Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İşçilik Alacağı Davasında Vekalet Ücretinin Hesaplanması ve Danıştay Yürütmeyi Durdurma Kararının Uygulanmasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 41 |
Oku
Dava Özeti: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini talep etmiş; yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık ve Mahkemenin Gerekçesi: Uyuşmazlık, kabul edilen işçilik alacağı miktarı üzerinden davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin hesabında maktu asgari sınırın uygulanıp uygulanamayacağı noktasındadır. Yerel mahkeme, hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığı gerekçesiyle maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Yargıtay ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih ve 2011/321 E. sayılı kararı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinin yürütmesinin durdurulduğunu, nispi vekalet ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde asıl alacağı aşacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç: Vekalet ücretinin Danıştay yürütmeyi durdurma kararı dikkate alınarak nispi olarak hesaplanması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı düzeltilerek onanmıştır. |
| Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Yargılama ve Karar İlam Harcından Muaf Olmadığına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 31 |
Oku
Dava Özeti: İş mahkemesinde görülen alacak davası sonucunda verilen kararın temyizen incelenmesi davalı idare vekili tarafından talep edilmiştir. Uyuşmazlık ve Gerekçe: Uyuşmazlık, büyükşehir belediyelerine bağlı olarak faaliyet gösteren su ve kanalizasyon idarelerinin (İSKİ, MESKİ vb.) yargılama ile karar-ilam harçlarından muaf olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay; vergi ve harçların yasallığı ilkesi gereğince bir kurumun yargılama harçlarından muaf tutulabilmesi için ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması gerektiğini, 2560 sayılı Kanun'un 21. maddesindeki muafiyetin yargılama harçlarını kapsamadığını ve yönetmelik veya genelge gibi idari düzenlemelerle harç muafiyeti tanınamayacağını vurgulamıştır. Bu doğrultuda su ve kanalizasyon idarelerinin karar-ilam harcından muaf tutulmasının hatalı olduğu ancak bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: Davalı idarenin temyiz itirazı kabul edilerek yerel mahkeme kararının harç yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmiştir. |
| Karayolu Dışında ve Park Halindeki Araçta İş Kazasında Trafik Sigortasının Sorumluluğu ve Taleple Bağlılık İlkesi | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 44 |
Oku
Dava Özeti: İş kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle sigortalının hak sahipleri tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Uyuşmazlık ve Gerekçe: Uyuşmazlık, kamuya açık olmayan işyeri garajında park halinde bulunan kamyonun kasasındaki hurda demirlerin düzeltilmesi esnasında yüksek gerilim hattından elektrik akımına kapılarak gerçekleşen ölüm olayında, zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı ve mahkemece taleple bağlılık ilkesine uyulup uyulmadığı noktalarında toplanmaktadır. Yargıtay; aracın karayolu sayılan yerde bulunmaması ve işletilme halinde olmaması nedeniyle sigorta şirketinin 2918 sayılı Kanun kapsamında sorumlu tutulamayacağını, ayrıca mahkemenin davacıların talep ettiği miktarları aşarak hüküm kurmasının HMK m. 26 ve HUMK m. 74 uyarınca taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. Sonuç: Davalı sigorta şirketinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir. |
| İş Kazası Tazminat ve Maluliyet Tespiti Davalarında SGK'nın Yasal Hasım Sıfatı ve Vekalet Ücreti Sorumluluğu | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 46 |
Oku
Dava Özeti: İş kazası sonucu maluliyetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi ile birleşen maluliyet oranının yeniden tespiti davasıdır. Uyuşmazlık ve Gerekçe: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı, iş kazası veya meslek hastalığı tespiti ile maluliyet tespiti davalarında karardan hak alanı etkilendiği için yasal hasımdır. Ancak doğrudan işverenden istenen maddi ve manevi tazminat davalarında SGK yasal hasım değildir. İlk derece mahkemesince, SGK lehine vekalet ücretine birleşen maluliyet tespiti davası yerine sehven esas tazminat davası yönünden hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Sonuç: Kararın, SGK lehine vekalet ücretinin birleşen maluliyet tespiti davası yönünden ödenmesi şeklinde 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. |
| İş Kazasından Doğan Tazminat Davasında İhale Makamı Belediyenin Asıl İşveren Sıfatıyla Müteselsil Sorumluluğu | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 44 |
Oku
Özet: Davacı, belediyeye ait yüzme havuzunun onarım ve çevre düzenlemesi işinde fayans ustası olarak çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşan maluliyeti dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, belediyeye kusur izafe edilmediği gerekçesiyle belediye yönünden davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay incelemesinde; belediyenin kendi asıl işlerini ihale ile bir şirkete vermesinin onu asıl işverenlik sıfatından ve sorumluluktan kurtarmayacağı, kendine ait işi başkasına yaptıran idarenin alt işverenin işçilerine karşı iş kazasından doğan zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu vurgulanmıştır. Bu doğrultuda belediyenin asıl işveren olarak tazminatlardan sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. |
| Boşanma Davasında Sosyal Medya Yazışmalarının ve Elektronik Verilerin Delil Niteliği | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 67 |
Oku
Özet: Boşanma davasında yerel mahkemece elektronik ortamdan elde edilen görseller ve sosyal medya yazışmaları esas alınarak kocanın güven sarsıcı davranışları sabit kabul edilmiştir. Yargıtay ise elektronik ortamdaki fotoğraf, ses ve görüntü kayıtlarının tek başına vakıaların ispatına yeterli olmadığını, diğer delillerle desteklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca davacının, sosyal paylaşım sitesinde kendisini eşinin dayısı gibi tanıtarak sahte yazışmalar oluşturduğunu kabul etmesi karşısında bu kayıtların hukuka aykırı olup delil olarak dikkate alınamayacağı vurgulanmıştır. Dosyada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispatlayan başkaca ciddi delil bulunmadığından davanın reddi gerektiği ifade edilerek karar bozulmuştur. |
| Maden Ocağındaki İş Kazası Sonucu Vefat Eden Sigortalının Yakınlarının Manevi Tazminat Talebi ve Asıl İşveren Alt İşveren Sorumluluğu Yargıtay Kararı | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 44 |
Oku
Dava Konusu: İş kazası sonucu vefat eden sigortalının babası ve kardeşleri tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Süreç ve Uyuşmazlık: İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı kurumun istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine uyuşmazlık; kardeşler yönünden temyiz kesinlik sınırı, ruhsat sahibi kurumun (TKİ) asıl işveren sıfatı ile sorumluluğu ve takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygunluğu noktalarında toplanmaktadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yaptığı incelemede;
|
| İş Kazası Tazminat Davalarında Manevi Tazminatın Bölünemezliği ibraname ve Savunma Hakkı İhlali | Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 38 |
Oku
Dava, %100 iş göremezliğe uğrayan sigortalı ve yakınlarının maddi-manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Kararda öne çıkan hususlar şunlardır: 1- Manevi tazminat alacağı, davanın açıldığı tarihte belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılamaz ve bölünerek talep edilemez. 2- Dava açıldıktan veya hüküm verildikten sonra yapılan ödemelerin, İİK çerçevesinde ilamın infazı mı yoksa TBK 420. madde kapsamında ibra/mahsup ödemesi mi olduğu netleştirilmeli ve denkleştirme usulü uygulanmalıdır. 3- Birleşen davada davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü usulünce tebliğ edilmeden karar verilmesi adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalidir. |
| İş Kazası Sonucu Ağır Yaralanan Sigortalının Eşi ve Çocuklarının Manevi Tazminat Hakkı | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 40 |
Oku
Dava, iş kazası sonucu %46 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı ile eşi ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemece sigortalı lehine kısmen manevi tazminata karar verilmiş, yakınların talebi ise reddedilmiştir. Yargıtay incelemesinde; sigortalı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın ağırlığı ve caydırıcılık ilkesi gereği az olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi uyarınca ağır bedensel zarar halinde yaralanan kişinin yakınlarının da manevi tazminat talep edebileceği vurgulanarak, eş ve çocuklar yararına da uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. |
| Is Kazasi Tazminat Davasinda Manevi Tazminatin Bolunemezligi Ilkesi Ve Taleple Baglilik Yargitay Karari | Yargıtay 21. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 36 |
Oku
Taraflar: Davacı işçi ile davalı şirketler (asıl işveren [Şirket A] ve alt işveren [Şirket B]). Uyuşmazlık: İş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, manevi tazminatın talep miktarını aşacak şekilde davalılar aleyhine ayrı ayrı hükmedilip hükmedilemeyeceği ve takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup olmadığı. Mahkemenin Gerekçesi ve Yargıtay Değerlendirmesi: Manevi tazminat, haksız eylem sonucu uğranılan kişilik değerlerindeki azalmanın karşılığıdır ve bir defada istenmesi gerekir; bölünüp parçalanamaz. HMK m. 26 uyarınca hakim talep sonucuyla bağlıdır. Davacı toplam 40.000 TL manevi tazminat talep etmişken, mahkemenin talebi aşacak şekilde davalılar aleyhine ayrı ayrı 25.000 TL (toplam 50.000 TL) manevi tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca takdir edilen manevi tazminat tutarı tatmin duygusu ve caydırıcılık ölçütleri dikkate alındığında fahiştir. Sonuç: Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir. |