Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Ticari Kamyonun Karıştığı Trafik Kazasından Doğan Tazminatta Avans Faizine Hükmedilmesi ve Yargılama Giderlerinin Eksiksiz Hesaplanması Hakkında Yargıtay Düzeltilerek Onama Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 11 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, müvekkilinin yolculuk yaptığı otobüse diğer davalılara ait kamyondan fırlayan brandanın çarpması sonucu meydana gelen kazada sürekli malul kaldığını belirterek geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep etmiş; ıslah ile taleplerini artırmıştır. Cevap: Davalılar vekilleri, kusur bulunmadığını veya kendi sorumluluk limitlerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davalı ZMSS sigorta şirketi hakkındaki davanın kabulü ile tazminat ve tedavi giderinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, diğer bazı davalılar yönünden davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, zarara neden olan kamyonun ticari araç olması sebebiyle yasal faiz yerine talep gibi ticari avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirlemşitir. Ayrıca Adli Tıp Kurumu masrafı ile ıslah harcının yargılama giderlerine dahil edilmemesini hatalı bulmuştur. Yapılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden, yasal faiz ibaresinin "ticari avans faizi" olarak değiştirilmesi ve eksik yargılama giderlerinin toplama eklenmesi suretiyle hükmü düzelterek onamıştır. |
| Mürevvis Sürücünün Tam Kusuruyla Vefat Etmesi Halinde Üçüncü Kişi Konumundaki Yakınların Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteyebileceği ve İndirim Yapılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; ıslah ile eş için olan talebi yükseltmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 62.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; işletenin ve sigortacının sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunu, destekten yoksun kalanların hakkının doğrudan kendi şahıslarında doğan asli ve bağımsız bir hak olduğunu vurgulamıştır. Sürücü muris %100 kusurlu olsa dahi destekten yoksun kalanların üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, bu nedenle kusurun davacılara yansıtılamayacağını ve tazminattan indirim yapılamayacağını belirtmiştir. Ayrıca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı davacılar yararına bozmuştur. |
| Tek Taraflı Ölümlü Trafik Kazalarında Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresinin Uygulanması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 11 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, desteğin tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi sebebiyle sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kazanın tek taraflı olması ve desteğin sürücü olması nedeniyle cezayı gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu nedenle ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı KTK m. 109/2 uyarınca davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını, tek taraflı ölümlü kazalarda dahi TCK m. 85/1 ve m. 66/1-d uyarınca 15 yıllık ceza zamanaşımının geçerli olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin işin esasına girip karar vermesi gerekirken davanın zamanaşımından reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur. |
| Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olması Nedeniyle Hakkaniyete Uygun Hüküm Kurulması Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, küçük çocuklarının devlet hastanesinden üniversite hastanesine ambulansla sevki sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle küvezden düştüğünü ve küvezin üzerine devrildiğini, çocuğun ilerideki kazanma gücünü kaybettiğini ve derin elem yaşadıklarını belirterek küçük için 100.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminat ile anne ve baba için 50.000,00'er TL manevi tazminat talep etmiş; küçük için olan taleplerden sonradan vazgeçilmiştir. Cevap: Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise davacı anne ve baba lehine 10.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kazaya bağlı olarak küçükte oluşan yaraların iyileşme süresinin bir ay olması ve herhangi bir maluliyetin bulunmayışı gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat tutarlarının fazla olduğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile olayın ağırlığına göre hak ve nesafet ilkeleri çerçevesinde daha uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. |
| Manevi Tazminatın Reddedilen Kısmı Üzerinden Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Düzeltilerek Onama Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek iş göremezlik nedeniyle 5.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, maddi tazminat talebini 35.618 TL'ye yükseltmiştir. Cevap: Davalılar vekilleri, kazada asıl kusurun davacıda olduğunu, ödeme yapıldığını ve tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davalı sürücünün %100 kusurlu kabul edilmesiyle 35.618 TL maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, manevi tazminatın kısmen reddedilmesi nedeniyle reddedilen 10.000 TL üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesini hatalı bulmuştur. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına reddedilen manevi tazminat üzerinden davalılar lehine 1.200 TL nispi vekalet ücreti eklenmesi suretiyle kararı düzelterek onamıştır. |
| Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat Miktarının Yetersiz Olması Nedeniyle Bozma Kararı Verilmesi Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 10 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği ile davacı bir diğer kardeşe çarpması sonucu bir kişinin vefat ettiğini, diğerinin yaralandığını belirterek anne, baba ve kardeşler için maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ıslah ile maddi tazminat miktarlarını artırmıştır. Cevap: Davalılar davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, Dairenin bozma ilamına uyarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermiş, baba ve anne için 15.000,00'er TL, kardeşler için 9.000,00 TL ve 7.000,00'er TL manevi tazminata hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, davalı şirketin tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; davalı sürücünün %100 tam kusurlu olması, desteğin 25 yaşında vefat etmesi, diğer kardeşin yaralanmış olması, olayın meydana geliş şekli ve paranın alım gücü gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek hükmün davacılar yararına bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir. |
| Araç Kayıt Malikinin İşleten Sıfatı ve Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin otobüs durağında beklerken araç sürücüsü, servis hizmeti alan şirket ve araç kayıt malikinin sorumluluğundaki aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Cevap: Davalılardan araç kayıt maliki S.Ö., aracın fiili kullanımının ve işleten sıfatının diğer davalı şirkette olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kazaya karışan aracın fiili işleteninin davalı şirket olduğu ve kayıt malikinin işleten sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle kayıt maliki S.Ö. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise tazminat talebinin kabulüne karar vermiştir. Özel Daire ve Direnme Süreci: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı Kanun uyarınca tescilli araçların satışının noterde yapılmasının esas olduğunu ve araç malikinin işleten olmadığı hususunun geçerli kanıtlarla ispatlanamadığını belirterek kararı bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi önceki gerekçelerle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, trafik tescil kaydının işleten sıfatı açısından güçlü bir karine teşkil ettiğini; mahkemece araç malikinin aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi sözleşmelerle devredip devretmediği ya da üçüncü kişinin aracı kendi hesabına işletip işletmediği hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur. |
| Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 14. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Suçlama: Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, sanık müdafisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 14. Ceza Dairesi; 5271 sayılı CMK'nın 288, 289 ve 294. maddeleri çerçevesinde yapılan incelemede istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddiyle mahkumiyet hükmünün oy çokluğuyla onanmasına karar vermiştir. |
| Köy Muhtarının Muhatap Adına Teslim Aldığı Tebligatı Verme Yükümlülüğü Bulunmadığından Tebligat Kanunu'na Muhalefet Suçundan Beraati Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 7. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Şikayet: Katılan, hakkında başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin köy muhtarı olan sanığa tebliğ edildiğini, ancak sanığın tebligatı kendisine vermeyerek borca itiraz süresini kaçırmasına neden olduğunu belirterek şikayetçi olmuştur. Davada sanık hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık muhtar, tebligatları ilgililerine ulaştırmaya çalıştığını, katılanı gördüğünde tebligatı teslim ettiğini, suç kastı olmadığını belirterek beraatini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, sanığın Tebligat Kanunu'na muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 7. Ceza Dairesi; 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca köy muhtarının muhatap adına kendisine tebligat yapılacak kişilerden olmadığını, teslim edilen evrakı sadece muhafaza etmekle mükellef olup ilgilisine ulaştırma yükümlülüğünün bulunmadığını vurgulamıştır. Unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesini hukuka aykırı bularak İlk Derece Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. |
| Münhasıran Zina Sebebine Dayanarak Açılan Boşanma Davasında Hakim Taleple Bağlı Olduğundan Genel Boşanma Sebebiyle Boşanma Kararı Verilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 16 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı erkek, Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina (özel boşanma) hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Cevap: Davalı tarafın cevabi beyanları kararda yer almamaktadır. İlk Derece Kararı: Yerel mahkemece, zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan davada, genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) gerekçesiyle boşanmaya karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davacının genel boşanma sebebine dayalı bir davası ve usulüne uygun ıslahı bulunmadığını, HMK m. 26/1 gereğince hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu ve talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini belirtmiştir. Mahkemece delillerin zina sebebi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken genel boşanma sebebine dayalı karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur. |