Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Avukatın Süresinde Dava Açmaması Nedeniyle Kaybedilen Tazminat: Hukuk Genel Kurulu, Bağış Niteliğindeki Yardımların İndirilemeyeceğini, Belediye Adına Verilen Evin Mahsup Edileceğini Belirtti | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 13.10.2026 | 24 |
Oku
Konu: Avukatın vekâlet görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında, avukatın sorumlu olduğu tazminat miktarının tespitinde üçüncü kişilerce yapılan nakdi yardımlarla davacılara verilen evin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ve kaybedilen davada istenen manevi tazminatın bu tazminata dahil olup olmadığı. Olay ve Taraflar: Davacıların murisi, itfaiye grup amiri olarak çalışırken 13.02.1997 tarihinde Tuzla tersanesinde çıkan tanker yangınını söndürme sırasında hayatını kaybetmiştir. Davacıların vekili olan davalı avukat, önce adli yargıda açtığı davada görevsizlik kararı almış, ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine idari yargıda açtığı dava ise görevsizlik kararından sonra otuz gün içinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacılar, bu kusur nedeniyle maddi ve manevi tazminat alacaklarından mahrum kaldıklarını ileri sürerek 30.000 TL tazminat istemiş, talebi ıslahla 100.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı avukat ise zamanaşımı def'inde bulunmuş, kusurunun bulunmadığını ve davacılara yapılan yardımların zararı karşıladığını savunmuştur. Yargılama Süreci: İlk Derece Mahkemesinin ret kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince bozulmuş; bozmaya uyan Mahkeme bilirkişi marifetiyle zararı hesaplamış, ancak Belediye ve itfaiye müdürlüğünce yapılan yardımlar ile verilen evin ifa amaçlı olduğunu kabul ederek bunları zarardan düşmüş ve davayı yeniden reddetmiştir. Özel Daire, üçüncü kişilerce toplanan yardımların ifa amacı taşımadığını, evin ödemesini İtfaiye Vakfı İktisadi İşletmesinin yaptığını, ayrıca idari yargıda istenen manevi tazminatın da gözetilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuş; Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulunun Gerekçesi: Avukatın sorumluluğu ölüme sebep olan eylemden değil, tazminata kavuşulmasını engelleyen kusurundan doğmaktadır; vekâlet görevi gereği gibi yerine getirilseydi dava hangi sonuçla bitecekse o durum esas alınmalıdır. Tazmin borçlusunun ödemeleri kural olarak borcu ifa amacıyla yapılmış sayılır; üçüncü kişilerin ödemeleri ise bağımsız olup ancak başkasını borcundan kurtarma iradesi ispatlanırsa ifa sayılır. Belediye ve diğer kurumlarca yapılan nakdi desteklerin tamamı açıkça yardım amacıyla yapıldığından, bunların tazminattan indirilmesi hukuka aykırıdır. Buna karşılık davacılara verilen ev, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanının talimatıyla Belediye adına tahsis edilmiş ve ödemesi Vakıf eliyle yapılmış olup bağış değil, borcu ifa amaçlı bir ödemedir; bu nedenle avukatın tazmin sorumluluğunda dikkate alınmalı, Özel Dairenin gösterdiği şekilde yeniden değerlendirme yapılmasına gerek yoktur. Manevi tazminat istemi ise ölüm nedeniyle duyulan ızdırabın tazmini olarak avukata yöneltilmiş bir talep değil, avukatın kusuru yüzünden elde edilemeyen maddi bir zarara dönüşmüş tazminat alacağıdır; idari yargıdaki dava reddedilmeseydi davacıların alabileceği manevi tazminat da zarar hesabında takdir edilmelidir. Sonuç: Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını Özel Daire kararından farklı gerekçelerle bozmuştur. Nakdi yardımlar ve ev yönünden ilk uyuşmazlıkta oy çokluğuyla, manevi tazminat yönünden oy birliğiyle karar verilmiştir. Karşı oyda ise evin de İtfaiye Vakfınca bağış olarak verildiği, Belediyenin borcunu ifa amacı taşımadığı ve bu nedenle avukatın sorumlu olduğu tazminattan indirilemeyeceği görüşü ileri sürülmüştür. |
| Zina Veya Hayata Kast Dışındaki Boşanmada Katılma Alacağının Azaltılamayacağı | Yargıtay 8. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 04.09.2026 | 61 |
Oku
Dava Türü: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Artık Değere Katılma Alacağı Davacı Talebi: Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen mallar nedeniyle 55.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, malların kendi kazancı ile alındığını ve TMK 236/2 maddesi gereğince davacının katılma alacağı alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, boşanma davasının davacının ağır kusuru nedeniyle sonuçlandığı gerekçesiyle TMK 236/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi) Kararı: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 236/2 maddesindeki katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması kuralının sadece Zina (TMK m. 161) veya Hayata Kast (TMK m. 162) nedeniyle verilen boşanma kararlarında uygulanabileceğini, temelden sarsılma veya haysiyetsiz hayat sürme gerekçeli boşanmalarda bu maddenin uygulanamayacağını belirterek kararı BOZMUŞTUR. |
| Evlatlığın Saklı Payını İhlal Kastıyla Yapılan Bağışlamalarda Tenkis Talebinin Kabulü Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 39 |
Oku
Dava Türü: Sağlararası Tasarrufların Tenkisi Davası Davacı Talebi: Davacı vekili, müvekkilini evlat edinen murisin ölümünden dört yıl önce iki taşınmazını davalı Vakfa bağışlayarak müvekkilinin saklı payını ihlal ettiğini ileri sürerek kazandırmaların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı vekili, temliklerin ölümden dört yıl önce yapıldığını, murisin saklı payı ihlal etme kastının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Özel Daire Kararı: İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesince murisin tek mirasçısı olan evlatlığın saklı payını ihlal kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi saklı payı zedeleme kastının kanıtlanamadığı gerekçesiyle kararı bozmuş; mahkeme direnmiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, murisin 76 yaşında 45 yaşındaki davacıyı evlat edindiğini, mal varlığının çok büyük bir bölümünü oluşturan taşınmazları aralarının açıldığı dönemde Vakfa bağışlamasının evlatlığın saklı payını zedeleme kastını ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin direnme kararını USUL VE YASAYA UYGUN BULMUŞ ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Özel Daireye göndermiştir. |