Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Avukatın Barolar Birliğine Verdiği Fotoğrafının Rızası Dışında Web Sitesinde Paylaşılmasının Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Yayma Suçunu Oluşturabileceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 19 |
Oku
İddia ve Şikayet: Konya Barosu Başkanlığı ve müşteki Avukat, avukatlık kimlik belgesinde kullanılmak üzere Türkiye Barolar Birliğine sunulan fotoğrafın, rıza dışında bir internet sitesinde (URL adresinde) yayımlanması nedeniyle kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve yayıldığı iddiasıyla şikayetçi olmuştur. Savunma: Soruşturma aşamasında Meçhul Şüpheli tespit edilememiştir. Soruşturma ve İtiraz Süreci: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatın özel hayatına ilişkin fotoğrafının paylaşılmadığı, herkese açık avukatlık bilgilerinin ve Barolar Birliğine verilen fotoğrafın paylaşıldığı gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına (KYOK) karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kamuya açık olsa veya sır niteliğinde olmasa dahi kişinin fotoğrafının kişisel veri olduğunu, hukuka uygunluk nedeni olmaksızın yayımlanmasının TCK m. 136 uyarınca suç oluşturduğunu vurgulamıştır. Etkili bir soruşturma yürütülmeden, şüphelinin tespiti için gerekli araştırmalar yapılmadan verilen takipsizlik kararını ve buna yönelik itirazın reddini hukuka aykırı bularak Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını Kanun Yararına BOZMUŞTUR. |
| Ayrıldığı Kız Arkadaşının Telefon Numarasını Rızası Dışında Başkasına Veren Ve Bu Numarayı Ele Geçiren Sanıkların Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçundan Cezalandırılması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 12. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 20 |
Oku
İddia ve Şikayet: Katılan vekili, sanık A'un, ayrıldığı kız arkadaşı olan katılanın telefon numarasını onun rızası dışında diğer sanık B'a verdiğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını talep etmiştir. Savunma: Sanıklar eylemin suç oluşturmadığını belirterek beraat kararı verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesi, telefon numarası vermenin kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi; kişisel veri niteliğindeki telefon numarasını hukuka aykırı olarak başkasına veren sanık ile bu numarayı hukuka aykırı olarak ele geçiren sanığın eylemlerinin TCK m. 136/1 uyarınca "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme" suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Beraat kararını kanuna aykırı bularak yerel mahkeme hükmünü oy çokluğu ile BOZMUŞTUR. |
| Mirasbırakanın Erkek Evladına Yaptığı Taşınmaz Temliklerinin Mirasçıdan Mal Kaçırma Amaçlı Ve Muvazaalı Olduğu Gerekçesiyle Tapu İptal Ve Tescil Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 1. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 21 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar asıl ve birleştirilen davada, mirasbırakan babalarının adına kayıtlı taşınmazları oğlu olan davalıya satış göstermek ve kadastro sırasında hibe etmek suretiyle devrettiğini, saklı paylarına tecavüz edildiğini ve işlemlerin muris muvazaası niteliğinde mal kaçırma amaçlı olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil, aksi takdirde tenkis talep etmişlerdir[span_0](start_span)[span_0](end_span). Cevap ve Savunma: Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu, satışların gerçek olduğunu, murisin borçlarını ödediğini, bakımıyla ilgilendiğini ve murisin minnet duygusuyla hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir[span_1](start_span)[span_1](end_span). İlk Derece Kararı: Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm Yargıtayca bozulmuştur[span_2](start_span)[span_2](end_span). Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi; murisin taşınmaz satma ihtiyacının bulunmadığını, alım gücü olmayan erkek evladına malvarlığının büyük kısmını gerçek değerinin çok altında devrettiğini ve asıl amacın kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak olduğunu tespit etmiştir[span_3](start_span)[span_3](end_span). Bozma kararına uyan yerel mahkemenin tapu iptal ve tescil talebini kabul eden kararı, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak ONANMIŞTIR[span_4](start_span)[span_4](end_span). |
| Birlik Görevlerini İhmal Eden Ve Güven Sarsıcı Yerlere Giden Kocaya Karşı Sadakatsiz Davranışlar Sergileyen Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 17 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı koca ile davalı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma davası açmışlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davalı-karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık, kocanın da düzenli işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere giderek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Olaylarda kadın ağır kusurlu olmakla birlikte her iki tarafın da kusurlu olduğu, kocanın da boşanmak istediği gözetildiğinde kadının davasına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, TMK m. 166/2 uyarınca kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kadın yararına bozmuştur. |
| Bilişim Sistemi Aracılığıyla Hesabına Aktarılan Parayı Komisyon Karşılığı Yurtdışına Gönderen Sanığın Suç Kastının Bulunmaması Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
İddia ve Dava: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesi ile sanık hakkında, müştekinin banka hesabından bilgisi dışında çekilen 2.000,00 TL'yi kendi hesabına aktarıp Rusya'daki kişilere transfer etmesi eylemi nedeniyle nitelikli hırsızlık suçundan TCK m. 142/2-e uyarınca kamu davası açılmıştır. Savunma: Sanık, olay tarihinde doktora öğrencisi olduğunu, internet üzerinden tanıştığı kişilerce Türkiye'de yazılım satışı yapılması için iş teklifi aldığını, harçlığını çıkarmak amacıyla bunu kabul ettiğini, hesabına yatırılan paraları kandırılarak komisyon karşılığı belirtilen hesaplara havale ettiğini ve suç kastının bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Kararı: İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu kapsamında değerlendirerek TCK m. 244/4 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kanun Yararına Bozma / Yargıtay Kararı: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın benzer nitelikteki diğer eylemi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nce sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu ve bozmaya uyularak beraat kararı verildiğini hatırlatmıştır. Sanığın İngilizce çeviri ve temsilcilik iş teklifine inanarak komisyon karşılığı işlemi gerçekleştirdiği, savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini kanuna aykırı bularak yerel mahkeme kararını Kanun Yararına BOZMUŞ ve sanık hakkındaki cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. |
| Müştekini Çocuğu İle Birlikte Yürürken Israrlı Şekilde Araçla Takip Edilmesinin Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 14. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 23 |
Oku
Dava ve Şikayet: Müşteki, çocuğu ile birlikte sağlık ocağına gittiği esnada sanığın aracıyla kendisini takip ettiğini, sağlık ocağından çıktığında sanığın dışarıda beklediğini ve takibe devam ettiğini, eşinin iş yerine girdiğinde sanığın aracını park edip beklediğini ve eşinin isteği üzerine yürüdüğünde takibin yeniden sürdüğünü belirterek şikayetçi olmuştur. Cevap: Sanık müdafii suçlamaları reddederek temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Kararı: Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin TCK m. 123 kapsamında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğuna karar vererek sanığın mahkumiyetine hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; deliller, iddia ve savunmalar doğrultusunda sanığın mağdureyi ısrarla araçla takip etmesi fiilinin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarını oluşturduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır. |
| Yargılama Sırasında Yürürlüğe Giren Yasa Değişikliği Nedeniyle Kayıp-Kaçak Bedeli Davasının Konusuz Kaldığının Tespiti Ve Yargılama Giderleri İle Vekalet Ücretinin Davacı Lehine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, elektrik faturalarından haksız olarak tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, perakende satış, sayaç okuma, iletim ve mükerrer alınan bedellerin istirdadı amacıyla tazminat talep etmiş; ıslah ile talebini artırmıştır. Cevap: Davalı vekili, kesintilerin ilgili mevzuat ve yasal zorunluluk çerçevesinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı ve Onama: Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada mükerrer alınan bedelin kabulüne, yasal değişiklik nedeniyle kayıp-kaçak vb. bedellerin reddine karar verilmiş; Yargıtay ilgili dairesince hüküm onanmıştır. Taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasal düzenleme nedeniyle kayıp-kaçak ve diğer kalemlere ilişkin talebin 'konusuz kaldığını', mahkemece 'karar verilmesine yer olmadığına' kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre davacı haklı olduğundan, davacının haksız duruma düşmediği gözetilerek dava konusu haksız bedeller nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ve tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini belirterek onama kararını kaldırmış ve yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır. |
| Önceki Kiracının Borcu Nedeniyle Taşınmaz Malikine Elektrik Aboneliği Tesis Edilmesinden Kaçınılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 23 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait dükkana elektrik aboneliği yaptırmak istediğini ancak önceki kiracının borcu gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini belirterek yeni abonelik tesisini, elektrik enerjisinin açılmasını, borçlu olunmadığının tespitini ve muarazanın önlenmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı tedarik/dağıtım şirketleri vekilleri, husumet yokluğunu, abonelik kapatılmadan yeni abonelik verilemeyeceğini, abonelik sözleşmesinin serbest irade ile başka tedarikçilerle de yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, tedarik şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile eski aboneliğin iptal edilerek davacı adına abonelik tesis edilmesine, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının malik olmasına rağmen dükkanı kiraya verdiğini, taşınmazı kendisinin kullanmadığını belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yeni abonelik tesis edilirken önceki abonenin borcunu gösterir 'borcu yoktur' belgesi istenemeyeceğini ve önceki abonenin borcunun yeni abonelik isteyenden talep edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararını bozmuş; ayrıca BAM'ın ilk derece kararını kaldırırken sadece bir davalı hakkında hüküm kurup diğeri hakkında olumlu/olumsuz karar vermeyerek infazda tereddüt yaratmasını da usule aykırı bulmuştur. |
| Terditli Boşanma Davasında Asıl Talebin Kabul Edilmesi Halinde Reddedilen Terditli Talepler Nedeniyle Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 30 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, TMK m. 162 (hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış), m. 163 (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme) ve m. 166/1 (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) maddelerine dayanarak terditli boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek ise TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davası açmıştır. Cevap: Davalı-karşı davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının TMK m. 162 ve 163'e dayalı taleplerinin reddine; her iki tarafın TMK m. 166/1 uyarınca açtığı davaların kabulü ile boşanmalarına, velayet, nafaka ve tazminatlara karar verilmiştir. Ayrıca reddedilen TMK 162 ve 163 talepleri nedeniyle erkek lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilk onama/bozma kararı sonrası davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme başvurusu üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Yargıtay; terditli açılan boşanma davasında TMK m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilerek kadının haklılığının ispatlandığını, bu nedenle reddedilen diğer terditli sebepler (TMK m. 162 ve 163) nedeniyle kadın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini vurgulamıştır. İlk temyiz incelemesindeki onama kararını bu yönüyle kaldırarak yerel mahkeme hükmünü vekalet ücreti bakımından bozmuştur. |
| Yolcu Taşıma Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Asliye Ticaret Mahkemesinin, Yaralanmalı Bedensel Zararlarda İse Tüketici Mahkemesinin Görevli Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 44 |
Oku
Başvuru ve Uyuşmazlık: Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri kararları arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay 4. Hukuk Dairesine taşınmıştır. Uyuşmazlık, toplu taşıma aracında yolcu olarak bulunan kişinin ölümü ve yaralanması hallerinde taşımacı firma, sigorta şirketi ve diğer sorumlulara karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Tüketici Mahkemesi mi olduğuna ilişkindir. Gerekçe ve İçtihatların Birleştirilmesi Kararı: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı iki ayrı başlık altında çözüme kavuşturmuştur: 1- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölüm Halinde): Desteğin ölümü neticesinde geride kalanların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı, mirasçılık sıfatından bağımsız, doğrudan hak sahiplerinin şahsında doğan yansıma bir zarardır. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da bulunması ve sigorta hukukunun 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiş olması sebebiyle bu dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, yolcunun ölümü halinde açılacak destekten yoksun kalma tazminatı davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. 2- Bedensel Zarara İlişkin Tazminat (Yaralanma Halinde): Yolcunun yaralanması halinde açılan bedensel zarar tazminatı davasında, yolcu 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici, taşıma sözleşmesi ise tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanun m. 83/2 uyarınca diğer kanunlarda düzenleme olsa dahi tüketici kanununun görev hükümleri uygulanacağından, yaralanmalı tazminat davalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. |