Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Eşine Erkek Diye Hitap Eden Fiziksel Özellikleriyle Aşağılayan Ve Ters İlişkiye Zorlayan Erkeğin Boşanmada Ağır Kusurlu Sayılması İle Kadın Lehine Tazminata Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 13.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacı-karşı davalı kadın ve davalı-karşı davacı erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanarak karşılıklı boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Cevap ve Savunma: Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın davasının reddini ve kendi davalarının kabulünü savunarak kararları temyiz etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı boşanmalarına karar verilmiş, eşit kusur tespiti nedeniyle kadının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz ve Yargıtay Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; kadının ceza davasındaki şikayetinden vazgeçmesinin eşini cezadan kurtarma amaçlı olduğunu ve af niteliğinde sayılamayacağını belirtmiştir. Ayrıca erkeğin eşine 'oğlum' diye hitap ettiği, 'popon sepet gibi' diyerek fiziksel özellikleri üzerinden aşağıladığı ve eşini ters ilişkiye zorladığı tespit edilmiştir. Bu eylemler sebebiyle erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilerek kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı tazminatlar yönünden kadın yararına bozulmuştur. |
| Mürevvis Sürücünün Tam Kusuruyla Vefat Etmesi Halinde Üçüncü Kişi Konumundaki Yakınların Sigorta Şirketinden Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteyebileceği ve İndirim Yapılamayacağı Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 13 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş; ıslah ile eş için olan talebi yükseltmiştir. Cevap: Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 62.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Temyiz / Yargıtay Kararı: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi; işletenin ve sigortacının sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunu, destekten yoksun kalanların hakkının doğrudan kendi şahıslarında doğan asli ve bağımsız bir hak olduğunu vurgulamıştır. Sürücü muris %100 kusurlu olsa dahi destekten yoksun kalanların üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, bu nedenle kusurun davacılara yansıtılamayacağını ve tazminattan indirim yapılamayacağını belirtmiştir. Ayrıca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı davacılar yararına bozmuştur. |
| Feragatten Sonra Başkasıyla Yaşayan Erkeğin Tam Kusurlu Sayılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 37 |
Oku
Dava Türü: Boşanma, Tazminat ve Nafaka Davası Davacı Talebi: Davacı kadın, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat ile nafaka ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı erkek, boşanma kararını bildiği için kararın kesinleşmesini beklemeden yeni bir hayat kurmaya çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece erkeğin kararın kesinleşmesini beklemeden hayat kurmasının sadakatsizlik sayılamayacağı ve tarafların menfaatinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kadının tazminat talepleri reddedilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin feragat tarihinden sonra başka bir kadınla yaşamaya başladığını ve sadakatsiz olduğunu, bu durumda erkeğin tam kusurlu sayılması gerektiğini belirtmiştir. Gerçekleşen sadakatsizliğin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu vurgulanarak kadın lehine TMK m. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle hükmü BOZMUŞTUR. |
| Aşağılama, Agresif Tutum ve Tehdit Nedeniyle Tazminat ile Nafaka Miktarının Artırılması Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 14 |
Oku
Dava Türü: Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı Davası Davacı-Karşı Davalı Talebi: Kadın eş, boşanma kararı verilerek lehine maddi ve manevi tazminat, nafaka ödenmesini ve reddedilen ziynet alacağı davasının kabulünü talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı Talebi: Erkek eş, her iki boşanma davası yönünden kararı temyiz ederek davanın reddini veya lehine hüküm kurulmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece tarafların boşanmalarına, kadın lehine düşük miktarda maddi/manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakasına karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin eşini aşağıladığı, agresif olduğu, küfür edip üzerine yürüyerek tehdit ettiği sabit olduğundan erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ancak kadın lehine takdir edilen maddi-manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının TMK m. 4 hakkaniyet ilkesine ve TBK m. 50-52 hükümlerine göre az olduğuna karar vererek bu miktarların artırılması amacıyla hükmü kadın yararına BOZMUŞTUR. |