaline gerekçe yapılamayacağını vurgulayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.[cite: 9] |