Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Ortak Yaşamın Devam Etmesiyle Affedilen Olayların Kusur Sayılamayacağı Ve Eşine İle Çocuğuna Fiziksel Şiddet Uygulayan Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı erkek, kadının agresif olduğunu, şiddet uyguladığını, savurgan olduğunu ve kendisine bıçakla saldırdığını ileri sürerek boşanma ve 100.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Davalı-karşı davacı kadın ise erkeğin şiddet uyguladığını, koltukları bıçakla parçaladığını, hakaret ettiğini belirterek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile boşanma, velayet, tedbir-yoksulluk nafakası, 100.000,00 TL tazminat ve aile konutu şerhi verilmesini talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece erkeğin kafasına sürahi ile vurulması ve bıçakla elinden yaralanması vakıaları ile erkeğin sürekli şiddet uygulaması gerekçe gösterilerek taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş, boşanmalarına, tazminat taleplerinin reddine ve kadın lehine 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kafasına sürahi ile vurulması olayından sonra tarafların ortak yaşama devam etmesi sebebiyle bu olayın affedilmiş sayılacağını, ayrılıkla sonuçlanan son olayda ise kesinleşen ceza mahkemesi kararı uyarınca erkeğin kadına yumruk attığını, ortak çocuğa bıçak savurarak yaraladığını tespit etmiştir. Erkeğin ağır kusurlu, kadının ise hakaret sebebiyle az kusurlu olduğuna karar verilerek kadın lehine 900,00 TL yoksulluk nafakası ile toplam 45.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak ONANMASINA karar vermiştir. |
| Erkeğin Kadının Özel Hayatına İlişkin Görüntüleri İfşa Etmesine Rağmen Boşanmaya Neden Olaylarda Kadının Ağır Kusurlu Sayılmasının Usule Uygun Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 8 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek ve davalı-davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle karşılıklı boşanma ile tazminat, velayet ve nafaka taleplerinde bulunmuşlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davalarının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, erkeğin kadının özel hayatına ilişkin görüntüleri ifşa etmek suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğini tespit etmekle birlikte, genel kusur değerlendirmesinde kadının yine de ağır kusurlu olduğunu kabul ederek hüküm kurmuştur. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, velayet, nafaka ve tazminatlara ilişkin kararını usul ve kanuna uygun bularak kararın ONANMASINA karar vermiştir. |
| Üvey Çocuğa Kötü Davranan Ve Eşine Para Vermeyerek Ekonomik Şiddet Uygulayan Erkeğe Karşı Açılan Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 3 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Cevap ve Savunma: Davalı erkek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davacı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; davalı erkeğin, eşinin önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığını ve evin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla eşine para vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığını tespit etmiştir. Bu durumun evlilik birliğini çekilmez kıldığı ve kadının dava açmakta haklı olduğu belirtilerek, davanın reddi kararı bozulmuş ve boşanmaya karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
| Eşini Sürekli Boşanmakla Tehdit Eden Erkeğin Kusurlu Olduğu Ve Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 16.09.2026 | 7 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek de karşı boşanma davası açarak tarafların boşanmalarını talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davacı-karşı davalı kadın asıl davasının kabulünü ve karşı davanın reddini savunarak kararı temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Davacı-karşı davalı kadının temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; erkeğin eşini sürekli olarak boşanmakla tehdit ettiğini ve bu sebeple boşanmaya yol açacak derecede kusurlu olduğunu tespit etmiştir. Kadının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek davasının kabulü gerekirken reddedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş, hüküm kadın yararına BOZULMUŞTUR. |
| Boşanma Davasında Kadının Baba Evine Sığınması Halinde Yerleşim Yeri Mahkemesinin Yetkili Olduğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 5. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 14.09.2026 | 12 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Cevap ve İlk İtiraz: Davalı erkek, süresi içinde yetki ilk itirazında bulunarak tarafların dava açılmadan önce KKTC'de ve öncesinde Adana'da ikamet ettiklerini, MÖHUK m. 41 uyarınca yetkili mahkemenin Adana Aile Mahkemeleri olduğunu beyan etmiş ve davanın yetkisizlikten reddini savunmuştur. Mahkemelerin Yetkisizlik Kararları: İslahiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla), tarafların Kıbrıs'tan önceki son ikametgahlarının Adana olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Adana 9. Aile Mahkemesi ise dava tarihi itibarıyla kadının adres kayıt sistemindeki yerleşim yerinin İslahiye olduğunu, sığındığı baba evi adresinin boşanma davasında yetkili mahkeme sayılması gerektiğini belirterek karşı yetkisizlik kararı vermiştir. Yargı Yeri Belirlenmesi ve Yargıtay Kararı: Olumsuz yetki uyuşmazlığı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri İslahiye olan davacının davasını TMK m. 168/1 maddesine uygun olarak kendi yerleşim yerinin bulunduğu mahkemede açarak yetkili mahkemeyi seçtiğini tespit etmiştir. Bu gerekçeyle İslahiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir. |
| Eşinin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmeyen Ve Evdeki Odaları Gezerek Başka Erkek Arayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Nafaka Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 21 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının kendisine ve babasına hakaret ettiğini, aşırı kıskançlık göstererek telefonundaki kişilere mesajlar attığını belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin kendisini aşağıladığını, hakaret ettiğini, harçlık vermediğini, hastalığıyla ilgilenmediğini ve sosyal medyada başka kadınların fotoğraflarını beğendiğini ileri sürerek boşanma, aylık 5.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL tazminat talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Kararı: Mahkemece; kadının erkeğin babasına hakaret ettiği ve sosyal medyada hakaret içerikli yorum yazdığı; erkeğin ise kadının göz hastalığıyla masraflı olduğu gerekçesiyle ilgilenmediği, harçlık vermediği, evdeki odaları gezerek erkek aramak suretiyle kadını ağır şekilde aşağıladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile boşanmalarına, erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın lehine 500,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk nafakası ile 80.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İstinaf ve Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kusur gerekçesini düzelterek erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu yönündeki tespiti korumuş; nafaka miktarını az bularak kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tazminat miktarlarını ise fazla bularak toplam 60.000,00 TL maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Eşine Şiddet Uygulayan Ve Cimri Olan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Toptan Yoksulluk Nafakası Ve Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 22 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı erkek, kadının evi terk ettiğini ve sırf emekli maaşına sahip olma niyeti taşıdığını belirterek boşanma ve 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Birleşen davada davalı-davacı kadın ise erkeğin cimri olduğunu, kendisine harçlık vermediğini, çayına attığı şekere dahi karıştığını, üzerine sıcak çay dökerek şiddet uyguladığını ve kendisini hastaneye götürmediğini ileri sürerek boşanma, 100.000,00 TL tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, erkeğin cimri ve ilgisiz olması ile kadının kızıyla yaşamak için evi terk etmesi sebepleriyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına, tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kadının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; erkeğin kadına küfrettiği, sıcak çay dökerek şiddet uyguladığı ve başını çarpan kadını hastaneye götürmediği gerekçeleriyle erkeği ağır, kadını ise hafif kusurlu saymıştır. BAM, kararı düzelterek kadın lehine 40.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat, tedbir nafakası ve tarafların sosyo-ekonomik durumuna uygun olarak 40.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Taraf vekillerinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesi, tazminat ve toptan yoksulluk nafakasına ilişkin değerlendirmelerini usul ve kanuna uygun bularak hükmün ONANMASINA karar vermiştir. |
| Erkeğin Evlilik Birliği İçinde Başka Bir Kadınla Birlikte Yaşamasının Zina Olgusunu İspatladığı Ve Zina Hukuki Sebebine Dayanarak Boşanma Kararı Verilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 12.09.2026 | 18 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı kadın vekili, öncelikle zina (TMK m. 161) hukuki sebebine, bu kabul görmediği takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayanarak terditli boşanma davası açmış; boşanma ile birlikte maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talep etmiştir. Cevap ve Savunma: Davalı erkek vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece ve İstinaf Kararları: İlk Derece Mahkemesince, kadının zinaya dayalı boşanma davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin tam kusurlu kabul edilerek nafaka ve tazminat ödemesine karar verilmiştir. Tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf taleplerini esastan reddetmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Davacı kadın vekili zina sebebine dayalı davanın reddedilmesi, nafaka ve tazminat miktarları yönünden kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; zina olgusu için kesin gözüyle bakılacak durumların varlığının yeterli olduğunu, dosyadaki deliller ve önceki boşanma dosyasındaki tanık beyanlarından erkeğin evlilik birliği içinde başka bir kadınla birlikte yaşadığının sabit bulunduğunu belirtmiştir. Bu sebeple kadının zina sebebine dayalı asli talebinin kabulü gerekirken reddedilmesini usul ve kanuna aykırı bularak İlk Derece Mahkemesi kararını kadın yararına bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmıştır. |
| Birlik Görevlerini İhmal Eden Ve Güven Sarsıcı Yerlere Giden Kocaya Karşı Sadakatsiz Davranışlar Sergileyen Kadının Açtığı Boşanma Davasının Kabul Edilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 11.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-davalı koca ile davalı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma davası açmışlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davalı-karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının açtığı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesine karşılık, kocanın da düzenli işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, genelev ve pavyon gibi uygunsuz yerlere giderek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu tespit etmiştir. Olaylarda kadın ağır kusurlu olmakla birlikte her iki tarafın da kusurlu olduğu, kocanın da boşanmak istediği gözetildiğinde kadının davasına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, TMK m. 166/2 uyarınca kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kadın yararına bozmuştur. |
| Terditli Boşanma Davasında Asıl Talebin Kabul Edilmesi Halinde Reddedilen Terditli Talepler Nedeniyle Davalı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilemeyeceği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 10.09.2026 | 24 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın, TMK m. 162 (hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış), m. 163 (suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme) ve m. 166/1 (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) maddelerine dayanarak terditli boşanma davası açmış; davalı-karşı davacı erkek ise TMK m. 166/1 uyarınca karşı boşanma davası açmıştır. Cevap: Davalı-karşı davacı erkek, kadının davasının reddini ve kendi davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, kadının TMK m. 162 ve 163'e dayalı taleplerinin reddine; her iki tarafın TMK m. 166/1 uyarınca açtığı davaların kabulü ile boşanmalarına, velayet, nafaka ve tazminatlara karar verilmiştir. Ayrıca reddedilen TMK 162 ve 163 talepleri nedeniyle erkek lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz ve Karar Düzeltme / Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilk onama/bozma kararı sonrası davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme başvurusu üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Yargıtay; terditli açılan boşanma davasında TMK m. 166/1 uyarınca boşanma kararı verilerek kadının haklılığının ispatlandığını, bu nedenle reddedilen diğer terditli sebepler (TMK m. 162 ve 163) nedeniyle kadın aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini vurgulamıştır. İlk temyiz incelemesindeki onama kararını bu yönüyle kaldırarak yerel mahkeme hükmünü vekalet ücreti bakımından bozmuştur. |