Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Kararının Eda Hükmü İçermemesi ve Tavzih Yoluyla Düzeltilmesi | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 15.10.2026 | 39 |
Oku
Uyuşmazlığın KonusuUyuşmazlık, anlaşmalı boşanma kararında velayet, nafaka ve tazminat yönünden kullanılan tespit ifadelerinin, hükmün icra edilememesi üzerine tavzih yoluyla düzeltilip düzeltilemeyeceğine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.06.2024 tarihli, 2023/7730 Esas ve 2024/4258 Karar sayılı kararında, somut olayda tavzih talebinin kısmen kabulünü hukuka uygun bulan istinaf kararını onamıştır. Olay ve İlk Boşanma KararıDavacı kadın, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi, tarafların boşanma ve mali sonuçları üzerinde anlaştığını belirterek Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar vermiştir. Tarafların 07.01.2021 tarihli protokolü, çocukla kişisel ilişki ve dava ile şikâyetlerden feragat konuları dışında onaylanmıştır. Boşanma kararı, kanun yoluna başvurulmaması üzerine 09.03.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme, ortak çocukların velayetinin anneye verilmesini; her çocuk için aylık 1.000 TL, toplam 2.000 TL iştirak nafakası ve kadın için aylık 12.000 TL yoksulluk nafakası ödenmesini tespit ifadeleriyle hükme bağlamıştır. Ayrıca kadının bireysel emeklilik sigortası için 10 yıl boyunca aylık 1.000 TL ödenmesi, bir şirket adına kayıtlı aracın kadına devri, 30.12.2021 tarihinde 10.000 dolar ve 30.12.2022 tarihinde 15.000 dolar tazminat ödenmesi ile çocuklar için yapılan 60.000 TL masrafın karşılanması yönünden de tespit ifadeleri kullanılmıştır. İcra Takibinin İptali ve Tavzih TalebiKadın tarafından boşanma kararına dayanılarak başlatılan icra takibi, mahkeme kararının eda hükmü içermediği ve bu nedenle ilamlı icraya konu edilemeyeceği gerekçesiyle İstanbul Anadolu 25. İcra Hukuk Mahkemesince iptal edilmiştir. Bunun üzerine kadın vekili, 01.06.2022 tarihinde tavzih talebinde bulunmuştur. Talepte, protokolde kararlaştırılan yükümlülüklerin gerekçeli karara maddi hata sonucu tespit hükmü biçiminde geçirildiği ve bu nedenle kararın icra edilemediği ileri sürülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin Tavzih KararıAile mahkemesi, 03.11.2022 tarihli ek kararıyla tavzih talebini kısmen kabul etmiştir. Mahkemeye göre anlaşmalı boşanmanın sonuçlarına ilişkin düzenlemelerin açık, anlaşılır ve infaza elverişli biçimde hüküm fıkrasına geçirilmesi gerekirken tespit ifadelerinin kullanılması, somut olayda infazda tereddüt yaratmıştır. İcra takibinin iptal edilmiş olması ve hükmün icrasının tamamlanmaması da değerlendirilerek tavzih koşullarının bulunduğu kabul edilmiştir.
Buna karşılık bireysel emeklilik sigortası ödemesi, araç devri ve çocuklar için yapılan 60.000 TL masrafa ilişkin 8, 9 ve 11 numaralı hüküm bentlerinin tavzihi talepleri reddedilmiştir. Dolayısıyla protokoldeki bütün yükümlülükler yönünden tavzih yapılmamıştır. Davalının İtirazlarıDavalı erkek, kesinleşmiş hükmün tavzih yoluyla kendi aleyhine değiştirildiğini ve genişletildiğini savunmuştur. Tespit hükmünün açık olduğunu, ilamlı icraya elverişli olmamasının tavzih sebebi sayılamayacağını, davacının ilamsız takip yapabileceğini veya ayrı bir eda davası açabileceğini ileri sürmüştür. Ayrıca bu hususun ancak kanun yolu incelemesinde düzeltilebileceğini, kararın ise istinaf edilmeksizin kesinleştiğini belirtmiştir. Süreye ilişkin itirazların yanında, davacının aynı konuda başka bir aile mahkemesinde dava açmış olmasını da tavzih kararına karşı gerekçe göstermiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Değerlendirmesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, HMK'nın 305/1. maddesi uyarınca hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi hâlinde, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih istenebileceğini belirtmiştir. Somut olayda icranın tamamlanmadığını ve hükümdeki tespit ifadesi dışındaki içeriğin eda hükmü niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesine göre hâkim tarafından hataen kullanılan tespit ifadesi, esasen eda niteliğindeki hükmün infazını engellemiştir. Yapılan düzeltme tarafların kesinleşen serbest iradelerine aykırı bir sonuç doğurmamaktadır. Tavzihin usule ilişkin işlemlerinin de yerine getirildiği belirtilerek usul ekonomisi, adil yargılanma ve yargılamanın makul sürede tamamlanması ilkeleri çerçevesinde davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtayın Değerlendirmesi ve SonuçDavalı erkek, istinaf aşamasındaki itirazlarını tekrarlayarak kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı tavzih için gerekli yasal koşulların oluşup oluşmadığı yönünden incelemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararını; tarafların iddia ve savunmaları, belgeler, uygulanacak hukuk kuralları, hukuki nitelendirme, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda açıklanan gerekçeler bakımından usul ve kanuna uygun bulmuştur. Temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğine karar vererek Bölge Adliye Mahkemesi kararını HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle onamıştır. Kararın Uygulamadaki ÖnemiKarar, anlaşmalı boşanma hükmünde hataen kullanılan tespit ifadesinin infazı engellediği bir olayda, belirli hüküm bentlerinin tavzihle düzeltilmesinin hukuka uygun bulunduğunu göstermektedir. Değerlendirmede özellikle hükmün tespit ifadesi dışındaki içeriğinin eda niteliği taşıması, düzeltmenin tarafların kesinleşmiş iradelerine aykırı sonuç doğurmaması ve icranın tamamlanmamış olması etkili olmuştur. Bununla birlikte karar, her tespit hükmünün tavzih yoluyla eda hükmüne dönüştürülebileceği şeklinde genellenmemelidir. Somut dosyada yalnızca velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve belirtilen maddi tazminat bentleri düzeltilmiş; bireysel emeklilik ödemesi, araç devri ve 60.000 TL masrafa ilişkin tavzih talepleri reddedilmiştir. Yargıtay incelemesi, davalı erkeğin aleyhine yapılan düzeltmelere yönelik temyiz başvurusu üzerine gerçekleştirilmiştir. |
| Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Yer Alan İştirak Nafakasının Gerekçeli Kararda Onaylanmasına Rağmen Hüküm Fıkrasında Yer Almaması Halinde Tavzih Talebinin Kabul Edilmesi Gerektiği Yargıtay Kararı | Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | Av. Mücahit Çelik | 07.09.2026 | 46 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı kadın; TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma davası açmış, onaylanan protokolde yer alan ancak hüküm fıkrasına yansıtılmayan iştirak nafakasının tavzih yoluyla karara eklenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Aile Mahkemesi, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına ve protokolün onaylanmasına karar vermiş; ancak davacı kadının iştirak nafakasının hükme eklenmesi yönündeki tavzih talebini reddetmiştir. Temyiz Kararı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; protokolde müşterek çocuk için iştirak nafakası kararlaştırıldığı ve gerekçeli kararda protokol onaylandığı halde tavzih talebinin reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak yerel mahkeme kararını BOZMUŞTUR. |