Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Belirli Vade İçeren Ödünç Sözleşmesinde Vade Gününün Geçmesiyle Borçlunun İhtara Gerek Kalmaksızın Temerrüde Düşeceğine İlişkin Yargıtay Kararı | Yargıtay 3. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.10.2026 | 8 |
Oku
Taraflar ve Dava Türü: Davacı alacaklı ile davalı borçlu arasındaki ödünç sözleşmesinden kaynaklanan yabancı para alacağının tahsili davasında, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek dolar faizi ile tahsiline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık: Ödünç sözleşmesinde yer alan '2017 yılının 8. ayının sonuna kadar ödemeyi taahhüt ederim' beyanının belirli vade sayılıp sayılmayacağı, borçlunun dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmediği ve yabancı para alacağında vekalet ücretine esas kurun hangi tarih itibarıyla belirleneceği hususlarındadır. Mahkemenin Gerekçesi ve Sonuç: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; yabancı para alacağında davacı lehine nispi vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre hesaplanmasının içtihatlara uygun olduğunu belirtmiştir. Temerrüt faizi yönünden ise sözleşmedeki '2017 yılının 8. ayının son gününe kadar' ifadesinin Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi anlamında belirli bir vade sunduğunu, vadenin bitimi olan 31.08.2017 tarihi itibarıyla borçlunun ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü vurgulamıştır. Bu nedenle faizin dava tarihinden değil, temerrüt tarihi olan 31.08.2017 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır. |