Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Enerji Nakil Hattı İşleticisinin Sorumluluğu ve Birleşen Dava Hakkında Hüküm Kurulması Zorunluluğu | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 30.09.2026 | 41 |
Oku
Dava ve Konu: Sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğramasından doğan maddi ve manevi tazminat talebidir. Uyuşmazlık ve Gerekçe: Kazaya sebebiyet veren yüksek gerilim/enerji nakil hattının otel binasından önce tesis edildiği, işletmeci şirketin işveren konumunda bulunmadığı ve olayda kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Borçlar Kanunu'nun haksız fiil sorumluluğu hükümleri gereğince kusuru bulunmayan işletmeci şirketin tazminatla sorumlu tutulması hatalıdır. Ayrıca birleşen dava dosyası hakkında HMK 297 maddesine aykırı şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozma nedenidir. Sonuç: Kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. |
| İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davasında Eksik Hüküm Kurulması ve Vekalet Ücreti Hesabına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 42 |
Oku
Dava Özeti: Davacılar, murislerinin iş kazası sonucu vefatı nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla tazminat davası açmış; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık ve Mahkemenin Gerekçesi: Uyuşmazlık, davacı çocukların manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmemesi ve müteselsil sorumlu davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin hesabına ilişkindir. Yargıtay; Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkemelerin tarafların tüm talepleri hakkında açıkça karar vermesi gerektiğini belirterek, davacı iki çocuğun manevi tazminat istemleri yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır. Ayrıca, ret sebebi ortak müteselsil sorumlu davalılar yararına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilen davalı yararına ayrı ayrı değil, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç: Davacıların temyiz itirazları kabul edilerek yerel mahkeme kararı BOZULMUŞTUR. |
| İşçilik Alacağı Davasında Vekalet Ücretinin Hesaplanması ve Danıştay Yürütmeyi Durdurma Kararının Uygulanmasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Özeti: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini talep etmiş; yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık ve Mahkemenin Gerekçesi: Uyuşmazlık, kabul edilen işçilik alacağı miktarı üzerinden davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin hesabında maktu asgari sınırın uygulanıp uygulanamayacağı noktasındadır. Yerel mahkeme, hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığı gerekçesiyle maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Yargıtay ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih ve 2011/321 E. sayılı kararı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinin yürütmesinin durdurulduğunu, nispi vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde asıl alacağı aşacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç: Vekalet ücretinin Danıştay yürütmeyi durdurma kararı dikkate alınarak nispi olarak hesaplanması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı düzeltilerek onanmıştır. |
| İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Davasında Noter Onaylı İbranamenin Geçerliliği ve Borcun Sona Ermesi | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 36 |
Oku
Karar Özeti: Dava, iş kazası sonucu %55 oranında malul kalan işçinin maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilen dava, noter onaylı ibranamedeki ödeme miktarı ve zararın karşılanma durumu gözetilerek Yargıtay tarafından bozulmuştur. |
| Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişki Giderilmeden Ve Gerekçe İle Hüküm Arasında Çelişki Oluşturularak Karar Verilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 25.09.2026 | 71 |
Oku
Taraflar ve Dava Konusu: Davacı kiracı ile davalı kiralayan arasındaki menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) ve icra inkar tazminatı davasıdır. Davacı Talebi: Davacı vekili, kiralanan taşınmazın 30/09/2012 tarihinde tahliye edilip anahtarının davalı yetkilisine teslim edildiğini, buna rağmen davalının 6 aylık kira bedeli karşılığı 40.500,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığını belirterek borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, davacının tahliye bildirimini usulüne uygun yapmadığını, sözleşmenin yenilenmesine sebebiyet verdiğini ve makul süre kira bedelinden sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve Temyiz Süreci: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 33.750 TL'den kiracının sorumlu olduğuna, 6.750 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitine ve bu miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz Ne Karar Verdi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkemenin gerekçeli kararda son bilirkişi raporuna dayandığını belirtmesine rağmen hüküm fıkrasında ilk raporu esas alarak gerekçe-hüküm çelişkisine yol açtığını tespit etmiştir. Ayrıca, ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporu arasındaki makul süreye ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Belediyelerde Hizmet Alım Sözleşmelerinde Muvazaa Ve Tanık Beyanlarına Karşı Resmî Kayıtların Üstünlüğüne İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 58 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, davalı belediyenin muhasebe servisinde kesintisiz çalıştığını, alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının asıl işveren olan belediyeden tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı belediye, davacının yüklenici şirketlerin işçisi olduğunu, aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını ve alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dâhili davalı şirket de alacakların ödendiğini ve sorumluluğu olmadığını belirtmiştir. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek davacı tanık beyanlarına dayalı hesaplamaları içeren bilirkişi raporuyla davanın kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairece (Kapatılan 22. Hukuk Dairesi) muvazaa bulunmadığı ve husumetli tanık beyanları yerine SGK kayıtlarının esas alınması gerektiği gerekçeleriyle karar bozulmuştur. Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz / Direnme İncelemesi Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; davacının hizmet süresinin çoğunluğunda hizmet alım sözleşmesi konusu olan temizlik işlerinde değil, belediyenin muhasebe bölümünde çalıştırıldığı gözetildiğinde, ilişkinin muvazaalı olduğu (işçi temini niteliğinde olduğu) yönündeki direnmenin yerinde olduğuna karar vermiştir. Ancak çalışma süresi ve ücretin ispatı bakımından husumetli ve birbiriyle çelişkili tanık beyanları yerine, aksini ispatlayacak kesin delil bulunmayan resmî SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek direnme kararının bu yönden BOZULMASINA oyçokluğuyla karar vermiştir. |
| Kısa Karar İle Gerekçeli Karar Arasında Oluşan Çelişki Sebebiyle Bozma Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Türü: Zina ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebeplerine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı (Erkek) Talebi: Erkek eş, zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Kadın) Talebi: Kadın eş karşı boşanma davası açarak davanın kabulünü istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece tefhim edilen kısa kararda erkeğin davasının münhasıran zina sebebiyle kabul edildiği belirtilmesine rağmen; gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile gerekçesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kısa karar ile gerekçeli karar ve gerekçe arasında HMK m. 297'ye aykırı olarak çelişki yaratıldığını, bu durumun tek başına bozma sebebi olduğunu belirterek hükmü BOZMUŞTUR. |
| Affedilen Olayların Kusur Sayılamayacağı Ve Boşanmanın Fer'i Taleplerinde Harç Alınmayacağı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Türü: Boşanma, Tazminatlar ve Ziynet Eşyası Alacağı Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile ziynet eşyalarının iadesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek davanın reddini savunmuş, cevap dilekçesi ile de kendisi yararına maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; kadının eşinden habersiz kürtaj yaptırması, erkeğin ise dava sırasında sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle taraflar eşit kusurlu sayılarak kadının tazminat talepleri reddedilmiş; erkeğin cevap dilekçesindeki tazminat talepleri ise harcı yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadına yüklenen kürtaj eyleminin erkek tarafından öğrenildikten sonra 2 yılı aşkın süre evliliğin sürmesi sebebiyle affedildiğini; erkeğin ise dava tarihinden sonraki eylemlerinin bu davada kusur sayılamayacağını belirterek erkeğin tam kusurlu kabul edilmesi ve kadın lehine tazminat verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca cevap dilekçesiyle istenen tazminatların boşanmanın fer'isi olup harca tabi olmadığını hatırlatarak harç yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmesini usule aykırı bulup kararı BOZMUŞTUR. |
| Gerekçede Çelişki Bulunmasının Bozma Sebebi Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 37 |
Oku
Dava Türü: Zina, Onur Kırıcı Davranış ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedenlerine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; tarafların yurt dışı tatiline giderek aynı odada kalmaları sebebiyle önceki olayları affettikleri gerekçesiyle zina ve onur kırıcı davranışa dayalı davaların reddine; diğer yandan güven sarsıcı davranışlar ve ağır hakaretler sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin hem tarafların birbirini affettiği gerekçesiyle özel boşanma davalarını reddetip hem de aynı davranışlara dayanarak tarafları eşit kusurlu sayıp genel sebepten boşanmaya karar vermesini çelişkili bulmuştur. Anayasa m. 141/3 ve HMK m. 297 gereğince kararın somut ve çelişkisiz gerekçelendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü sırf bu gerekçe çelişkisi sebebiyle BOZMUŞTUR. |
| Zina Veya Hayata Kast Dışındaki Boşanmada Katılma Alacağının Azaltılamayacağı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 61 |
Oku
Dava Türü: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Artık Değere Katılma Alacağı Davacı Talebi: Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, malların kendi kazancı ile alındığını ve TMK 236/2 maddesi gereğince davacının katılma alacağı alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle TMK 236/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 236/2 maddesindeki katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması kuralının sadece Zina (TMK m. 161) veya Hayata Kast (TMK m. 162) nedeniyle verilen boşanma kararlarında uygulanabileceğini, temelden sarsılma veya haysiyetsiz hayat sürme gerekçeli boşanmalarda bu maddenin uygulanamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |