Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| İçişleri Bakanının Sosyal Medya Paylaşımındaki İfadelerin Akademisyenin Kişilik Haklarına Saldırı Oluşturduğu Gerekçesiyle Bozulmasına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 29.09.2026 | 57 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Uluslararası ilişkiler alanında emekli akademisyen olan davacı tarafından, yayımlanan bir makalesi üzerine İçişleri Bakanı olan davalının Twitter (X) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiasıyla açılan manevi tazminat ve kararın yayımı davasına ilişkindir. Davacı Talebi: Davacı vekili, davalının sosyal medya hesabından müvekkilini hedef alarak şeref ve itibarını zedeleyen ifadeler sarf ettiğini belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsilini ve kararın ulusal düzeyde yayın yapan basın organlarında yayımlanmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, davalının İçişleri Bakanı sıfatıyla kamusal çıkar amacıyla kamuoyunu bilgilendirdiğini, Devlet tüzel kişiliğine yönelik eleştirilere cevap verme hakkının bulunduğunu ve kullanılan ifadelerin düşünce ile ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Yargılama ve Temyiz Süreci: İlk Derece Mahkemesince, davalının kamusal çıkar amacıyla ve eleştiri sınırları dâhilinde hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; davaya konu sosyal medya paylaşımında sarf edilen söz ve ifadelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kişiliğine yönelik saldırı niteliğinde olduğunu, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar vermiştir. |
| Alevi Vatandaşların Kendilerini Saldırılara Karşı Koruması Yönündeki Sosyal Medya Paylaşımlarının Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Suçunu Oluşturmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 37 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sosyal medyada Alevi vatandaşlara yönelik çağrılar da içeren birden fazla yorum paylaşarak halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme (TCK m. 216/1, 43/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık temyiz başvurusunda, paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını, suçun unsurlarının ve kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin oluşmadığını beyan ederek beraat kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK m. 216/1 ve 43/1 uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımlarının kin ve nefret söylemi içermeyen düşünce açıklamaları ile bir mezhebe mensup kişilerin kendilerini olası saldırılara karşı korumalarına yönelik olduğunu, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunun unsurlarının ve somut tehlikenin oluşmadığını belirterek BERAAT kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı BOZMUŞTUR. |
| Akıl Hastalığı Bulunan Sanık Hakkında Dini Değerleri Aşağılama Suçundan Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Ve Sağlık Tedbiri Kararının Onanması Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 8. Ceza Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 17.09.2026 | 39 |
Oku
İddia ve Suçlama: Sanık hakkında Facebook profil hesabından yapılan çok sayıdaki paylaşımla halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama (TCK m. 216/3, 43/1) suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Sanık Savunması: Sanık savunmasında paylaşımları kendisinin yaptığını kabul etmekle birlikte dini değerleri aşağılama kastının olmadığını beyan etmiş; sanık müdafii ise beraat kararı verilmesi gerektiğini savunarak temyiz başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesince alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda sanık hakkında TCK m. 32/1 ve CMK m. 223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve TCK m. 57 uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanığın paylaşımlarının kamu barışını bozmaya elverişli olduğunu ve suçun unsurları itibarıyla oluştuğunu, ancak sanığın akıl hastalığına ilişkin adli tıp raporu doğrultusunda ceza verilmesine yer olmadığına dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile hükmün ONANMASINA oy birliğiyle karar vermiştir. |