Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İşçinin Çalışma Olgusunu İspatında Sigortasız Çalışan Ancak İşyerinde Çalıştığı Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı ile Sabit Olan Tanık Beyanına İtibar Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 01.10.2026 | 56 |
Oku
Dava, kıdem tazminatı, ücret, prim, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı işyerinde şarap satışı alanında satış danışmanı olarak çalıştığını, ücret ve primlerinin ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştür. Davalı ise taraflar arasında hiçbir iş ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacının çalışmayı yazılı delille ispatlayamadığı ve dinlenen tanıklardan birinin sigorta kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yaptığı temyiz incelemesinde; iş hukukunda çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanabileceğini vurgulamıştır. Mahkemece sigortasız olduğu gerekçesiyle beyanına itibar edilmeyen tanığın, davalı işyeri ile düzenlediği 23.02.2023 tarihli arabuluculuk tutanağı ile işçilik alacakları konusunda anlaştığı ve fiilen sigortasız çalıştığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay, işyerinin işleyişi hakkında bilgi sahibi olan ve çalışması arabuluculuk tutanağıyla doğrulanan bu tanığın beyanları esas alınarak davacının çalışma süresi ile alacak taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden verilen kararı bozmuştur. |
| Muvazaalı Acentelik Sözleşmelerinde Acentenin Gerçekte İşveren Sayılamayacağına Husumet Yokluğundan Davanın Reddi Gerektiğine Ve Taleple Bağlılık İlkesine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 46 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; davalı şirketin işyerinin yönetimi ve denetimini elinde bulundurduğunu, sonradan yapılan acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve acente konumundaki diğer davalının da gerçekte kargo şirketinin işçisi durumunda bulunduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle acente davalı hakkında husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının Cumartesi günleri için talep ettiği çalışma saatlerinin (08.00-19.00) aşılarak 08.00-22.00 saatleri üzerinden hesaplama yapılmasının HMK m. 26 uyarınca taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu ve ıslah tarihinin kararda hatalı gösterildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oybirliğiyle karar vermiştir. |