Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 65 |
Oku
İddia ve Dava: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile sanık hakkında, müştekinin banka hesabından bilgisi dışında çekilen 2.000,00 TL'yi kendi hesabına aktarıp Rusya'daki kişilere transfer etmesi eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan TCK m. 142/2-e uyarınca kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, internet üzerinden tanıştığı kişilerce Türkiye'de yazılım satışı yapılması için iş teklifi aldığını, harçlığını çıkarmak amacıyla bunu kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları kandırılarak komisyon karşılığı belirtilen hesaplara havale ettiğini ve suç kastının bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında değerlendirerek TCK m. 244/4 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın benzer nitelikteki diğer eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu ve bozmaya uyularak beraat kararı verildiğini hatırlatmıştır. Sanığın İngilizce çeviri ve temsilcilik iş teklifine inanarak komisyon karşılığı işlemi gerçekleştirdiği, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞ ve sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. |
| Köy Muhtarının Muhatap Adına Teslim Aldığı Tebligatı Verme Yükümlülüğü Bulunmadığından Tebligat Kanunu'na Muhalefet Suçundan Beraati Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 7. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 49 |
Oku
Dava ve Şikayet: Katılan, hakkında başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin köy muhtarı olan sanığa tebliğ edildiğini, ancak sanığın tebligatı kendisine vermeyerek borca itiraz süresini kaçırmasına neden olduğunu belirterek şikayetçi olmuştur. Davada sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık muhtar, tebligatları ilgililerine ulaştırmaya çalıştığını, katılanı gördüğünde tebligatı teslim ettiğini, suç kastı olmadığını belirterek beraatini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, sanığın Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 7. Ceza Dairesi; 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca köy muhtarının muhatap adına kendisine tebligat yapılacak kişilerden olmadığını, teslim edilen evrakı sadece muhafaza etmekle mükellef olup ilgilisine ulaştırma yükümlülüğünün bulunmadığını vurgulamıştır. Unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini hukuka aykırı bularak İlk Derece Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. |
| Avukatın Vekillik Görevini İfa Ederken Ceza Dosyasına Sunduğu Sağlık Kayıtları Nedeniyle Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme Suçundan Beraat Etmesi ve CMK 223-2-a Maddesinin Uygulanması Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 45 |
Oku
Suç İddiası: Sanık avukat hakkında, cinsel taciz dosyasında müvekkilinin oğlundan temin ettiği katılana ait hastane kayıtlarını savunma amacıyla mahkemeye sunması nedeniyle 5237 sayılı TCK m. 136/1 uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kamu davası açılmıştır[cite: 35]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece sanığın TCK m. 136/1 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir[cite: 35]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, evrakları delil niteliğinde görüp dosyaya sunan sanık avukatın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını kaldırarak sanığın beraatine karar vermiştir[cite: 35]. Temyiz Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; sanık avukatın kast veya taksirinin bulunmadığını, eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararını yerinde bulmuştur[cite: 35]. Ancak beraat gerekçesi 'suçun unsurlarının oluşmaması' olduğundan uygulanan kanun maddesinin CMK m. 223/2-c yerine CMK m. 223/2-a olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir[cite: 35]. |
| Uyuşturucu Etkisindeki Kişiye Sağlık Yardımı Çağırmama Olayında Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali Suçu ve Vekalet Ücreti Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 48 |
Oku
Davacı/Katılan Talebi: Katılan vekilleri; sanıkların olası kastla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğini ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz etmişlerdir. Davalı/Sanıklar Savunması: Sanıklar ve müdafiileri, atılı suçlamaları reddederek beraat ve reddiyat taleplerinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık ...'ın olası kastla nitelikli öldürme suçundan beraatine; sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan TCK m. 98/2 uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. İstinaf Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, sanık ... hakkındaki cezayı ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre düzelterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi; maktulün kendi iradesiyle uyuşturucu kullandığı, sanıkların durumu görmelerine rağmen vakit kaybetmeksizin sağlık kuruluşuna haber vermedikleri olayda eylemin yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK 98/2) oluşturmasını ve olası kastla öldürmeden verilen beraat kararını uygun bulmuştur. Sanık ...'in ceza miktarı nedeniyle temyiz talebini REDDETMİŞ; katılan vekilinin olası kast yönünden temyizini ONAMIŞ; ancak mahkumiyet alan sanık ... yönünden katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle DÜZELTİLEREK ONAMIŞTIR. |
| Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Örgütsel Saikle Tahliye Kararı Verilmesi Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 05.09.2026 | 48 |
Oku
Suç Türü: Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257/1) Sanık Talebi / Temyiz Sebepleri: Sanık hâkim, nöbetçi olduğu gün usulsüz dinleme iddiasıyla tutuklu bulunan polis memurları hakkında verdiği tahliye kararının hukuki takdir hakkı kapsamında olduğunu, örgüt talimatıyla hareket etmediğini ve beraat etmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, sanık hâkimin görevi kötüye kullanma suçundan TCK'nın 257/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/1-5 maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Ceza Genel Kurulu Kararı: Ceza Genel Kurulu, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmasını, usulsüz dinleme suçundan tutuklanan polis memurlarını Kurban Bayramı nöbetinde örgütsel saikle tahliye etmesini takdir hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Delillerin takdirinde keyfilik göstererek şüphelilere menfaat sağladığını ve görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini belirten Ceza Genel Kurulu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararının ONANMASINA karar vermiştir. |
| Eczanede Reçetesiz İlaç Satılması Nedeniyle Uyuşturucu Ticareti Suçundan Mahkumiyet Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 56 |
Oku
Suç Türü: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu Sanık ve Savcı Talebi: Sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı; sanığın suç kastının bulunmadığını, delillerin yetersiz olduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek beraat kararı verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanık eczacının sattığı hapsin suistimal edilip edilmeyeceğini bilemeyeceği ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yüksek dozda uyuşturucu etkisi doğuran Lyrica isimli ilacın reçetesiz, sistem kayıtlarına girmeden ve kasa hesabına dahil edilmeden nakit satılması sebebiyle beraat kararı kaldırılarak sanığın TCK 188/3, 188/6, 188/8, 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre beyaz reçeteye tabi pregabalin etkin maddeli ilacın eczacı tarafından reçetesiz ve kayıt dışı satılamayacağını, sanığın mesleği gereği bu durumu bildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü ONAMIŞTIR. |
| Mağdur Beyanındaki Çelişkiler ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Cinsel İstismar Suçundan Beraat Kararı | Yargıtay Ceza Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 39 |
Oku
Suç Türü: Çocuğun Nitelikli/Basit Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Katılan / Mağdur Talebi: Mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri, suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını ve mahkûmiyet kararının onanmasını talep etmişlerdir. Suça Sürüklenen Çocuk Savunması: Suça sürüklenen çocuk müdafii, suçlamaları kabul etmeyerek olayın vukubulduğu iddia edilen tarihlerde yatılı okulda olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve iftiraya uğradığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Süreci: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiş ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Direnme kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu; olayın üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra adli mercilere intikal etmesi, mağdurun eylemin gerçekleştiği yer ve sayı hususundaki çelişkili beyanları ve görgü tanığının bulunmaması karşısında, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince suçun sabit olmadığını belirterek direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |