Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Davasında Tarafların Mali Sonuçlar ve Çocukların Durumu Hakkında Yeterli Beyanının Alınması ve Anlaşma İradesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 04.10.2026 | 60 |
Oku
Dava; Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca açılan anlaşmalı boşanma istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece (Ankara 7. Aile Mahkemesi), tarafların boşanma, velayet ve mali sonuçlar hususunda anlaştıkları gerekçesiyle TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına ve iştirak nafakasına karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince, kararın kesinleşmesine kadar anlaşmalı boşanma iradesinden dönülebileceği ve davanın çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Yerel mahkemenin direnmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu yaptığı değerlendirmede; TMK m. 166/3 gereğince anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konularında tarafların tereddüde yer vermeyecek şekilde duraksamasız beyanlarının alınması, hâkimin tarafların menfaatine göre bir öneride bulunması veya uygun bulması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, tarafların mali sonuçlar ile kişisel ilişki ve nafaka hususlarında beyanlarının tam olarak alınmadığı ve bu konuda gerekli özenin gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; tarafların mali sonuçlar ve velayete ilişkin beyanlarının alınması, uygun bulunmaması halinde öneri sunulması, anlaşma sağlanamadığı takdirde davanın TMK m. 166/1 uyarınca çekişmeli boşanma olarak sürdürülmesi gerektiği gerekçesiyle Yerel Mahkemenin direnme kararının değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermiştir. |
| Araç Kayıt Malikinin İşleten Sıfatı ve Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Sorumluluğu Hakkında Yargıtay Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 09.09.2026 | 53 |
Oku
Dava ve Talep: Davacılar vekili, murislerinin otobüs durağında beklerken araç sürücüsü, servis hizmeti alan şirket ve araç kayıt malikinin sorumluluğundaki aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Cevap: Davalılardan araç kayıt maliki S.Ö., aracın fiili kullanımının ve işleten sıfatının diğer davalı şirkette olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Kararı: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kazaya karışan aracın fiili işleteninin davalı şirket olduğu ve kayıt malikinin işleten sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle kayıt maliki S.Ö. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise tazminat talebinin kabulüne karar vermiştir. Özel Daire ve Direnme Süreci: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2918 sayılı Kanun uyarınca tescilli araçların satışının noterde yapılmasının esas olduğunu ve araç malikinin işleten olmadığı hususunun geçerli kanıtlarla ispatlanamadığını belirterek kararı bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi önceki gerekçelerle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, trafik tescil kaydının işleten sıfatı açısından güçlü bir karine teşkil ettiğini; mahkemece araç malikinin aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi sözleşmelerle devredip devretmediği ya da üçüncü kişinin aracı kendi hesabına işletip işletmediği hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur. |