Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Boşanma Davasında Kadının Güven Sarsıcı Behaviors Boyutundaki Sadakatsizliği Nedeniyle Eşit Kusur Tespiti ve Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 46 |
Oku
Davacı-Karşı Davalı Erkek Talebi: Erkek vekili; katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, tedbir nafakası ve manevi tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Kadın Talebi: Kadın vekili; kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen manevi tazminat ile reddedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Antalya 6. Aile Mahkemesi, tarafları eşit kusurlu kabul ederek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakası ile 4.000,00 TL yoksulluk nafakasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğe yüklenen sadakatsizlik kusurunu sabitleyemeyip kusur olmaktan çıkarmış; erkeğe tehdit, hakaret ve abonelik iptali kusurlarını yüklemiş, kadının sadakatsizliğinin süregelen nitelikte olduğu gerekçesiyle kadını ağır kusurlu bularak kadının yoksulluk nafakasını reddetmiş ve erkek yararına 100.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını, gerçekleşen diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Eşit kusurlu eş lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği (TMK m. 174) ve eşit kusurlu kadının yoksulluk nafakası şartlarının (TMK m. 175) araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi, erkek lehine tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZMUŞTUR. |
| İhalenin Feshi Şikayetinde Adli Tatil Süreleri, Temyiz Süresinin Aşılması ve Temyiz İsteminin Reddi Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 47 |
Oku
Davacı/Şikayetçi Talebi: Şikayetçi taraf, taşınmaz ihalenin feshi talebiyle sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Davalı Cevabı: Davalı taraf şikayetin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar vermiş; bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen temyiz talebinin de kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İİK m. 18 ve HMK m. 103/1-h uyarınca ihalenin feshi işlerinin adli tatilde görülecek ivedi işlerden olduğunu, bu nedenle adli tatilde sürenin 1 hafta uzamayacağını belirterek; tebliğden itibaren 2 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Düğünde Takılan Ziynet Alacağının İspatı, Banka Kayıtları ve Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Yeniden Düzenlenerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 36 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili, davalı erkekten ziynet alacağının tahsilini, boşanma davasında verilen nafaka miktarlarının artırılmasını, kişisel ilişki sürelerinin velayet hakkını zedelemeyecek şekilde düzenlenmesini ve reddedilen ziynet alacağı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili, kabul edilen ziynet alacağı, aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 6. Aile Mahkemesi, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada kadının ziynet alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle ziynet davasının reddine, boşanma davasının kabulü ile çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi, banka kayıtları ve tanık beyanlarına göre kadının ziynetlerinin erkek tarafından alınıp bozdurulduğunun sabit olduğu gerekçesiyle kadının istinaf başvurusunu kabul ederek ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne (151,54 gr altın karşılığı 108.255,63 TL), boşanma ve kişisel ilişki yönünden ise istinaf başvurularının reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; tanık beyanları ve banka kayıtlarıyla kadına 200 gram bilezik takıldığının ve erkeğe verildiğinin ispatlandığı gerekçesiyle ziynet alacağı davasının TAM KABULÜ gerektiğini belirterek kararı kadın yararına BOZMUŞTUR. Boşanma davası yönünden ise, Cuma gününden başlayan ve teslim saatleri belirsiz kademeli kişisel ilişkinin annenin velayet hakkını zedeleyeceği gerekçesiyle kişisel ilişki hükmünü DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Kadının Çalışma Durumu ve Yoksulluk Nafakası Yönünden Eksik İnceleme Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 36 |
Oku
Davacı Kadın Talebi: Davacı kadın vekili, nafakaların ve tazminatların miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Erkek Talebi: Davalı erkek vekili, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Gaziosmanpaşa 3. Aile Mahkemesi, boşanma davasının kabulü ile nafaka ve tazminat kalemlerine hükmetmiştir. İstinaf Kararı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak SGK kayıtlarına göre kadının belirli süre çalışıp ayrıldığının anlaşıldığı, sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunup bulunmadığı, bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı hususunda yetersiz araştırma yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZMUŞ, diğer kısımlarını ONAMIŞTIR. |
| Boşanma Davasında Ortak Çocukla Kişisel İlişki Sürelerinin Çocuğun Yüksek Yararı ve Analık Babalık Duygularının Tatmini İlkesi Uyarınca Genişletilerek Düzelterek Onanması Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 45 |
Oku
Davacı-Davalı Kadın Talebi: Kadın vekili; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, hükmedilen iştirak nafakası ve tazminatların miktarları ile kişisel ilişki süreleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı-Davacı Erkek Talebi: Erkek vekili; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, yargılama gideri, kişisel ilişki süreleri ve hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Karşılıklı boşanma davasının kabulüne, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına ve sair tazminat/nafaka kalemlerine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın vekilinin tüm, erkek vekilinin ise diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında babalık duygularının da tatmininin esas olduğu, tesis edilen kişisel ilişkinin yetersiz kaldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi hükmüne "her yıl yarıyıl tatilinin ilk pazartesi günü sabah saat 10.00'dan takip eden ilk pazar günü akşam saat 18.00'e kadar" ibaresini eklemek suretiyle kararı DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Beş Yılı Dolan Kira Sözleşmesinde Hak ve Nesafet İlkesine Göre Brüt Kira Bedelinin Tespiti ve Eski Kiracılık İndirimi Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 123 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, 01.03.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olan davalının ödediği aylık brüt 129.933,54 TL kira bedelinin emsallerin çok altında kaldığını ileri sürerek, 01.03.2023 tarihinde başlayacak yeni dönemden itibaren geçerli olmak üzere brüt kira bedelinin 57.566,46 TL artırılarak aylık 187.500,00 TL brüt olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, her kira döneminde yasal artışların düzenli yapıldığını, kiralananda yapılan dekorasyon faaliyetleri ile taşınmazın değerinin artırıldığını, talep edilen artış oranının hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Trabzon 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 10 yıllık kira süresi dikkate alındığında TBK'nın 344/3 maddesi uyarınca rayiç kira tespiti koşullarının oluştuğunu, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen 224.070,39 TL brüt rayiç kira bedeli üzerinden %10 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığını ve taleple bağlı kalınarak aylık brüt kira bedelinin 01.03.2023 tarihinden itibaren 187.500,00 TL olarak tespitine karar vermiştir. İstinaf Kararı: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 5 yıllık süre dolduğundan kira bedelinin hak ve nesafet kurallarına göre tespit edilmesinin, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasının ve %10 eski kiracılık indiriminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hukuki ilişkinin ve ilgili kanun maddelerinin doğru uygulandığı, bilirkişi raporunun ve %10 oranındaki hakkaniyet indiriminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Forklift Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 47 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilinin çekici ve dorsesi ile yük taşıdığı sırada davalı şirketin tesislerinde yükleme yapılırken davalı çalışanının dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu sol elinin paletle dorse demiri arasına sıkışarak ağır yaralandığını, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 631.014,51 TL'ye yükseltmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, müvekkili şirketin ve çalışanının kusurunun bulunmadığını, davacının yükleme esnasında sürücü kabininde bulunması gerektiğini, iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uymadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: KDZ. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında kusur ve hesap bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 631.014,51 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar vermiştir. İstinaf Kararı: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |
| Şirket Mülkiyetinin Boşaltılması ve Kötüniyetli Faaliyet Nedeniyle Limited Şirketin Feshi Kararı | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 47 |
Oku
Dava Türü: Haklı Nedenlerle Limited Şirketin Feshi, Kar Payı ve Sermaye Payının Tahsili Davacı Talebi: Davacı %50 ortak, diğer ortağın şirketi boşalttığını, eşi adına rakip şirket kurdurarak müşteri portföyünü ve şirket faaliyetlerini bu şirkete aktardığını, bilgi ve defterlere erişimini engellediğini ileri sürerek şirketin haklı nedenle feshine, kar payı ve sermaye payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı şirket vekili, davacının şirketi zarara uğrattığını, kar payı dağıtım kararı bulunmadığını ve iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: Asliye Ticaret Mahkemesince; davalı şirket yöneticisinin eşi adına şirket kurdurup faaliyetleri buraya yönlendirmesi, şirketi gayrifaal hale getirmesi haklı fesih sebebi kabul edilerek feshine ve tasfiyesine; genel kurul kararı olmaması sebebiyle kar payı talebinin reddine karar verilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin çekilmez derece zedelendiği ve şirketin işlemez hale getirildiği gerekçesiyle verilen fesih ve tasfiye kararını usul ve yasaya uygun bularak ONAMIŞTIR. |
| İrade Fesadı ve Aşamalı Hak Kaybına Yol Açan İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının Geçersizliği Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 45 |
Oku
Dava Türü: İhtiyari Arabuluculuk Tutanağının İptali (Geçersizliğinin Tespiti) Davası Davacı Talebi: Davacı işçi vekili, müvekkilinin psikolojik rahatsızlığı (anksiyete ve depresif bozukluk) ve kullandığı ilaçların ağır yan etkileri altında bulunduğu gün işveren tarafından apar topar arabulucuya götürüldüğünü, fahiş oranda eksik ödemeyi içeren arabuluculuk tutanağının gabin ve irade fesadı nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı işveren vekili, davacının kendi isteğiyle çalışmak istemediğini, sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü ve davacının rahatsızlığının iradesini sakatlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağının aynı gün düzenlendiği, işçiye düşünme süresi verilmediği, makul yarar sağlanmadığı gerekçesiyle tutanağın geçersizliğine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince işverenin dayatmasıyla aynı gün süreç yürütüldüğü, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, arabuluculuğun salt işçinin dava açmasını engellemek amacıyla kullanılamayacağını belirterek kararı ONAMIŞTIR. |
| Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 47 |
Oku
Dava Türü: 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine Dayanan Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası Davacı Talebi: Davacı idare vekili, Batman ili merkez köyünde bulunan 231 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili ile terkinine karar verilmiştir. Davacı idarenin fahiş bedel, kapitalizasyon faiz oranı (%4) ve objektif değer artışına (%300) yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranında ve objektif değer artışı uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ONAMIŞTIR. |