Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Dava Dilekçesi Davalılara Tebliğ Edilmeden ve Ön İnceleme Duruşması Yapılmadan Dosya Üzerinden Yetkisizlik Kararı Verilmesinin Hukuki Dinlenilme Hakkını İhlal Ettiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 38 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı sendika ile davalı Bakanlık ve davalı sendika arasındaki uyuşmazlık, yetki tespitinin iptali istemine ilişkindir. Temel uyuşmazlık, dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden ve ön inceleme duruşması icra edilmeden dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı Talebi: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Bakanlığın ilgili yazısı ile davalı sendika lehine yaptığı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: İlk Derece Mahkemesince tensip tutanağı ile dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi sebebiyle davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece, İstinaf ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi (İş Mahkemesi), dosya üzerinden yaptığı inceleme ile yetkisizlik kararı vermiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı gereğince dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden, cevap dilekçesi sunulması sağlanmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞ, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞTIR. |
| Usulüne Uygun Duruşma Davetiyesi Gönderilmeden Hukuki Dinlenilme Hakkı İhlal Edilerek Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Davanın Açılmamış Sayılmasına Karar Verilmesi Usul ve Yasaya Aykırıdır Yargıtay Kararı | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 28 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Davacı, davalı işverene ait işyerinde çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacıya usulüne uygun duruşma gün ve saatinin tebliğ edilip edilmediği, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır. Davacı Talebi: Davacı vekili, davalılardan işverene ait işyerinde çalışırken geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Karar metninde davalı cevabına yer verilmemiştir. İlk Derece ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesi (Asliye Hukuk/İş Mahkemesi), dosyanın takipsiz bırakılarak işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi; davacıya duruşma gün ve saatini içerir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen 'hukuki dinlenilme hakkı' tanınmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık süre sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolünden Vazgeçilmesi Halinde Verilen Kesin Sürenin Hükümsüz Kalacağı ve Tanık Listesi İçin Yeniden Süre Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 65 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış ve tanık deliline dayanmıştır. Cevap: Davalı erkek, yargılama aşamasında sunulan anlaşmalı boşanma protokolünden vazgeçtiğini ve boşanmak istemediğini beyan etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararı: İlk Derece Mahkemesi, tanık listesi için verilen kesin süre içinde tanık bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz/Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kesin süre içinde taraf protokolünün sunulması nedeniyle tanık listesi verilmediğini, davalının anlaşmalı boşanmadan vazgeçmesinin davacı aleyhine kullanılamayacağını ve önceki kesin sürenin hükümsüz kaldığını belirtmiştir. Davacıya tanık listesi sunması için HMK m. 94 uyarınca yeniden kesin süre verilip tanıklar dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur. |
| Gerekçede Çelişki Bulunmasının Bozma Sebebi Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 37 |
Oku
Dava Türü: Zina, Onur Kırıcı Davranış ve Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedenlerine Dayalı Karşılıklı Boşanma Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebepleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; tarafların yurt dışı tatiline giderek aynı odada kalmaları sebebiyle önceki olayları affettikleri gerekçesiyle zina ve onur kırıcı davranışa dayalı davaların reddine; diğer yandan güven sarsıcı davranışlar ve ağır hakaretler sebebiyle tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin hem tarafların birbirini affettiği gerekçesiyle özel boşanma davalarını reddetip hem de aynı davranışlara dayanarak tarafları eşit kusurlu sayıp genel sebepten boşanmaya karar vermesini çelişkili bulmuştur. Anayasa m. 141/3 ve HMK m. 297 gereğince kararın somut ve çelişkisiz gerekçelendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü sırf bu gerekçe çelişkisi sebebiyle BOZMUŞTUR. |