Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Mal Rejiminin Tasfiyesi Davasında Davalı Eşin Hissedarı Olduğu Şirket Adına Kayıtlı Mal Varlığı Üzerine İhtiyati Tedbir Konulamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 27.09.2026 | 62 |
Oku
Taraflar ve Uyuşmazlık Konusu: Başvurucu şirket vekili, müvekkili şirketin taraf olmadığı ve %3 hissedarı olan şahıs ile eşi arasında Mersin 6. Aile Mahkemesinde devam eden mal rejiminin tasfiyesi davasında, şirkete ait 95 adet taşınmaz ve 50 adet araca ihtiyati tedbir konulduğunu belirtmiştir. Tedbirlerin kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin reddedilmesi ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlık bulunması nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir. Davacı (Başvurucu) Talebi: Başvurucu şirket vekili, müvekkili şirketin davada üçüncü kişi konumunda olduğunu ve taraf olmadığını, şirket mallarına tedbir konulamayacağını, konulan tedbirlerin ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirterek 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesini talep etmiştir. Davalı (Aleyhine Tedbir İstenen/Diğer Taraf) Cevabı: Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu değerlendirmesinde; davalının hissedarı olduğu şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu ve davada taraf olmayan şirket adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğunu bildirmiştir. İlk Derece, İstinaf ve Yargıtay Süreci: İlk Derece Mahkemesince (Mersin 6. Aile Mahkemesi) şirket adına kayıtlı 27 araç üzerindeki tedbir kaldırılmış, diğer araç ve taşınmazlar yönünden tedbirin devamına karar verilmiştir. İstinaf incelemesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tedbirin devamı yönündeki ara kararı usul ve yasaya uygun bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki farklı kararlar üzerine Adana BAM Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu uyuşmazlığın giderilmesi için dosyayı Yargıtay'a göndermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; mal rejiminin tasfiyesinde tasfiye konusunun davalı eşin şirket hissesi ile hisseye bağlı mal varlıksal haklar olduğunu, eşe tanınan hakkın şahsi alacak hakkı olup davanın tarafı olmayan ve ayrı tüzel kişiliği bulunan şirket adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağına karar vererek Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı bu doğrultuda GİDERMİŞTİR. |
| Anlaşmalı Boşanma Duruşmasındaki Soyut Sözlü Beyanların Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinden Feragat Sayılamayacağı ve Tasfiye Alacağı Haklarını Ortadan Kaldırmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 58 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ve şirket hisselerinin davalı adına tescil edildiğini, davalının mal rejiminden kaynaklanan alacakları ödeme taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek şimdilik gayrimenkuller için 150.000,00 TL, hisse devri için 62.500,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir[cite: 29]. Davalı Cevabı ve Karşı Dava: Davalı-karşı davacı vekili; anlaşmalı boşanma duruşmasında davacının 'paylaşacak bir malları olmadığını' beyan ettiğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davacı adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden şimdilik 50.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir[cite: 29]. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Bakırköy 1. Aile Mahkemesince; tarafların anlaşmalı boşanma duruşmasında 'paylaşılacak bir malları ve eşya talepleri olmadığını' beyan ettikleri, bu durumun mal rejimini tasfiye ettikleri anlamına geldiği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir[cite: 29]. İstinaf Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir[cite: 29]. Temyiz ve Direnme Süreci: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin boşanma protokolünde ve kararda mal rejimine ilişkin hüküm bulunmadığı, duruşmadaki soyut beyanların somutlaştırılmış bir haktan feragat sayılamayacağı yönündeki bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesi direnme kararı vermiştir[cite: 29]. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarının tazminat ve nafakaları kapsadığını, mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'isi olmadığını ve ayrıca açıkça protokolde veya hükümde yer almadıkça sırf duruşmadaki muğlak 'paylaşacak malımız yoktur' beyanıyla tasfiyeden feragat edilmiş sayılamayacağını vurgulayarak direnme kararını BOZMUŞTUR[cite: 29]. |