Emsal Kararlar
Not: Bu sayfadaki kararlar, orijinal mahkeme kararlarının yapay zekâ ile daha okunabilir hâle getirilerek yeniden düzenlenmiş hâlleridir; orijinalleriyle birebir aynı olmayabilir. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın ilgili mevzuat ve içtihat sitesinden doğrulanmadan hiçbir hukuki, idari veya resmî işlemde kullanılmamalıdır. Doğrulanmadan kullanımdan doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul edilmemektedir.
| Karar Başlığı | Daire | Ekleyen | Tarih | Okunma | |
|---|---|---|---|---|---|
| Belediyelerde Hizmet Alım Sözleşmelerinde Muvazaa Ve Tanık Beyanlarına Karşı Resmî Kayıtların Üstünlüğüne İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 23.09.2026 | 58 |
Oku
Davacı Talebi: Davacı, davalı belediyenin muhasebe servisinde kesintisiz çalıştığını, alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının asıl işveren olan belediyeden tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabı: Davalı belediye, davacının yüklenici şirketlerin işçisi olduğunu, aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını ve alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dâhili davalı şirket de alacakların ödendiğini ve sorumluluğu olmadığını belirtmiştir. İlk Derece ve Bozma Süreci: İlk Derece Mahkemesince asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek davacı tanık beyanlarına dayalı hesaplamaları içeren bilirkişi raporuyla davanın kabulüne karar verilmiştir. Özel Dairece (Kapatılan 22. Hukuk Dairesi) muvazaa bulunmadığı ve husumetli tanık beyanları yerine SGK kayıtlarının esas alınması gerektiği gerekçeleriyle karar bozulmuştur. Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz / Direnme İncelemesi Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; davacının hizmet süresinin çoğunluğunda hizmet alım sözleşmesi konusu olan temizlik işlerinde değil, belediyenin muhasebe bölümünde çalıştırıldığı gözetildiğinde, ilişkinin muvazaalı olduğu (işçi temini niteliğinde olduğu) yönündeki direnmenin yerinde olduğuna karar vermiştir. Ancak çalışma süresi ve ücretin ispatı bakımından husumetli ve birbiriyle çelişkili tanık beyanları yerine, aksini ispatlayacak kesin delil bulunmayan resmî SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek direnme kararının bu yönden BOZULMASINA oyçokluğuyla karar vermiştir. |
| Eşin Aleni Sadakatsizliğine Karşı Gösterilen Tepki Niteliğindeki Hakaretlerin Kusur Sayılamayacağı | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Av. Mücahit Çelik | 03.09.2026 | 37 |
Oku
Dava Türü: Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedeniyle Karşılıklı Boşanma, Nafaka ve Tazminat Davacı (Karşı Davalı) Erkek Talebi: Davacı erkek vekili, kadının tıbbi tedavi süreçlerinden kaçındığını, çocuğu olmaması nedeniyle müvekkilini suçladığını ve ailevi tartışmalar çıkardığını ileri sürerek boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Karşı Davacı) Kadın Cevabı: Davalı kadın vekili, erkeğin gece hayatı, alkol alışkanlığı ve sadakatsizlik eylemleri nedeniyle çocuklarının olmadığını, erkeğin başka bir kadınla yaşadığını belirterek asıl davanın reddini; karşı davanın kabulü ile boşanmaya, lehine nafaka ve tazminatlara hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Özel Daire Kararı: İlk Derece Mahkemesince sadakatsiz olan tam kusurlu erkeğin davası reddedilmiş, kadının davası kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının erkeğe hakaret etmesi sebebiyle az da olsa kusurlu olduğunu ve erkeğin davasının da kabulü gerektiğini belirterek kararı bozmuş; mahkeme önceki kararında direnmiştir. Temyiz (Hukuk Genel Kurulu) Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aleni bir şekilde sadakatsiz bir yaşam süren eşe karşı kadının sarf ettiği hakaret sözcüklerinin tepki niteliğinde olduğunu, tepki gösteren kadına kusur yüklenemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin erkeğin davasının reddine ilişkin direnme kararını USUL VE YASAYA UYGUN BULMUŞ; kadının davası ve fer'ilerine ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyayı Özel Daireye göndermiştir. |